Sosyal Medya Bağımlılığına Son: 5 Maddede Sosyal Medyanın Olumsuz Yönlerinden Kurtulun!

Günümüzde sosyal medya hayatın o kadar büyük bir parçası haline gelmiştir ki neredeyse hayat sosyal medyanın büyük bir parçası haline gelmiştir bile diyebiliriz. Çoğumuzun sabah kalkar kalkmaz yaptığı ilk şey telefonundan tek tek bütün sosyal medya hesaplarına bakmaktır. Gece uyumadan önce yine bütün hesaplar kontrol edilir, tuvalete gidildiğinde bile telefon elden düşürülmez. Hatta yemek yerken bile Youtube'dan bir video açar izleriz, yada Instagramda geziniriz. Elinde telefon olmadan boş boş oturan bir insan gördüğünüzde siz de garipsediniz mi hiç? Düşünmek eyleminin yerini sosyal medyada gezinmek aldı çünkü değil mi?

Peki bu derece bağlı olduğumuz sosyal medyanın sizce psikolojimize etkisi nasıldır? Araştırmalar farklı farklı sonuçlar verse de hepsi bir şeyi doğruluyor, olumlu ya da olumsuz sosyal medyanın zihnimiz üzerinde kesinlikle bir etkisi var. Bunu olumlu ya da olumsuz hale getirmekse bir nebze sizin elinizde.

Sosyal medya eğer gerçekten kendimizi frenlemezsek bizi depresyona ve anksiyeteye sürükleyebilecek bir mecra. Bilimsel araştırmalar da bunu destekliyor. Peki sosyal medyayı nasıl efektif ve kontrollü kullanabiliriz, bunu 5 maddede inceleyelim.

1.Sosyal Medya İçin Ayrılan Zamanın Planlanması ve Bu Plana Uyulması

Geceleri yatmadan önce dijital ekranlara bakmanın zararlarını milyon kere duymuşsunuzdur. Ama yine de umursamıyorsunuz değil mi ? Çünkü Twitter'da okumanız gereken milyonlarca troll tweet dönüyor. Eh, napalım hayat zor! Belki onun yerine geceleri yatmadan kitap okuyabilirsin, ailenle vakit geçirebilirsin, ilham perin geldiyse sanatını konuşturabilirsin: resim yaparak, müzik besteleyerek, uzun zamandır aklında kurguladığın o hikayeyi yazabilirsin, dışarı çıkıp yürüyüş yapabilirsin, bir arkadaşını arayıp telefonla konuşabilirsin. Sabah kalkar kalkmaz ilk yaptığın şey telefona bakmak yerine evdekilere günaydın demek olabilir. Tuvalette telefon kullanmak ne kadar hijyenik olabilir ki düşününce! Yemek yerken telefonla uğraşınca o yemeğin tadını alıyor musun gerçekten, bunları sor kendine... 

2.Sosyal Medya Sitesine Giriş Yaparken Amacın Ne Olduğunu Net Bir Şekilde Belirlemek

Siz de Instagrama sadece belli bir hesabı incelemek için girip sonra en az 30 hesaba daha girdikten sonra nasıl oraya geldiğinizi düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Veya Youtube'a girdikten bir süre sonra 2000 senesinde yüklenen komik videoları izlemeye başladığınızı fark ediyorsanız, bu durumu da çoğu kişinin yaşadığını söyleyebiliriz. Çünkü sosyal medya dipsiz bir kuyu, içerikler asla bitmiyor ve siz kendinizi durdurmadığınız sürece kimse sizi durdurmayacak. O yüzden o ders videosunu izledikten sonra Youtube'dan çıkmayı bilmek gerekiyor. Evet her şey çok ilgi çekici, her şey cezbedici olabilir ama irademizi ortaya koyup DUR demeyi bilmemiz gerekiyor. Çünkü akıp giden saatleri geri alamıyoruz maalesef. Zaman değerini en az bildiğimiz ama sahip olduğumuz en değerli şey.

3.Kişinin Kendi Hayatı ile Başkalarının Hayatını Kıyaslama Davranışından Vazgeçmek

Evet, evet biliyoruz. Herkes çok mutlu, herkes sürekli gülümsüyor, herkes tatile gidiyor, kahvesini alıp yanında kitabını okurken kendini adeta cennette gibi hissediyor, spor yaptığı için o kadar sağlıklı ve o kadar muhteşem görünüyor ki hayatına +20 yıl kattığını fotoğrafa bakarak bile anlayabiliyoruz. Hayatın yükü altında ezilen bir tek sensin...

