Keşfet

Tümünü Gör
Teknoloji & Bilim Öğrenci Kariyeri - Teknoloji & Bilim: iPhone 12 Almamak İçin 5 Neden

Apple, geçtiğimiz salı günü iPhone 12 ürünlerini tanıttı. 4 farklı model tanıtan Apple, bu lansmanıyla da dünya genelinde büyük ses getirdi. Elbette her ne kadar beklentiler çok yüksek olsa da gerek fiyatı gerekse de yenilikler(!) konusunda yaşanan bazı eksiklikler Apple’ın eleştirilere maruz kalmasına sebep oluyor.

1.Kutu içeriği eskisi kadar zengin değil

Apple, bu sene çıkardığı akıllı telefonlarının yanında şarj adaptörü ve EarPods göndermeme kararı aldı. Yani yeni bir iPhone aldığınızda kutunun içeriğinde iPhone12 ve USB-C Lightning kablosu yer alıyor. Şirket, bunu yaparak kutuları küçülttüklerini ve tek seferde daha fazla ürün taşıdıkları için karbon salınımını azalttıklarını söylüyorlar, ancak gerçekçi yaklaşırsak kulaklık ve şarj adaptörü olmayan bir telefon kutusu fazlasıyla yetersiz görünüyor. 

2.Hayranlar farklı bir tasarım beklentisi içerisindeydi

Apple, uzunca bir süredir akıllı telefonlarını benzer tasarımlarla karşımıza çıkarıyor. Bu sene dikey metal bir çerçeve ile karşımıza çıkan iPhone 12’ler, buna rağmen fark yaratacak büyük bir tasarım değişikliğine sahip değil. Şirket, bu değişiklikle daha çok eski iPhone modellerinde gördüğümüz tasarım modelini daha güncel versiyonlarla harmanladılar. 

3.Şarj konusunda herhangi bir geliştirme haberi gelmedi

Apple’ın en fazla boşladığı alanlardan birisi batarya kapasitesidir. Şirket bu açığını optimizasyonu başarılı telefonlarla kapatmak istese ve bunu başarsa da bu konuda bir yenilik yapılmamaya devam ediliyor. iPhone 12 ailesi, şarj bakımından önceki modellere bir üstünlük kuramadığı gibi iPhone 12 mini’nin daha düşük bir batarya performansı sunduğunu da görüyoruz.

4.A14 Bionic yonga seti Snapdragon’a göre yavaş kalıyor

Apple’ın yeni yonga seti A14 Bionic, performans testlerinde beklentilerin bir tık altında kaldı. Bazı Snapdragon işlemci kullanan telefonlardan daha düşük sonuçlar alan Apple, önceki modellerine göre de büyük bir atılım yapamadı.

5.Ülke şartları sebebiyle fiyatları dudak uçuklatıyor

Kabul edelim Apple, iPhone fiyatlarını yurt dışında her sene aynı fiyat politikasıyla çıkartıyor, ancak ülkemizdeki yüksek kur fiyatları bu telefonların her sene daha yüksek fiyatlarla çıkmasına neden oluyor. Bizler de Türkiye’de yaşayan insanlar olduğumuza ve bu fiyatlardan almak zorunda kaldığımıza göre iPhone 12 ailesinin fiyatının çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

 

KAYNAK

Kariyer

Tümünü Gör
Staj (Uzun Dönem & MT) Öğrenci Kariyeri - Staj (Uzun Dönem & MT): Doğuş Otomotiv Uzun Dönem Stajyerlerini Arıyor!

Biz’De Staj Online Programı ile kariyerine otomotiv dünyasının merkezinde başlamak isteyen çalışma arkadaşları aranıyor. Program dahilinde Doğuş Otomotiv’in temsil ettiği 12 farklı uluslararası marka ve departmanlarında görevlendirmek üzere,

  • Üniversitelerin tercihen Mühendislik, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri'nde 3. , 4. sınıf öğrencisi veya mezun,
  • 5 ay süresince ve haftanın en az 3 günü, tam zamanlı destek verebilecek,
  • İstanbul veya Kocaelinde ikamet eden,
  • İyi derecede İngilizce bilen,
  • İletişim becerileri yüksek,
  • Takım çalışmasına yatkın,
  • MS Office programlara hakim

Stajyer arkadaşlar aranıyor.

