Bir Çağ Hastalığı: Kitlesel Histeri

Bir Çağ Hastalığı: Kitlesel Histeri

Kitlesel histeri diğer bir ismiyle Kitlesel Psikojenik Bozukluk, genelde belli bir nedeni olmadan çeşitli hastalık belirtilerinin gizemli bir şekilde ortaya çıkması ve yayılması ile bilinir. Çoğunlukla dışarıya izole topluluk ve gruplarda görülür. Yayılması stres seviyesi yüksek topluluklarda daha olasıdır. Oldukça nadir görülen bu psikolojik vakanın şu ana kadar bilinen sadece 80 örneği vardır.

Kitlesel histeriye bir örnek 2006 yılında Mexico City yakınlarındaki bir yatılı kız okulunda görülmüştür. Bu okulda yatılı kalan 3600 kızdan 600'ü ansızın tuhaf belirtiler göstermeye başlarlar. Yaşları 12 ila 17 arasında değişen bu öğrencilerde, yürüme zorluğu, ateş ve mide bulantısı gibi semptomlar ortaya çıkar. Devlet tarafından bu vakalara bakmak üzere gönderilen sağlık görevlileri 600 öğrenciyi incelerler ancak hiçbirinde bu belirtilere sebep olabilecek bir hastalık bulunamaz. Bunun üzerine yaşadıkları durumun fiziksel bir sebebi değil psikolojik bir sebebi olduğuna karar verilir. 

Önceden dış dünyadan tamamen kopuk yaşayan, aileleri ile bile çok kısıtlı iletişimleri olan öğrencilerin ailelerinin yanına gitmelerine izin verilir. Ardından belirtiler zamanla ortadan kaybolmaya başlar.

Kitlesen histerinin en büyük sebeplerinden biri olarak "Nosebo Etkisi" gösteriliyor. Bildiğiniz üzere plasebo etkisi zihnin pozitif düşünce ile kendi kendini iyileştirmesi anlamına geliyor. Nosebo ise bunun tam tersi, negatif algının negatif etki etmesi demek.

Örneğin 90’larda yapılan çalışmalarda kalp krizine yakalanmaktan korkan kadınların kalp krizine yakalanma olasılığının aynı korkuya sahip olmayan kadınlara göre çok daha yüksek olduğu gözlenildi. Üstelik bu iki gruptaki kadınlar arasında fiziksel sağlık bakımından kayda değer hiçbir fark yoktu.

Başka bir örnekte ise bir deneye tabii tutulan iki grup katılımcıya aspirin veriliyor. Denek gruplarından bir tanesine aspirin ilacının karın ağrısı yan etkisinden bahsediliyor. Diğer gruba ise bu konu hakkında bir şey söylenilmiyor. Karın ağrısı yan etkisinin bahsedildği gruptan nerdeyse herkes doktorlara bu şikayet ile geliyor. Öbür gruptan ise herhangi bir şikayet alınmıyor. 

Aynı şekilde güle alerjisi olduğunu söyleyen bir kadına yapay bir gül gösteriliyor ve kadın alerjik reaksiyonlar göstermeye başlıyor. Daha sonra gösterdikleri gülün yapay olduğunu söyledikelrinde kadının reaksiyonları duruyor, hatta daha sonra gösterilen gerçek güllerde dahi reaksiyon göstermemeye başlıyor. 

İlerleyen dönemlerde ilaçların renklerinin bile insanların gösterdikleri reaksiyonlarda etkili oldukları keşfediliyor.

Plasebo, Nosebo Etkileri, Kitlesel Histeri gibi olguların ortaya çıkmasında "Psikosomatik Etkiler" önemli rol oynuyor. Psikosomatik kelime olarak "düşünce biçiminin insanın fiziksel olarak nasıl hissettiğini etkilemesi ile ilgili" anlamına geliyor. Zihnimiz, nasıl düşündüğümüz bedenimiz üzerinde yadsınamayacak derecede öenmli etkilere sebebiyet verebiliyor.

İngiltere'de insan fizyolojisi ile ilgili belgesel izleyen 30 öğrencinin hepsinin, baş ağrısı ve kusma gibi belirtiler göstermesi, Liberya'da bir manastırda izole bir hayat yaşayan 60'a yakın öğrencinin ağlama, tükürük saçma ve bayılma gibi semptomlar göstermesi de yukarıda bahsettiğimiz olay gibi psikosomatik etkilere örnek.

Günümüzde sosyal medya gibi bir mecra varken milyonların o ortamda gördükleri negatif içeriklerden etkilenip kitlesel histeriye girme olasılığını düşündüğümüzde durumun ciddiyetini kavramamız lazım. Belki de şu an farkında bile olmadığımız bir histerinin parçası olabiliriz. 

Ayrıca psikosomatik etkilerin bilinen bir tedavisinin olmadığını da söylemeliyiz. Tek çare bizi hasta yapan düşüncenin farkına varıp ondan kurtulmak ve pozitif düşünmeye başlamak olsa gerek. Daha önce de söylediğimiz gibi psikosomatik etkiler stres ve gerginlik seviyesinin yüksek olduğu ortamlarda daha etkin ve yaygın oluyor. Bu nedenle stresten uzak kalmamız da önem teşkil ediyor. Mesela o an sizi strese sokan bir durum içerisindeyseniz bulunduğunuz ortamı hiç olmazsa kısa bir süreliğine terketmeyi deneyebilirsiniz.

Kelimenin gerçek anlamıyla enerjinizi sömüren, size negatif etki eden, etrafına negatif duygular saçan insanlardan da uzak durmanız yararınıza olacaktır. 

Başarmak istediğiniz şeyler hakkında pozitif düşünün. Başınıza gelmesini istemediğiniz olaylar hakkında fazla evhamlanmayın. İnsanlar hakkında iyi şeyler düşünün. Kendiniz hakkında da elbet...

Unutmayın ki zihin ve bakış açısı her şeyi değiştirebilecek güce sahip!

 

 

Özgün İçerik 


Zeynep Akyıldız

Sabancı Üniversitesi - Bilgisayar Bilimleri

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.