Kahvesiz Ayılamıyoruz Peki Tarihçesini Biliyor Muyuz?

KAHVENİN KEŞFEDİLİŞİ

Türk kültüründe vazgeçilmez bir yere sahip olan kahvenin altında aslında çok farklı bir hikâye yatıyor. Aslında hakkında birçok hikayeler anlatılan kahvenin keşfediliş hikayesi şöyle başlıyor; Bir gün Etiyopyalı Kaldi isminde bir çoban koyunlarını otlatırken birden koyunlarının bir ağaca yöneldiklerini görür. Başta pek dikkat etmese de daha sonra koyunlar bu ağacın etrafından ayrılmayınca ilgisini çeker ve ağaca yaklaşır. Ağacın üstünde çok güzel ve parlak kırmızı meyveler görür. Koyunlarına mutluluk veren bu meyveyi merak eder. Kaldiden sonra birçok kâşif bu meyveyi ve bulunduğu bölgeyi araştırır.

Daha çok Batılıların inandığı başka bir hikâyeye göre ise; Batı ülkelerinde aslında 300 yıldır var olan kahve, çekirdeklerinin yanması ile asıl içilebilen kahveyi oluşturmuş. Mekke ve Medine’de hızlıca yayılan kahve orada Arapça “Qahwah’’ adını almış.

Türkçede kahve adıyla anılırken, Avrupa’da cafe, caffe, koffie, coffee adlarıyla kullanılmıştır. Kahve aslında “Keyif veren içki’’ anlamına gelir. Bir bakıma doğru olan bu tanım keyif, sohbet ama en çok da çalışırken uyandırıcı bir rol taşır.

KAHVENİN TARIMI

Kirazı andıran kırmızı meyvenin içinde bulunan bir çekirdek var. Asıl kahve özü bu çekirdekte yer alıyor. Kahve ağacı dikildikten yaklaşık 3 yıl sonra meyve vermeye başlıyor.30-40 yıl boyunca aralıksız bir şekilde meyve vermeye devam ediyor. Doğal hali ile bırakıldığında 8-10 metre arası uzayabiliyor. Ama çoğu üretici meyvelerin kolay toplanabilmesi için ağacı sürekli buduyor ve 4-5 metre uzunluğunda bırakıyor.

Bol yağış alan genellikle Ekvatora yakın yerlerde yetiştiriliyor. Soğukta ağaç donuyor ama çok sıcakta ise ölüyor.  

''Özgün İçerik''


Şule ULABA

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Şule ULABA ..

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.