      Başvuru Linki

Gündem

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: ÖğrenciKariyeri & Kulüp İşbirliği Formu

ÖğrenciKariyeri olarak üniversite öğrenci kulüplerine bir çok açıdan destek vermekteyiz. Bu sıralar öğrenci arkadaşlarımızın etkinliklerinin sayısında hızlı bir artış gözlemledik. Doğal olarak mail kutumuz sizlerden gelen güzel mesajlarla doldu taştı.

Bu talepleri ve gözden kaçırmış olabileceğimiz bir çok etkinlik olabileceğini düşündük. ÖğrenciKulüpleri nin etkinliklerini bir form üzerinden daha pratik bir şekilde almayı planladık.

Burada bulunan form üzerinden gerçekleştireceğiniz etkinlikleri bizlerle paylaşabilirsiniz. Etkinlik kapsamında medya sponsorluğu, iletişim sponsorluğu, ürün sponsorluğu ve konuşmacı yönlendirmesi şeklinde desteklerimizi sizlere sunmaya çalışacağız.

Güzel bir dönem bizlerle olsun.

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: KYK Borçlarını Ödeyemeyen Mezunları Sevindirecek Haber Geliyor!

Üniversite mezunlarının Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nden (KYK) aldıkları öğrenim kredisini iş bulamadıkları gerekçesiyle ödeyemedikleri belirtildi. 

2020 yılı itibariyle Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün (KYK) tahsil edemediği öğrenim kredisi borcunun 5 milyar lirayı geçtiği belirtiliyor. Özellikle bu yıl ortaya çıkan koronavirüs (covid-19) salgın hastalığı dolayısıyla iş bulmakta zorlanan vatandaşlar, üniversite eğitimleri sırasında aldıkları KYK kredisini ödeyemiyor. AK Parti’den yapılan açıklamada, hazırlanan geniş çaplı vergi affı paketinde KYK kredi borçlarının da silinmesi planlanıyor.

KYK Borçları İle İlgili Çalışmalar Sürüyor

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, “KYK yurtları borçları ile ilgili çalışma yapıyoruz. İktisadi ve İdari Bilimler mezunlarının gelir uzman yardımcısı olarak KPSS ile atanması için çalışma yapıyoruz” ifadelerini kullanmıştı. 5 milyon öğrencinin borcu için toplamda 6-7 milyarlık bir yapılandırma paketi üzerinde çalışmaların yürütüldüğü belirtiliyor. ‘KYK kredi borcu yapılandırması’nın 2020 yılı bitmeden tamamlanması bekleniyor.

KYK Borçları Ne Zaman Affedilecek?

5 milyon kişiyi ilgilendiren KYK kredi borçlarına ilişkin düzenleme paketinin, Aralık 2020’de duyurulacağı iddia edildi. Bu ekonomi paketi içerisinde KYK öğrenim kredisi borçlarının dışında ayrıca daha önce vergi ve harçlar ile ilgili borçlarını yapılandırmış ama yapılandırma hakkını kaybetmiş vatandaşlar için yeni haklar sunulacak.

Öte yandan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, vergi ve sigorta borçları, gümrük, trafik, kaçak köprü geçiş cezaları, öğrenci kredi borçları, belediyelere olan çeşitli borçlar ile bazı idari para cezaları ile ilgili yeniden yapılandırma ile ilgili bir çalışma yaptıklarını, düzenlemeyi istihdam paketine eklemeyi düşündüklerini açıklamıştı.

Milyonlarca vatandaşın vergi borçları ve cezaları siliniyor

AK Parti Mali ve İdari İşler Başkanı Vedat Demiröz ise Twitter’dan yaptığı paylaşımda, düzenlemenin kapsamı ile ilgili bilgi verdi. Demiröz, “Cumhurbaşkanımızın talimatları ile 4 milyon kişinin 500 milyar liralık vergi ve sigorta borçları, gümrük, trafik, kaçak köprü geçiş cezaları, öğrenci kredi borçları, belediyelere olan çeşitli borçlar ile bazı idari para cezaları yapılandırılacak” dedi.

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Otomobilden Bisiklete Tamamen Geçmeye Çalışan 6 Şehir

Kırsal bölgeden kente göçün yıllar boyu artması ile kalabalıklaşan kentlerin en büyük problemlerinden biri trafik yoğunluğu. Günümüzde İstanbul diyince belki de akla gelen ilk şeylerden biri trafik. Nüfusu artan şehrin araç sayısı da haliyle günden güne artmakta. Ayrıca araç sayısında artışın çevreye verdiği zarar da maalesef doğru oranda artıyor. 

