Yeni Düzenlemeyle Sosyal Medya Şirketleri Türkiye'de Temsilci Bulunduracak: Biri Hariç!

Temmuz ayının başından bu yana Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen sosyal medya düzenlemesi, bugün itibarıyla yasalaştı. 1 milyondan fazla kullanıcısı bulunan yabancı sosyal medya şirketlerine bazı yasal zorunluluklar getiren düzenleme, 1 Ekim 2020'den itibaren yürürlüğe girecek.

Konuyla ilgili olarak Habertürk’te bir yazı kaleme alan Muharrem Sarıkaya, önemli bir siyasi isim olan Naci Bostancı’nın meclis kulisinde sohbet ederken yasanın aceleye getirilmediğini söylediğini ve Bostancı’nın, “(Sosyal medya platformları) Ağırlıklı olarak Türkiye’de temsilci bulundurmayı kabul ettiler. Bir tek Twitter olumlu cevap vermedi, orada bir sıkıntı görülüyor” dediğini ifade etti.

"Twitter dışında sorun görünmüyor"

twitter

Bostancı’nın, temsilci bulunduran sosyal medya platformlarında bir kişinin hakkında çıkan olumsuz yayınların kaldırılması için platforma başvurabileceğini ve yayının 48 saat içinde kaldırılacağını söylediğini belirten Sarıkaya, bazı hükümlere uymayan platformlara ne olacağı ile ilgili sorusuna ise “Şu aşamada Twitter dışında sorun görünmüyor” şeklinde yanıt aldığını belirtti.

Türkiye, sosyal medya düzenlemesini oluştururken Almanya ve Fransa’da yürürlükte olan modelleri göz önünde bulundurmuştu. Ancak Fransa Anayasa Mahkemesi’nin çıkarılan yasadaki bazı hükümleri uygulanamaz kılması, Almanya’da yürülüğe konan düzenlemeyi daha da öne çıkarmıştı.

"Kamuoyunun bilgi alma hakkı, kişisel verilerin korunması hakkından üstün"

twitter

Türkiye’deki sosyal medya düzenlemesinde de yer alan ‘unutulma hakkı’ ile ilgili olarak dün Alman Yargıtayı tarafından alınan emsal niteliğindeki kararı aktaran Sarıkaya, kişilerin internette haklarında yer alan bilgilerin silinmesi için başvurabileceğini, ancak her başvurunun doğrudan kabul edilmeyebileceğini hatırlatmış oldu.

Sarıkaya’nın aktardığına göre Almanya’da bir kişi, unutulma hakkı çerçevesinde Google’dan bilgilerinin silinmesi için başvuruda bulundu. Ancak yargıtay, “kamuoyunun bilgi alma hakkının kişisel verilerin korunması hakkından üstün olduğuna” hükmetti ve bu talebi reddetti. Alman Yüksek Mahkemesi’ne göre kişisel verileri koruma hakkının herhangi bir önceliği bulunmuyor ve her davada hangi özgürlüğün daha ağır bastığının ayrı ayrı kontrol edilmesi gerekiyor.

Kaynak


Gökçe Öztürk

İstanbul Üniversitesi-Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Site İçerik Koordinatörü

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.