10 Maddede Kronik Mutsuz Olup Olmadığınızı Açıklıyoruz

Hepimizin hayatta bazı zamanlar mutsuz hissettiği oluyor fakat bunu alışkanlık haline getiren insanlar için durum çok daha zor. Mutsuzluğu hayatın rutinindeki normal bir duygu olarak kabul edenler mutluluğu yeniden yakalamak için çaba verirler. Ancak kronik olarak mutsuz insanlar kendilerini “kurban” olarak görürler ve bu durumu kabul ettikleri için çözüm arayışında olmazlar.  

1. Bu insanların en belirgin özelliği çok şikayet edip az harekete geçmeleridir. 

Kötü giden her şeyin böyle devam edeceğini dile getirdikleri için sorunları çözmek için de harekete geçmezler. Daima şikayet halindedirler. 

2. Diğer insanları sürekli kötü yönde eleştirirler.

Olumsuz düşüncelere hapsolmuş bu insanlar etraflarındaki kişileri de daima kötü eleştirip yargılarlar. Diğer insanları kıyafetleri, yaşam biçimleri, hataları ve başarısızlıklarıyla değerlendirirler. 

3. Bu olumsuz fikirlerin ardında çok daha kötü duygular yatmaktadır

Sevgi... Mutsuzluğa alışmış insanlar için bu sıcak duygu da pek bir anlam ifade etmez. Dışarıya karşı nefret ve kin ile dolu olduklarından sevme eyleminin iyileştirici gücünden de yararlanamazlar. Başkalarını sevmemek için hep bir neden bulurlar. Bu yüzden karşı taraftan da sevgi görmeleri ve mutsuzluk çukurundan çıkmaları epey zordur. 

4. İlişkilerinde bir süre sonra ona saplantılı hale gelirler.

Sevgi ne kadar güzel ve insanı harekete geçiren bir duygu olsa da bazen saplantı haline gelebiliyor. Mutsuz insanlar da hayatlarındaki kişiye “sen benim her şeyimsin, sensiz yapamam” gibi takıntılı duygularla yaklaştığında ve o kişiyi kaybettiklerinde dünyanın sonu gelmiş gibi davranırlar. Bazen de sırf onu kaybetmemek için kendi mutluluğunu feda eder ve tavizlerle ilişkiyi yürütmeye çalışır. Bu da uzun vadede büyük mutsuzlukları beraberinde getirir.  

5. Geçmişteki başarısızlıklarına takılmış haldedirler.

Güzel ya da kötü ne yaşandıysa geçmişte olanlara bugünden sarılırcasına tutunmak sağlıklı bir davranış değil. Mutsuz insanlar da geçmişteki başarısızlıklarına ve kötü anlarına takılmış durumdadırlar. Yaşadıkları sorunları sürekli düşünerek karşılarına çıkan iyi olayları da görmezden gelirler. Mutluluğu ise bu kaybedişlerinin ardında ararlar.

6. Doğru ve güzeli görmek yerine yanlış ve kötüye odaklanırlar.

Evet, bugün dünyada her şey mükemmel gitmiyor olabilir. Bir akşam haberlerde tek bir güzel olaya bile rastlamıyor olabiliriz. Fakat bu güzel şeylerin olmadığı anlamına gelmiyor. Mutsuzluğa alışmış insanlar ise olay ve durumların hep kötü yanlarını görürler ve gün geçtikçe bu düşüncelerini büyütürler. Nereye nasıl bakacağımızı bilirsek olumlu şeyler bulmayı başarabiliriz.

7. Kronik mutsuzların en çok yaptığı şey ise başkalarını kıskanmak olabilir. 

Bu insanlar genelde hayata şansız geldiklerini ve çevrelerindeki mutlu insanların onun talihini çaldığını düşünürler. Bu da kendilerini diğer insanlarla kıyaslamayı ve sonra da o kişilere kıskançlık beslemeyi beraberinde getirir.

8. Korku ve endişeyle geleceği inşa etmeye çalışırlar. 

Hepimiz zaman zaman gelecek kaygısı çekiyor ve kendimiz için en iyisini planlıyoruz. Fakat bunu her şeyi kontrol edemeyeceğimiz gerçeğini unutmadan yapmalıyız. Mutsuz insanlar daima kaygı ve korku içinde, her anı kontrol etmek isteyerek ilerlemektedirler. Bu sebeple ellerinde olmayan sebeplerden dolayı planları aksadığında büyük hayal kırıklığına uğrarlar. Olumsuzlukları en aza indirmek yerine durumu kabullenmeyi tercih ederler.  

9. Güven eksiliğinden kaynaklı olarak kendilerinde mutlu olma hakkı görmezler.

Belki geçmişte başka insanlara zarar vermelerinden dolayı belki de mutluluğa layık olacak bir hayata sahip olmama düşüncesinden dolayı kendilerine mutluluğu yakıştıramazlar. Mutsuzluğu kaderleri olarak görüp gülmeyi, eğlenmeyi ve mutlu olmayı hak etmediklerini sanırlar. 

10. Hedefleri yoktur.

Bu insanlar yaşamın gayesini bulamamış hatta belki aramamış kişilerdir. Hayatı anlamlandırmadıkları için ne için yaşadıklarını da bilmez ve kendilerine başarmak için bir amaç koymazlar. Çünkü daha yolun en başında sonunun hüsranla biteceğine inanırlar. 

Bu özelliklerden birkaçı elbette zaman zaman bizde de mevcut olabilir. Ama asıl nokta sürekli hale gelmesidir. Bunların olmaması için yapacağımız şeyler oldukça kolaydır. Önce kendimize sonra da çevremizde bizi seven insanlara güvenmeli, onlara bir şans vermeli; şikayet etmeyi bırakıp harekete geçmeli; “ben” merkezli olmaktansa karşımızdakilerle empati kurmalı; zamanımızı keyifli hale getirecek hobiler edinmeli; duvarlar arasına kapanmak yerine açık havada vakit geçirmeliyiz. En önemlisi de bunları tek başımıza yapamıyorsak bir uzmandan yardım istemeliyiz. 

Mutluluğun en büyük temelleri şunlardır: Bir şey yapmak, bir şeyi sevmek ve bir şeyi umut etmek.” (Allan K. Chalmers) 

Bildiğini yaşayamıyorsa insan, yalnızlaşır ve mutsuz olur. Mutluluk, insanın düşündüğü, söylediği ve yaptığı şeylerin uyum içinde olduğu andır.” (Mahatma Gandhi) 

Mutluluk üzerine okuyabileceğiniz kitaplar:

Jonathan Haidt -  Mutluluk Varsayımı (The Happiness Hypothesis)

Dalai Lama - Mutluluk Sanatı (The Art of Happiness)

Daniel Gilbert - Mutluluk Üzerine Çeşitlemeler (Stumbling on Happiness)

 

Özgün İçerik


Yaren Ezgi Şen

TOBB ETÜ - Türk Dili ve Edebiyatı

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.