Dünyada bazı şehirler bu otomobil sorununu çözmek için bazı radikal kararlar almaya başladı. Şehirdeki araç sayısını azaltıp bisiklete geçmek isteyen bu şehirlerden 6 tanesini sizler için derledik.

Kopenhag (Danimarka)

Avrupa’nın en temiz ve yeşil başkenti olmaya çalışan Kopenhag’da bisiklet kültürü eskilerden beri devam ediyor. Siyasi partilerin bile bisikleti seçim kampanyalarının en önemli konusu haline getirmesi bunun göstergelerinden biri sayılabilir. Son istatistiklere göre on Danimarkalıdan dokuzu bir bisiklete sahip ve bisiklet, 5 kilometreden daha az tüm kişisel ulaşımın dörtte üçünü oluşturuyor. Dolayısıyla kent içinde neredeyse hiç otomobil trafiğini rastlanmıyor. Şehrin içinde yaklaşık 400 kilometrelik parkurlara sahip Kopenhag, komşu kentlere kadar ulaşan süper bisiklet yollarıyla tüm ülkeye bisikleti yaymayı hedefliyor.

Bogota (Kolombiya)

Bisiklet, Bogotalılar için tahmin ettiğinizden de büyük bir önem arz ediyor. Halk için bir tutku haline gelmiş olan bisikletin hikayesi biraz eskilerden başlıyor. 1970’lerden beri kent içinde motorlu taşıtlara kısıtlamalar getiren şehir yönetimi, pazar günleri şehrin trafiğini bisiklet yolları için kapatıyor. Yaklaşık 360 kilometrelik bisiklet yolu ile insanları da bisikletli ulaşıma yönlendiren kentin bisiklet yolu her gün ortalama 84.00 kişi tarafından kullanılıyor. Otomobilden özgür olmaya karar veren birçok şehir de 2000’li yıllardan itibaren Bogota’nın yaptıklarını örnek almaya başladı.

Gent (Belçika)

1996 yılında dönemin belediye başkanı Frank Beke tarafından şehrin bir bölgesinde motorlu taşıtlar yasaklanarak kent içinde otomobili uzaklaştırma Gent için başlamış. Daha sonra kent içinde yürünebilir, bisikletle gezilebilir alanlar yaratarak insanları da otomobilden uzaklaştırmaya yönlendirecek kararlar alınmış. Gent şu an şehircilik konusunda örnek model olarak gösteriliyor ve her geçen gün daha az arabaya ev sahipliği yaparak 20 yıl içinde tamamen motorlu taşıtları kentten çıkarmayı planlıyor.

Oslo (Norveç)

Bisikleti yaygınlaştırma adına radikal kararlar alan Oslo, ilk önce dizel araçların kente girmesini yasakladı. Daha sonrasında buna verilen tepkileri kulak ardı ederek 2019 yılına gelindiğinde de arabaların park yerlerini yasakladı.  2019'un başlarından itibaren 700'den fazla park yeri şehir merkezinden kaldırıldı ve yerini bisiklet yolları, parklar ve diğer yeşil alanlara bıraktı. Park edecek yer bulamayan sürücüler de arabalardan bisikletlere doğru bir geçiş sağladı. Böylelikle Oslo kendini zehirli gazlardan arındırdı ve tüm yollarını bisikletlilere bıraktı.

Madrid (İspanya)

Oslo gibi Madrid de bisikleti yaygınlaştırma adına radikal karar alan şehirlerden biri. 2018’de kenti “ultra düşük emisyon bölgesi” olarak ilan etti ve 2006 öncesinden kalan dizel araçların kentte kullanılmasını yasakladı. Bu yasak ile rahatlayan trafikte bisikletle ulaşımda artış yaşandı. Kent yönetiminin de bisikletle ulaşımı desteklemesi ve yeni bisiklet yolları yapması ile bu sayısı gittikçe arttı. Eğer bu sene yaşanan zorunlu durumlar olmasaydı Madrid 2020 ile birlikte çeşitli bölgelerde otomobili tamamen yasaklamayı planlıyordu ama bu plan şimdilik biraz ertelenmiş görünüyor.

Malmö (İsveç)

Bisikletle ulaşım dendiğinde ilk aklımıza gelebilecek şehirlerden biri de Malmö. Kent yönetimi uzun zamandır bisikleti şehri temel ulaşım aracı haline getirmek için çalışıyor. Şehrin içinde açılan Bisiklet Hostelleri dünyanın farklı yerlerinden gelen bisikletli turistler için heyecan verici bir gelişme oldu. Bisikletliler için tasarlanan ve desteklenen projelerle önümüzdeki 20 yılda kenti tamamen otomobilsiz hale getirmeyi hedefleyen Malmö şimdiden bazı noktalarında araç giriş-çıkışını engellemeye başlamış. Bunun yanı sıra Malmö ve Kopenhag arasındaki bisiklet feribotu seferleri ile iki şehrin bisiklet turizmini güçlendirmesi bekleniyor.