Peki o fotoğrafların 2 saniye öncesini veya sonrasını biliyor muyuz ? Hayır. Zaten onlar da bilmemizi istemiyor. Çünkü kimse fotoğraflarda göründüğü kadar mutlu değil. Herkes hayatının güzel kısımlarını yansıtıyor sadece. O yüzden kendi hayatını başkalarıyla kıyaslamayı bir an önce bıraksan iyi edersin. Çünkü bu psikolojini bozmandan başka bir işe yaramayacak. Eğer bu durum seni çok fazla etkiliyorsa da o hesapları takip etmeyi bırakabilirsin. Senden önemli mi ..?

4.Paylaşımda Bulunmadan Önce Düşünmek

Çoğumuzun yapmadığı bir şey maalesef... Paylaştıklarımızla yaşam tarzımızı yansıtıyoruz. Kendimize bir imaj oluşturuyoruz, gerçek veya sahte, fark etmez. İnsanlar bizi biz kendimizi nasıl gösterirsek öyle tanıyor. Bizi ona göre eleştiriyorlar, ona göre seviyorlar veya nefret ediyorlar. Bunun yanı sıra yarın bir gün geçmişte yaptığımız bir paylaşım karşımıza çıkıp bizi pişman da edebilir. Sosyal medyaya müdürlerinizin de erişimi olduğunu unutmayın! 

Her şey bir kenara, yaptığımız paylaşımların gerçekten bir başkasına faydası oluyor mu, bunu da düşünmeliyiz. Sosyal medyayı faydalı bilgiyi yaymak için, güzel amaçlar için de kullanabiliriz. Bu yine sizin seçiminiz. Sadece kafa dağıtmak istemekte de haklısınız tabii ki. Ama bunun da dışarıdan fark edileceğini unutmayın.

5.Önce Zihinsel Sağlığın Korunmasını Hedeflemek

Gün boyunca sosyal medya hesaplarınızdan gelen bildirimler eğer sizi çok rahatsız ediyor ve yapmanız gereken diğer işlere konsantre olmanızı engelliyorsa, bildirimleri kapatabilir, telefonunuzu sessize alabilir, hatta eğer kendinizi durduramıyorsanız o uygulamaları telefonunuzdan silebilirsiniz. Sonuçta hayat devam ediyor ve yapacak başka işleriniz de var. 1 saat, 10 saat, 1 gün, 1 hafta sosyal medyaya girmezseniz ne kaybedebilirsiniz ? Hiç sosyal medya hesabı olmadan yaşayan/yaşamış insanlar da var. Evet, gerçekten var! Leonardo da Vinci, Sokrates, Beethoven, Shakespeare, Pisagor, Dante, Darwin, Newton, Einstein, Tesla... Bunlar bunlar gibi bir çok ismin sosyal medya hesabı yoktu!

Sosyal medyanın ve onu takip etmenin hayatımıza stres kattığı bir gerçek. Medyayı takip ederken hayatın ne kadar hızlı akıp gittiğine şahit oluyoruz ve bu da istemeden bizi anlamsızlığa sürüklüyor. Bir anda "trend topic" olan bir konu bir gün içerisinde bile bayatlayabiliyor. Her gün, her saat başka bir şey gündem konusu oluyor. Neyi takip edeceğimizi şaşırıyoruz ve zaman akıp geçiyor... Durun ve kendinizi dinleyin. Elinizdeki o aygıtı bir kenara bırakın ve hayatı hissetmeyi deneyin. Biraz yavaşlamayı deneyin, hızlı yaşamanın size hiç bir faydası olmayacak, ya da her şeyi bilmenin. Sosyal medyada dönen her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Çoğu da güvenilir olmayan bilgileri özellikle. Bizim şu zamanda bir günde karşılaştığımız bilgi miktarı, eski çağlarda insanların bütün hayatları boyunca edindiği bilgiden daha fazla! Ve karşılaştığımız bilgileri nasıl kullanacağımızı bile bilmiyoruz çoğu zaman. Her şeyi tükettiğimiz gibi, bilgiyi de çok hızlı bir şekilde tüketiyoruz. Ama artık sosyal medyanın sizi tüketmesine izin vermeyin bence. Kontrolü elinize alın. 

Yukarıdaki 5 maddeye dikkat ederek sosyal medyanın hayatınızdaki olumsuz etkilerini engelleyebileceğinize/azaltabileceğinize inanıyorum. Böylelikle hayatınız daha huzurlu ve siz daha özgüvenli olabilirsiniz.

 

BONUS: Sosyal medyanın nasıl beklenilenin ötesinde sonuçlar doğurduğunu ve dünyadaki akıl almaz paylaşım çılgınlığını sosyal medyanın yaratıcılarının ağzından dinleyebileceğiniz Sosyal İkilem (Social Dilemma) adlı Netflix belgeselini öneririz.

 

Kaynak

 

Özgün İçerik

 


Zeynep Akyıldız

Sabancı Üniversitesi - Bilgisayar Bilimleri

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.