Psikolojik Deneyler #3: Bölünmüş Sınıf Deneyi ve Efsane Bir Eğitmen

Sene 1968. Amerika Martin Luther King’in bir suikast sonucu ölmesi ile yankılanıyor.

Irkçılık karşıtı bir aktivist ve eğitmen olan Jane Elliot, ders verdiği 3. sınıf öğrencilerine birkaç ders önce “kahraman” olarak anlattığı Martin Luther King’in ırkçı bir suikast sonucu öldüğünü nasıl anlatacağını düşünüyor. Ama en çok da ırkçılığın ne kadar anlamsız bir şey olduğunu onlara göstermek istiyor. “Duyarsam, unuturum. Görürsem, hatırlarım. Yaparsam, öğrenirim.” diyen Konfüçyus’un izinden giderek onlara bunu en iyi yaşatarak öğretebileceğini düşünüyor ve bir deney tasarlıyor.

Sınıftaki öğrencileri mavi gözlü ve kahverengi gözlü olanlar olarak iki gruba ayırıyor. Kahverengi gözlü öğrencilerden yakalarına kahverengi bir kurdele bağlamalarını istiyor, bu sayede mavi gözlü öğrencilerden ayırt edilebileceklerdi ve mavi gözlü öğrencilerin belli ayrıcalıkları olacaktı. Daha uzun süre teneffüse çıkmak, sınıfta ön sıralarda oturmak gibi. Hatta mavi gözlüler ile kahverengi gözlüler aynı sebilden su içemeyecek ve bunu yapan kahverengi gözlüler cezalandırılacaktı.

Kahverengi gözlü çocuklar doğal olarak bu şartları kabul etmek istemezler ancak Jane Elliot onlara mavi gözlülerin kahverengi gözlülerden daha zeki olduğuna dair “bilimsel” bir açıklama yapınca ikna olurlar.

Jane mavi gözlü çocukları çalışkan, düşünceli, güvenilir ve dürüst olarak tanımlayıp sırtlarını sıvazlar. Kahverengi gözlü çocuklar ise tam tersidir.

Bir hafta boyunca bu ayrımcılığa maruz kalan kahverengi gözlü çocuklar tembelleşmeye, diğerlerine daha fazla itaat etmeye ve sınavlarda daha başarısız olmaya başlarken mavi gözlüler ise daha zorba davranışlar sergilemeye ve testlerde daha yüksek başarı göstermeye başlarlar.

Bir sonraki hafta ise Jane, çocuklara bir hata yaptığını ve asıl üstün olan grubun kahverengi gözlüler olduğunu söyler. Bu sefer roller değişmiştir. Ancak kahverengi gözlü çocuklar, mavi gözlü çocuklara kendilerinin maruz kaldığı kadar yoğun bir zorbalıkta bulunmazlar. 

İki gün sonra ise Jane Elliot, deneyi bitirmeye karar verir. Çocuklara en başından her şeyin bir kurmaca olduğunu ve göz renginin herhangi bir üstünlük göstergesi olmadığını söyler. Bu deneyimin onlara hissettirdikleri ile ilgili yazılar yazmalarını ister, hatta bu kompozisyonlar yayınlanır, çocuklarda kalıcı bir dönüşüm yaşatan bu hikaye bir belgesele dönüştürülür.

Deneyin uygulanış biçimi ve yaratabileceği olası psikolojik tahribatlar ile ilgili etik tartışmalar devam ededursun, su götürmez bir gerçeklik vardır; çocuklar hayatları boyunca unutamayacakları bir ders görmüşlerdir. Çünkü onlara öğretilmemiş, onlar öğrenmişlerdir.

Jane Elliot, öğretmenlik yaptığı okulunda bu deneyi bir gelenek haline getirir ve deneyi 1968- 1984 yılları arasında her sene toplamda 450’yi aşkın çocuk üzerinde gerçekleştirir. Jane’in ilk deneyinden üç yıl sonra Kuzey Iowa Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, sadece bu deneyden geçen çocukların değil, Jane’in okulunda okuyan tüm çocukların, benzer yapıdaki tutucu beyaz topluluklardan oluşan yörelerin okullarında okuyan çocuklara nazaran daha az ırkçı davrandıkları ortaya konulur.

BBC tarafından 2016’nın en etkili yüz kadın figüründen birisi olarak seçilen Jane Elliott hala dünya çapında ayrımcılık karşıtlığı üzerine konuşmalar yapan bir eğitmendir.

Jane Elliot ve deneyinin belgeselini izlemek isteyenler için: Video Linki

 

Kaynak1

Kaynak2

 

Özgün İçerik

 

 


Zeynep Akyıldız

Sabancı Üniversitesi - Bilgisayar Bilimleri

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.