Kaynak

Özgün İçerik

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Ar-Ge 250 Araştırma Raporları Açıklandı!

Turkishtime'ın yayınladığı "Ar-Ge 250" araştırmasına göre 2019 senesinde Ar-Ge alanına en fazla yatırım yapan şirket 3 milyar 14 milyon TL ile TUSAŞ!

Rapora göre Ar-Ge'ye en çok harcama yapan ilk 10 şirket arasında savunma sektöründen 5, otomotiv sektöründen 3 şirket yer alıyor. İlk 50'de yine savunma sektörünün ağır bastığını görüyoruz. 

Bu rapora göre;

Firmaların Ar-Ge harcamaları ve patent gibi entelektüel varlıklarının arttığını görüyoruz. İlk 500 firmamızın Ar-Ge harcaması 15,5 milyarken ilk 250 firmamızın Ar-Ge harcaması 59 milyon TL. Buna rağmen Ar-Ge harcamalarında gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde olduğumuzu söyleyebiliriz. 2018 senesinde yabancı en büyük 5 teknoloji şirketinin Ar-Ge harcaması 76 milyar dolar olarak açıklandı.  2019'da yerli 500 firmamız toplamda 827 patent tescillerken, aynı yıl ABD'de sadece IBM tarafından 9.262 patent tescillendi. Ekonomik kalkınmada en önemli faktörün inovasyon olduğu sonucunu çıkarıyoruz. Ar-Ge harcamalarının da ürüne dönüşmediği sürece ekonomiye katkı sağlayamadığı da bir gerçek. 

Ar-Ge'ye en çok harcama yapan ilk 10 şirket sırasıyla:

  1. TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayi 
  2. Aselsan
  3. Roketsan
  4. Turkcell
  5. Havelsan
  6. Ford Otomotiv
  7. Vestel 
  8. Tofaş
  9. TUSAŞ Motor Sanayi
  10. Mersedes Benz

Kaynak

 

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: "Altın Portakal" Dünya Turunda!

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Film Yarışması’na damga vurarak  En İyi Yönetmen ve "En İyi Film" kategorileri de dahil olmak üzere 5 ödül  alan  “Hayaletler” filmi, Belçika ve Varşova’da izleyiciyle buluşacak. 77. Venedik Film Festivali’nde de  eleştirmenlerde  "Büyük Ödül" alan film, bu hafta 36. Varşova Film Festivali’nin Keşifler bölümünde gösterilecek, haftaya da 47. Ghent Film Festivali’nde jüri karşısına çıkacak.

Hayaletler” festival yolculuğuna Varşova Film Festivali ve Gent Film Festivali'yle devam ediyor. Yapımcılığını Dilek Aydın'ın, senaristliğini ve yönetmenliğini ise Azra Deniz Okyay’ın yaptığı film  Avrupa’nın en önemli festivallerinden sayılan  36. Varşova Film Festivali’nin “Keşifler” bölümünde gösterilecek. “Hayaletler” gelecek hafta, 13 Ekim’de başlayann 47. Gent Film Festivali’nde Pedro Costa, Chloé Zhao, Maïwenn, Ágnes Kocsis gibi yönetmenlerile beraber jüri karşısına çıkacak.

19, 20 ve 22 Ekim tarihlerinde Belçikalı seyirclerle buluşacak olan film; “There Is No Evil”,  “Nomadland”, gibi birçoködül kazanmış filmler de dahil olmak üzere  dünyanın farklı yerlerinden 12 film ile birlikte en iyi film dalında "Büyük Ödül" ve müzik ve ses tasarımı dalında verilen "Georges Delerue Ödülü" için yarışacak.

Ülke genelinde yaşanan bir elektrik kesintisi, birbirinden farklı 4 hayatın iç içe geçişini anlatan filmde   hiphop dansçısı olmanın hayalini kuran Didemin, kentsel dönüşüm fırsatçısı Raşitin, belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan İffetin ve mahallede yaşayan çocuklara gönüllü film dersi veren Ela’nın hikayelerini distopik tarzda izliyoruz.

