10 Maddede Virginia Woolf'u Tanıyalım

Virginia Woolf, kadının sesini eserlerine taşıyan İngiliz Edebiyatının feminist yazarıdır. Hayatının gizemli yanlarını eserlerinde de işlemiştir.

Açıklayacağım 10 madde ile onun gizemli hayatını daha yakından tanıyalım.

1-  25 Ocak 1882 ile 28 Mart 1941 tarihleri arasında yaşamış olan Virginia Woolf,  Victoria Devri’nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı.



2- Çocukluğu ve Gençliği 

Beş kardeşin dördüncüsü olan Virginia Woolf, o dönemde kız çocuklarına uygulanan eğitim eşitsizliği nedeniyle okula gitmedi ama babasının desteği ve kendi okuma hevesi sayesinde entellektüel gelişimini tamamladı. Victoria Devri özellikle kadınlar için toplumsal normların fazlaca onları etkilediği bir dönemdir. Örneğin ev içine hapsedilen, oy hakkı ve diğer birçok haktan yoksun bırakılan kadınlar, meslek seçimlerinden hak arayışlarına kadar ataerkilliğin gölgesi altında bırakıldılar. Kendileri lehine hiçbir karar çıkarmayan, erkeğin egemen olduğu mecliste hak sahibi olmak istediler. Dahası, o yüzyılda orta sınıf için ideal kadın tipinde evcimenlik bir simge halini aldığı için Victoria zamanında kadının yeri ev olarak görüldü. O dönemin zihniyetine göre kadınların iki seçeneği vardı; ya sokağa düşüp “kötü kadın” olacak ya da ev hayatını sürdürüp “iffetli kadın” olacaklardı. Ama Virginia Woolf, bu yaşamın ciddiyetini ve sıkıcılığını görerek değişik bir yaşama yöneldi. Daha küçük bir yaşta iken yazar olmaya karar veren Woolf bu hedefi için çalışmalara başladı.



3- Takvimler 1895’i gösterdiğinde annesini grip nedeni ile kaybeden yazar henüz 13 yaşındaydı. Annesinin ölümü nedeniyle yaşadığı ağır şok ve depresyon, onun halüsinasyonlar görmesine neden oldu. Sonrasında, 1904 yılında babasını kaybetmesiyle yaşadığı travmatik durum onu derinden etkiledi.

4- Bu sürenin sonunda kardeşleri ile birlikte 22 yaşında iken Londra’nın Bloomsbury semtine taşınır ve bu yer değişikliği Virginia Woolf için bir kaçış fırsatı olur.

(1904 yılında Bloomsbury grubuna katıldı. Bu grupta pek çok ünlü edebiyatçı ve sanatçı vardır ve bu grup özgürlükçü tavırlarıyla tanınır.)

5- Profesyonel anlamda yazmaya 1905 yılında başlayan Woolf açık sözlülüğü ve sivri dili ile öne çıkmış aynı zamanda Times Literary Supplement ve Cornhill dergilerinde edebiyat eleştirmeni olarak yazmaya başlamıştı.


6-Virginia Woolf 1912 yılında kendisiyle aynı gruptan olan Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurdu ve bu da Virginia Woolf’un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat oldu.

7- Edebi Hayatı

Virginia Woolf ilk kitabı olan The Voyage Out (Dışa Yolculuk) adlı eserini 1915'te yayınlanmıştır. Sonrasında, 1919 yılında ikinci kitabı olan Night and Day’i yayınladı Woolf bu romanında alışmış kalıpları izlemişti. Bu iki romanı ile birlikte yazarın deneyci kişiliği ön plana çıktı. Çok Fazla izlenimden oluşmuş yaşamı ve bunun izleyicisi olan kişiye bütün renkleri ile sunabilmek için bilinç akışı tekniğini benimsedi. 1922 yılında bir diğer romanı Jacob’s Room’da bu tekniği kullandı. 1925 yılında ise okuyucularla buluşacak olan Mrs. Dalloway bilinç akışı tekniğinin en başarılı örneği seçilecekti. 1929 da A Room of One’s Own’u yayınladı ve bu kitabında kadınların yazarlık veya başka mesleklerde söz sahibi olabilmeleri için kendilerine ait bir odaya ve bir gelire sahip olmaları gerekliliğini anlattı. Tam bir başyapıt olarak nitelendirilen bu eser feminizmin önemli göstergesidir. 1937 yılında The Years adlı romanının kaleme almış fakat savaştan ve kötü etkilerinden etkilenmeye başladı. Birçok dostunu kaybeden Woolf yüksek bir bunalım yaşamaya başladı.

8- İntihar Düşüncesi

Virginia Woolf, yaşamı boyunca kendisini sürekli olarak rahatsız eden psikolojik sorunlarla boğuştu. Yazarlık kariyerinde çoğu kez kendisini yetersiz gördü. Bir yandan da yaklaşan Dünya Savaşının ayak sesleri yüzünden büyük bunalımlara girdi.

9- Ölümü

Okuyamayan ve yazamayan bu şekilde aklını tamamen yitireceğinden endişe eden Virginia Woolf kendini ölmeye hazır hissetti. Takvimler 28 Mart 1941’gösteriyorken Bastonu ile Ouse ırmağına yürüdü ceplerini kendini suda batırmaya yetecek kadar taşlarla doldurduktan sonra ırmağın soğuk sularına kendini bıraktı ve yaşamını yitirdi. Ardında eserlerinin yanı sıra eşine yazdığı şu mektup kalmıştı:

"Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana verilebilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim her şeyim oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım, ben olmazsam rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sende göreceksin. Görüyorsun bunu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim şu ki, yaşadığım her mutluluğu sana borçluyum. Bana hep sabır gösterdin, çok iyi davrandın. Demek istediğim bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi o kişi sen olurdun. Bir tek senin iyiliğinden eminim, onun dışında her şey beni terk etti. Hayatını mahvetmeye devam edemem. Birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."

 

10- Eserleri


  • Dışa Yolculuk (1915)

  • Gece ve Gündüz (roman) (1919)

  • Jacob'un Odası (1922)

  • Mrs Dalloway (1925)

  • Deniz Feneri (roman) (1927)

  • Orlando: Bir Yaşamöyküsü (1928)

  • Dalgalar (roman) (1931)

  • Yıllar (1937)

  • Kendine Ait Bir Oda (1929)

  • Londra Manzaraları (1931)

  • Flush, Bir Köpeğin Romanı (1933)

  • Üç Gine (1938)

  • Perde Arası (1941)

  • Virginia Woolf'un Günlükleri

  • Pazartesi ya da Salı (1921)

Özgün İçerik


Nur Erler

Kitaplara kulak ver, yıllar önce yazılmış o sözcüklerin sana anlatacak çok şeyi var. Giresun Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.