Toplum Sağlığının En Büyük Tehdidi: Aşı Karşıtlığı

Toplum Sağlığının En Büyük Tehdidi: Aşı Karşıtlığı

Aşı karşıtlığı maalesef ki son yıllarda giderek daha çok taraftara sahip olmaktadır. Geleneksel olarak modernleşmeye-bilimsel ilerlemeye karşı çıkan kesimler dışında, daha eğitimli, kentli, çağdaş yaşam süren ve teknolojik gelişmeleri destekleyen toplumların da aşılar ve aşılanma konusunda akıllarında soru işaretleri oluşmaktadır.

Aşı, Aşılanma Nedir?

Aşılama (bağışıklama) temel olarak, dışarıdan, belirli koşullar altında verilen bir maddeye karşı kişinin “bağışıklık yanıtı” ve bunun sonucunda “bağışıklık hafızası” kazanma sürecidir. Asıl olarak yapılan, hastalığa neden olan mikroorganizmanın bağışıklık sistemini uyaracak kısımlarının belirlenerek kontrollü bir biçimde insan vücuduna verilmesi, böylece bağışıklık sisteminin bu mikroorganizmayı sonraki karşılaşmada tanımasını mümkün kılmaktır.

Aşılar sadece uygulandıkları kişiyi değil, aşı yapılmayan veya yapılamayan kişileri de korurlar. Aşıyla bağışıklık kazanan kişiler enfekte olmayacakları için başkalarına da enfeksiyon bulaştıramazlar ve böylelikle enfeksiyonun toplumda yayılışı da engellenmiş olur.

Ancak aşılarla ilgili unutulmaması gereken bir diğer konu aşıların bütün teknolojik gelişmelere rağmen uygulandığı kişilerin %100’ünü hastalıktan koruyamayacağıdır. Aşılanan kişileri riske atmamak amacıyla aşının içine ölü veya zayıflatılmış mikroorganizma konulduğundan ve kişinin bağışıklık sistemi ile ilgili bazı nedenlerden dolayı hiçbir aşı %100 etkili değildir. Aşılananların ortalama %85-95’i korunurken %5-15’inde aşıya rağmen hastalık gelişebilir. Elbette %85-95 koruyuculuk çok yüksek bir başarı anlamına gelir ancak aşıların etkisi bu rakamların da ötesindedir. Çünkü yaygın aşılama yapılabilen toplumlarda toplumun büyük çoğunluğunun (%85-95’inin) hastalıktan korunuyor olması, hastalığın yayılmasını engelleyerek aşılanamayan ya da aşılandığı halde bağışıklık yanıtı oluşmayanların da hastalıktan korunmasını sağlar (kitle bağışıklığı). Dolayısıyla aşı bireyi, yaygın aşılama hem bireyi hem toplumu korumaktadır diyebiliriz.

Aşı Karşıtlığı Nedir?

Aşıların gereksiz olduğunu hatta zararlı olduğunu iddia eden, farklı gerekçeler öne sürerek aşılar konusunda toplumda kafa karışıklığı oluşmasına neden olan kişi ve gruplara kısaca “aşı karşıtı” diyoruz. 

Şu da bilinmelidir ki tıpta bir yöntemin güvenli olup olmadığına karar verirken o yöntem uygulanmadığında neler olacağına da bakılır. Elbette aşılanma çok nadir (kabaca yüz binde bir ile milyonda bir arasında bir olasılıkla) ciddi yan etkiye neden olabilir. Ancak aşılanmamak çok daha tehlikeli ve zararlıdır. Bebeklerde ishali önlemek için yeni geliştirilen Rotavirus aşısı ile ilgili olarak 4,5 milyon bebeğin 5 yıl boyunca izlenmesi ile elde edilen veriler de bunu destekler niteliktedir.

Aşılar insanoğlunun sağlık alanındaki şüphesiz en değerli buluşudur. Bilimsel olarak aşılarla ilgili tartışılacak çok başlık olduğu ve bilim insanları arasında, bilimsel ortamlarda tartışıldığı doğrudur. Ancak bu tartışmalar sadece daha etkili, daha az yan etkisi olan daha ucuz ve pratik aşıların nasıl geliştirilebileceğine ve aşılanma oranlarının nasıl artırılabileceğine ilişkindir. Hiçbir bilimsel ortamda aşıların gerekli olup olmadığının tartışıldığını duyamazsınız. Aşıların, çağımızın üretim ilişkileri içinde, kapitalist sistemin işleyişine tabi olarak büyük şirketler tarafından üretilmesi, satılması ve kullanılması da aşılara karşı olmak için bir gerekçe olmamalıdır.

 

KAYNAK


0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.