“Zamanın ruhunu soğukkanlılıkla kavramış ve içinde yaşadığımız karanlığı cesaretle anlatan, alışılagelmiş kalıpları kıran, bizi şaşırtan ve sarsan, sinemamız için benzer çalışmalara ilhâm olacak güçte bir film” gerekçesiyle Altın Portakal'da  En İyi Film seçilen “Hayaletler”in Türkiyede ne zaman gösterime gireceği ise hala bilinmiyor.

Özgün İçerik

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Kraliçe II. Elizabeth 7 Ay Sonra İşinin Başında

Koronavirüs salgını tüm dünyayı olduğu gibi İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'i de yakından etkiledi. 94 yaşındaki kraliçe, Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle yaklaşık 7 aydır resmi görevlerini dijital ortamda gerçekleştiriyordu.

Geçtiğimiz günlerde, Kraliçe II. Elizabeth 7 aydır karantinada kaldığı kraliyet konutlarından ilk kez dışarı çıkarak resmi bir ziyarette bulundu. Torunu Prens William ile Salisbury yakınlarındaki Porton Down Savunma Bilim ve Teknoloji Laboratuvarı’nı ziyaret etti. Kraliçe Elizabeth ülkenin en gizli bilimsel ve kimyasal silah çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarda, İngiltere’nin corona virüsü salgınına tepkisinde hayati destek sağlayan bilim insanlarıyla tanıştı ve incelemelerde bulundu.  Bölgeye helikopterle gelen kraliçenin maske takmaması ise en  dikkat çeken nokta oldu. Buckingham Sarayı´ndan yapılan açıklamadaysa, alanda bulunan herkese Covid-19 testi yapıldığı ve Kraliçe´nin sağlık görevlilerine  danıştıktan sonra maske takmamaya karar verdiği belirtildi.

Özgün İçerik

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: İlk Süper İletken Madde Oluşturuldu!

Geçtiğimiz günlerde Rochester Üniversitesinde makine mühendisliği öğretim görevlisi Range Dias ve ekibinin yaptığı çalışmada, bir maddenin yaklaşık olarak 15 derecede herhangi bir dirençle karşılaşmadan elektriği iletebileceği keşfedildi. Keşfedilen bu durum genellikle çok soğukla ilişkilendirilen süper iletkenlik açısından yeni bir rekor olarak görüldü. Bilim insanları bu deneyi gerçekleştirebilmek için karbonlu sülfür hidritini bir araya getirdi. Genellikle bilimsel deneyler yapmak için kullanılan karbon ve sülfür bu deney için özellikle hazırlandı. Yapılan deney sonucunda karbonlu sülfür hidritinin 14.44 derecede süper iletkenlik sergilediği görüldü. Aynı zamanda iletkenliğin 267 milyar paskal basınç altında görüldüğü, bunun pratik kullanım için sınırlı olduğu söylendi. Dias ise bir sonraki hedeflerinin oda sıcaklığında süper iletkenliği düşük basınçta elde ederek ortaya iyi bir çalışma çıkarmak olduğunu söyledi.

''ÖZGÜN İÇERİK''

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Akademi Dünyasında Kadınların Zaferi

Ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır cinsiyete dayalı, özellikle kadınlara yönelik iş dünyasında pek çok ayrımcılık yapılmaktadır. Birçok alanda üst düzey yönetici konumuna gelmesi gereken kadınların kariyerleri çeşitli bahanelerle kesilmektedir. Yaşanan tüm engellemelere rağmen geçtiğimiz günlerde akademi dünyasından gelen bir haber ayrımcılığa karşı kadınlarımızın yüzünü güldürdü. Amerika’nın saygın okullarından olan Princeton Üniversitesi 2012-2014 yılları arasında çalışmış olan ve çalışmaya devam eden kadın profesörlerine bir milyona yakın tazminat ödemeye karar verdi. Amerika Birleşik Devletleri Çalışma Bakanlığının yaptığı bir incelemeye göre 2012-2014 yılları arasında 106 kadın profesöre erkek meslektaşlarına oranla daha az maaş ödendiği tespit edilmiştir.

Bu duruma karşılık üniversite sözcüsü Mr. Chang, akademi ile fakülteye etkilerinden kaçınmak adına uzun ve maliyetli bir dava yerine uzlaşma yoluna gidildiğini belirtmiştir.

Yüksek Öğrenim Dergisi’nin yapmış olduğu güncel araştırmalara göre ise 2018 yılında kadın profesörlere 235 bin dolar ödenirken erkek profesörlere yıllık 253 bin dolar ödendiği tespit edilmiştir.

