Polisiyeseverlerin Merakla Okuyacağı 6 Ahmet Ümit Romanı

Türk edebiyatında polisiye deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan Ahmet Ümit’in romanlarında polisiyeden başka sizi heyecanlı yollara sürükleyecek, gerginlikten sayfaları ikişer ikişer çevirtecek olay örgüleri var. Her kitapta yazarın zekasına hayran kalınmasının yanı sıra kurgunun mükemmeliyetinin sizi şaşırtmasına hazır olun. İşte okurken sizi şaşkınlığın zirvesine çıkaracak Ahmet Ümit romanları!

 

Bab-ı Esrar

1. madde

Ahmet Ümit’in diğer kitaplarının yanında daha az ses getirse de mistisizm konusunda zirveye adını yazmayı başarmıştır. Roman, yaşamını İngiltere’de sürdüren Karen Kimya Greenwood isimli bir kadının, yolunun iş seyahati sebebiyle Konya’ya düşmesi sonucu kendisini dünyevi sorunlar ve uhrevi gizemlerin ortasında bulmasıyla başlar. Kimya Hanım’ın Konya’yla eskilere dayanan mühim bir bağının olması sebebiyle, yaşanan tüm zamanların iç içe geçmesinin kafasında yarattığı karışıklıktan kurtulması için kendisine bir el uzanır. Bu el Derviş Şems-i Tebrizi’ye aittir. Özünde Mevlana ve Şems’in yaşadığı tinsel aşkı konu alan bu roman, kimi zaman sizi gizeme boğarken aksiyonu iliklerinize kadar işleyecek, kimi zaman ise duygusallığı somut bir hale getirip karşınıza çıkarmayı başarabilecek. Kitabın başlarında olayın içerisine girmekte zorlanıp kendinizle savaşsanız da pes edip elinizden bırakmamakta fayda var. Çünkü Ahmet Ümit’in bu romanında da dediği gibi “Savaşların en büyüğü kendi nefsimizle olandır.”

 

Kırlangıç Çığlığı

Ahmet Ümit, diğer romanlarından farklı olarak bu romanında toplumsal trajedilere, adalet arayışına, toplumdaki vahşet eğilimine, pedofili sorunlarına, organ mafyası tehditleri ve mülteci olgusuna değinmiştir. Bu romanda değişmeyen şey ise olay örgüsünün yine Başkomiser Nevzat ve ekibindeki Zeynep İle Ali’nin etrafında dönmesidir. Yıllar öncesinde “Körebe” davası olarak tamamlanmadan kapanan davanın, günümüzde tekrar gündeme gelerek pedofili suçlularını öldüren bir seri katilin aranmasıyla başlayan romanın her sayfasında ayrı bir gizemin içerisine girerseniz şaşırmayın. Tacizcileri öldürdükten sonra kulaklarını kesip yanlarına bir oyuncak bıraktığı için “Körebe” adıyla anılan seri katil, tekrar gündeme geldiğinde Nevzat Başkomiser’e bir saldırıda kaybettiği, zamanında tacize uğrayan küçük kızını hatırlatır ve olaylar daha da karmaşık bir hal alır. Genel olarak işlenen cinayetlerin geçmişle olan bağlarının incelendiği bu kitapta her an ters köşe olmaya hazır olun. Kitabın her bölümünde insan vicdanına yönelik olaylar sizi yıpratsa da yılmayın ve okuyun. Çünkü Ahmet Ümit’in bu romanında da dediği gibi “Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem?”

 

Aşkımız Eski Bir Roman

3. madde

Yazarın yayınlanmış son kitabı olan bu romanda bir solukta okuyacağınız, birbirinden farklı 3 hikaye sizi bekliyor. Katil ve maktulü uzakta ararken tahmin edemeyeceği kadar yakınında bulan, dünyaca ünlü kadın roman karakterlerine ulaşmaya çalışırken kendisini ölüme sürükleyen ve aşkın masumluğuna kapılıp overlokçudan cenazesi çıkan kahramanlar… En zevkli anların kanlı gerçeklere dönüştüğünü gözler önüne seren bu romanda aşkın acımasızlığından tutun derinlerde gizlenmiş hakikatlere kadar sizleri şaşırtacak çarpıcı olaylarla karşılaşmaya hazır olun. Kısacası bu eseri, dünyanın hilelerine kanmamamız ve insanların acımasızlığını unutmamamız için mutlaka okumalısınız. Çünkü Ahmet Ümit’in bu romanında da dediği gibi “Dünyanın güzel, insanların iyi olduğunu sanacak kadar safsanız mutsuz olmanız kaçınılmaz.”

