Çağın En Büyük Sorunu İşsizliğin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri

Çağın En Büyük Sorunu İşsizliğin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri

İş deyince genelde aklımıza “Kazanç elde etmek için sarf edilen emek faktörü.” gibi tanımlar gözümüzde canlansa da yokluğuyla karşılaştığınızda içerisinde maddiyattan başka da pek çok anlam ve önem barındırma niteliğini kazanıyor. Birey, arzu edipte bir işle meşguliyet içerisinde bulunamaması sonucunda yalnızca maddi açıdan yoksunlukla sınanmıyor. İşsizlik uzun süreçte kişi için bir çaresizlik ve buhran haline geliyor, kişi kendini çıkmazda hissedebiliyor. Kısaca iş, birey için para kazanmanın çok daha ötesinde olan bir etkinliktir.

Günümüzde ise binlerce insan bu sorunla yaşıyor. Peki, bu insanlar nasıl bir ruh ve düşünce haline bürünüyor? İşsizliğin psikolojimiz üzerindeki bilimsel açıdan etkileri nelerdir? İşsiz bir birey nelerle baş ediyor?

Depresyon

işsizlik

Yapılan araştırmalara göre -Yrd. Doç. Dr. İhsan Yüksel (2005)- işsizlerin depresyon düzeyi ortalaması %22,70 olarak işe sahip bireylerden daha fazla olarak saptanmış. İş bulma umudu içerisinde olanlar umutsuz olanlardan daha fazla depresyona yatkın olduğu anlaşılmış. Araştırmaya göre, işsizlik süresi arttıkça da iç bulma umudu azalıyor ve birey depresyona daha da meyilli bir ruh haline yakalanabiliyor.

Tiggemann ve Winefield’in (1984) araştırmalarına göre ise işsiz gençler hayata ve çevresine uyum sağlamakta güçlük çekmekte, sıkıntı, mutsuzluk, çaresizlik gibi daha olumsuz duygu durum hali göstermekte olduğunu saptamıştır. 

Kaygı Bozukluğu

işsiz kalmak

Hammarstrom ve Janlert (1997) genç işsizliğine ilişkin boylamsal bir çalışmada kaygılı ve depresif semptomları incelemişlerdir. Araştırmanın örneklemini zorunlu eğitimin son yılındaki 1083 öğrenci oluşturmaktadır. Eğitimlerinin son yılında araştırmaya katılan tüm öğrencilerle 5 yıl sonra tekrar görüşülmüştür. Mezun olduktan 5 yıl sonraki gözlemde katılımcıların 493’ü en az 1 haftadır işsizken, 567’si ise bir işe sahiptir. Bu iki grup karşılaştırıldığında psikolojik farkı belirlemek için, kaygı ve depresif semptomları tespit etmeye yönelik ölçekler uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda uzun işsizlik süresinin kaygı şikâyetlerinde artışa yol açtığı tespit edilmiştir. İşsizliğe verilen kaygı tepkileri ise hızlı bir şekilde gelişmektedir.

Duygu-Durum Değişikliği  / Yasal Olmayan Yollara Meyil

işsizlik

Ersel (1999) işsizliğin yaratmış olduğu en büyük sorunun, bedensel değil ruhsal; getirebileceği sefalet değil doğurduğu kin ve korku olduğunu belirtmiştir. Yüksel (2003) de işsizlerin çoğunluğunun kızgınlık duyduğu, geleceğe ilişkin umutları ile iş bulma umutlarının bulunmadığına dikkatleri çekmiştir. .Bu baskılardan bunalan gençlerin içlerindeki saldırganlık dürtülerini bir amaca yöneltme gereksinimi, kolayca yasa dışı yollara sapmalarına zemin hazırlayabilir. 

Giderek zorlaşmaya başlayan hayat, sosyal baskı, düşen yaşam standardı bireyleri saldırganlaştırmaktadır. Buhran içerisindeki bireyin bu dürtüleri sonucunda suça, alkol ve madde bağımlılığına yatkınlığının arttığı saptanmıştır.

Bütün bu sonuçlar dışında aidiyetsizlik, sayılmamak, vasıfsızlık gibi etmenler kişide özgüvensizlik yaratmaktadır.

Kaynak

Kaynak


tuğba özdemir

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Tuğba Özdemir...

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.