Üniversite Sözcüsü Mr. Chang bu çalışmaya karşılık bütün profesörleri aynı grupta toplayarak değerlendirmenin hatalı bir yöntem olacağını ve farklı akademik disiplinlerin farklı istihdam pazarları olarak değerlendirilmesi gerektiği, cinsiyete yönelik herhangi bir ayrımın bulunmadığı açıklamasında bulunmuştur.

Princeton yönetimi, 925 bin dolar geriye dönük ödeme yapacaklarını teyit ederek önümüzdeki dönemler için kadın profesörlerin maaşlarının erkek profesörler ile eşitlenmesi adına 250 bin dolar daha fazla bütçe ayıracaklarını açıklamış toplamda 1.2 milyona yakın bir tutar vereceklerini açıklamıştır. 

Buna ek olarak üniversite, gelecek yıllarda maaş eşitliğini sağlamak adına yeni adımlar atmayı ve kadınların az temsil edildiğine inanılan disiplinlere yönelik işe alımlarda önceliğin kadınlara verilerek liderlik görevlerinin üstlenilmesini sağlayacaklarını ifade etmiştir.

Akademi açısından yaşanan bu zaferi kutluyor, ülkemizde yer alan köklü üniversitelere örnek olmasını temenni ediyoruz.

Özgün İçerik

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Üniversite Açıklaması: ′Yüz Yüze Eğitimi En Kısa Sürede Başlatacağız′

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde “2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni”ne katılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Uzaktan eğitim tecrübesi önemli ancak örgün eğitimin yerini tutmaz. İnşallah mümkün olan en kısa sürede yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz."

2006 yılından sonra kurulmuş üniversitelerden dünyada ilk 800 arasına girmeyi başaranlar var. Bu başarı önemlidir.

YÖK ANADOLU PROJESİ

Yeni bir proje YÖK Anadolu Projesi, Anadolu’daki yeni gelişen üniversiteleri nispeten daha gelişmiş üniversitelerle eşleştirerek eksiklerin daha hızlı giderilmesini amaçlıyor. Bu programı bu akademik yılın ikinci döneminden itibaren hayata geçiriyoruz. YÖK Sanal Laboratuvar Projesi ile genel kimya ve fizik laboratuvarı dersleri sanal ortamda verilebilecek.

Bugünkü Türkiye 50 yıl öncesindeki gibi değil. Her alanda küresel bir güç haline gelen bir Türkiye gerçeği var. Her alanda yetişmiş insan gücü ihtiyacımız var. İnsan kaynağında ciddi açıklarımız bulunuyor. Henüz arzu ettiğimiz yere gelebilmiş değiliz. 

Kaynak

Gündem
Öğrenci Kariyeri - Gündem: Kızıl Gezegen'de 3 Göl Daha Bulundu!

Çok uzun zamandır uzayda yaşam hakkında birçok araştırmaya ev sahipliği yapan Kızıl Gezegen Marsta 3 göl daha bulundu.

2018 yılında bilim adamları tarafından Marsın derinliklerinde gizli bir su alanı keşfedilmiş ve araştırmalar derinleşmişti. Araştırmalar sonucunda geçtiğimiz günlerde bu su alanının yakınında 3 göl daha keşfedildi.

Roma Üniversitesi’nde gezegen bilimci Elena Pettinelli, ortaya çıkan bu yeni gelişme için “karmaşık bir sistem’’ ifadelerini kullandı. Şu ana kadar bulunan göllerin en büyüğü 30 kilometre(18 mil) uzunluğunda ve 20 kilometre (12 mil) genişliğinde yer alıyor.

Çoğu araştırmacıya göre Kızıl Gezegen bir zamanlar suyla doluydu ama daha sonra ince atmosferi nedeniyle var olan suyunu kaybetti ve bu hale geldi. Araştırmacılara göre bulunan bu göller bu zamana kadar tuz oranı sayesinde yok olmadı. 2018 yılında bulunan ilk su birikintisi 2012 ve 2018 yılları arasında yapılan 29 gözleme dayanıyordu. Ancak yeni bulunan 3 göl için aynı şey söz konusu değil. Yeni keşfedilen 3 göl 2012 yılından 2019 yılına kadar yapılan 134 gözleme dayanıyor.

 

Mars'ta İlk Kez Göl Bulundu haberimizi okumak için tıklayın.

''ÖZGÜN İÇERİK''

 

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.