 

Sis ve Gece

4. madde

Yazarın bu romanında soğukluğu ve ürpertiyi kendi omuzlarınızda hissedeceğinize emin olabilirsiniz. Mesleğine bağlı bir istihbarat teşkilatı çalışanı olan Sedat, çalıştığı birimdeki entrikalar yüzünden henüz yeni uzaklaştırma cezası almışken hayatında üst üste gelen olumsuzlukların üstüne bir yenisi daha eklenir ve yasak aşk yaşadığı sevgilisi Mine’nin kaybolmasıyla bir kez daha sarsılır. Yakın zamanda babası gibi sevdiği amiri Yıldırım’ı kaybetmesinin acısı henüz tazeyken toparlanmaya fırsat bulamayan Sedat, roman boyunca Mine’yi bulmanın inancıyla yanıp tutuşur. Çok büyük ihtimalle bu müthiş kurgunun içinde olay örgüsünün sonlanmasıyla karşı karşıya geleceğiniz derin hüznün sizi etkilemesine ve sarsmasına izin verebilirsiniz ama vermeyin. Çünkü Ahmet Ümit’in bu romanında da dediği gibi “Yaşam, ağlamaya değmeyecek kadar saçmadır.”

 

Sultanı Öldürmek

5. madde

Polisiye ve tarihi bir arada sevenler doğru yerdeler. Çünkü bu kitabın içerisinde Tahir Hakkı gibi bir tarih profesöründen öğreneceğiniz bilgiler sizi belki de bambaşka bir boyuta taşıyacak.  Yazarın diğer kitaplarından farklı olarak bu romanda katil aranmıyor, bizzat katil roman boyunca kendi içinde bir mahkeme kurarak kendi zanlılığını yargılıyor. Fatih Sultan Mehmet’in tuğrası bulunan mektup açacağıyla işlenen bir cinayet, büfeden alınan dilli kaşarlı sandviçlerin katili ele verdiğinin sanılması, yıllardır izi silinmemiş ve bir yara gibi kanayacağı günü bekleyen bir aşk, Müştak Serhazin’in psikolojik bozuklukları ve Nüzhet’in boynundaki kolyenin akıbeti gibi karışık olayların içinde tarifi olmayan bir polisiye deneyimi yaşamak istiyorsanız bu kitap tam da sizlik. Kitap boyunca Müştak’ın duyduğu aşkı çözemeyebilir hatta siz de onunla birlikte kendisini suçlamaya kalkabilirsiniz. Çünkü Ahmet Ümit’in bu romanında da dediği gibi “Şahane bir aşk, çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir.”

 

Beyoğlu Rapsodisi

6. madde

Polisiye-gerilim türünün en iyi örneklerinden biri olan bu romanda Beyoğlu’nda büyümüş üç arkadaşı tanıyacağız: Selim, Kenan ve Nihat. Hikayeyi Selim’in ağzından dinlediğimiz bu romanda yazar, Kenan’ın ölüm deneyiminin ardından hayata dört elle sarılma çabaları ve bu üç arkadaşın lise yıllarına kadar varan karakter ve dostluk tasvirlerinden sıkça bahsediyor. Kenan’ın uçuk kaçık hayallerinde, Nihat’ın yardımseverliğinde ya da Selim’in sıradanlığında boğulacağınız bu kitapta birbiriyle bağlantılı olan cinayetler ve araştırmalarla daha da şaşıracaksınız. Üç ayrı kişilik, kimlik, karakter ve insanın bu kitaptaki bağlantıları ve beklenmeyen benzersiz bir finalle karşılaştığınızda bu romanı diğerlerinden ayıran farkı göreceksiniz. Bu romanı okuduktan sonra, kusursuzluğunda kaybolup polisiyeyi zirvede bırakarak yetinmeyi düşünseniz de lütfen yetinmeyin ve daha fazla okuyun. Her ne kadar Ahmet Ümit  bu romanında “Mutluluk, yetinmeyi bilmektir.” dese de…

 

Sizin en beğendiğiniz Ahmet Ümit romanı hangisi? Yorumlarda buluşalım.


Yaren İrem Binici

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Yaren İrem Binici..

1 Yorum

  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni aradı gözlerim. Bunları da okumalıyım mutlaka. Emeğinize sağlık.🌿

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.