Dünyanın En İyi Firmaları Hangi Becerileri İstiyor?

Dünyanın En İyi Firmaları Hangi Becerileri İstiyor?

İş gücü piyasasının istediği yeni becerileri sizler için derledik.

1. Değişime Adapte Olabilen, Hızlı Öğrenen

Bilgiyi elde etmek artık bir problem değil, yeni neslin anlam dünyasına hızlı girebilmek ve bu yeteneği gerektiren adaptasyon sürecinde zorluk çekmemek, asıl beceri olarak göörülmeli. Ek olarak çalışılan kurumun rakiplerinin önüne nasıl geçeceğini senarize etmek ve çapraz şekilde modellemeler yapabilmek, aranan diğer yetenekler arasında yer alıyor.

2. Çok Farklı İşleri Kombine Eden, Bunları Bir Arada Yapmaktan Sıkıntı Çekmeyen 

CEO’ların mesai sonrası aşçılık yapmaları, buna iyi bir örnek olarak verilebilir. Kendi işiyle yakından uzaktan bağlantısı olmayan işleri rahatlıkla yapabilecek tecrübeleri edinmenin yolunu arama ve antrenmanlar esnasında edinilen farklı tecrübeleri işini daha da zenginleştirmek için kullanma, dünyanın ilk 50 firmasının çalışanlarında aradığı özellikler arasında yer alıyor. Ne kadar çok yönlü olursanız o kadar iyi..

3. Duygusal Zekâsı Gelişmiş, İnsanları Anlayabilme Yeteneği Güçlü 

Mutsuzluğun iki kaynağının olduğunu söyler filozof: Gaflet ve cehalet. Gaflet, kendini tanımamak; cehalet ise kendi dışında olanı tanımamak. Kendini tanımak için marifet, kendi dışında olanı tanımak için ise ilim gerekir. Dolayısıyla iş dünyasının çalışanı önce kendini ve o da yetmez, sonra kendi dışındakileri iyi tanımak için ne kadar yol, yöntem varsa öğrenmenin peşine düşmelidir. Bununla ilgili psikoloji kitapları okuyabilir ve insanların hareketlerini daha iyi gözlemleyebilirsiniz.

4. Kendi Becerilerini Keşfetmiş ve Bunları Yaptığı İşe Uyarlayabilen 

İlerlemiş ülkeler, daha ilkokulda çocukları, eğilimli oldukları konuları analiz ederek becerilerine ve eğilimlerine uygun şekilde üst sınıflara yönlendiriyorlar. Bizde, neredeyse çalışma hayatına girene kadar kişiler kendi yeteneklerinin farkına tam varamıyor, desek yanlış olmaz. Ancak kendinizi geliştirmek iyi olduğunuz konuları bulup bunlara yönelmek de sizin elinizde. Kısacası iş dünyasına eliniz boş gitmeseniz iyi olur.

5. Kelimelerin Gücünü Keşfeden ve Bunu Anlatım Diline Uyarlayabilen 

Konfüçyüs: “Kelimelerin gücünü anlamayanlar, insanların gücünü anlayamazlar.” sözüyle kelimelerin gücünün önemini vurgulamıştır. Farklı çağda ve coğrafyada benzer şekilde dizelere aktarılan “Söz var gelir geçer, söz var deler geçer.” atasözü de aynı noktaya işaret eder: kelimenin gücüne. 

Büyüyen beyine sahip olmak içinse önce okuma alışkanlığı edinmek, kelime haznesini geliştirmek gerekiyor; ancak bu sayede anlama ve anlatım gücünün artması mümkündür. Günün belli satlerinde ilgimizi çeken konularla ilgili okumak yapmak bize her anlamda fayda sağlayacaktır.

6. İnsanlar Arası İlişkilerde Sürdürülebilir Samimiyeti Esas Alan 

Bu krizi gören bazı dünya firmaları “Samimiyet Endeksini” sürdürülebilir şekilde yükseltecek sosyal inovasyonlara ciddi yatırımlar yaparken ilişkilerde samimiyeti esas alan kişilere oldukça önem veriyor. Sizlerin de iş dünyasında fark yaratmak için samimiyeti sürdürülebilir şekilde nasıl oluşturacağınızı bugünden tasarlamaya çalışmanız, yararınıza olacaktır. 

7. Çocuksu Yanlarını Kaybetmemiş ve Saçmalayabilme Seanslarına Uyumlu 

Bir filozofun, “Ürününüzü ve hizmetinizi 6 yaşındaki bir çocuğun hayaliyle birleştirirseniz geleceği yakalamış olursunuz.” sözü, iş dünyamızın düşünme biçimine balyozla indirilmiş bir darbe etkisi oluşturmaya adaydır.

Bunun için birçok dünya firmasının başlattığı “saçmalama seansları” akımına bizim firmalarımızın da kapılması, küresel rekabette mevzi kapmamıza yol açacağı için oldukça önemlidir. Tabii siz de bu saçmalama seanslara uyumlu olacak şekilde kendinizi sürekli donatmanın yolunu aramalısınız. Yani, en azından boş zamanlarınızda sürekli “saçmalayın”.

8. İnsanları Yönlendirecek Esnekliklere Sahip, Liderlik Özellikleri Gelişmiş

Firmalar için ayakta kalmanın en önemli yollarından biri “esneyebilmek”tir. Değişim ve gelişmelere adapte olma hızı, ayakta kalma süresini belirler. Yaşamda da böyle: Uzun süreli ilişki yürütenlerin başat özelliğinin “uyumlu olmak” olduğu, araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. 

İş dünyasında da artık, kendini yeni gelişmelere hızlı adapte edecek esneklikte ve ilişkilerine de bunu rahatlıkla uyarlayabilen kişiler, ekip içinde belirgin kişilikler hâline geliyor. Üstelik bu kişiler çok daha kalıcı oluyor. Çünkü uyumluluğundan ve esnekliğinden ötürü herkesin yakın durduğu kişiler de yine çalışma hayatının “rol model”leri olan bu kişiler. 

9. Network Bileşenlerini Etkin Bir Biçimde Yöneten 

Artık yatırımın değil, katılımın daha önemli olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla etrafınızda sizi takip eden ne kadar insan varsa, ne kadar kişiyi etkileyebiliyorsanız o kadar güçlüsünüz demektir. 

Kaynak için tıklayınız

 

 

 


Simay Kurtçu

Site İçerik Koordinatörü

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.