Pygmalion'un Hayalindeki Kadının Formu Galatea Ve Pygmalion Etkisi

Öyküye göre, Kıbrıslı Amathonte’in kızları Propoetidler, Afrodit’in (Roma Mitolojisindeki adıyla Venüs) kudretini ve tanrıçalığını reddettikleri için, Afrodit tarafından fahişelere dönüştürülürler ve iddia edilir ki bu kızlar dünya üzerindeki ilk fahişelerdir. Propoetidleri bu halde gören Pygmalion artık kadınlarla ilgilenmediğine kanaat getirir ve asla evlenmemeye karar verir. Pygmalion ise bir heykeltıraştır. Bu durum da onu kendi istediği gibi bir kadının heykelini yapmaya iter.

Pygmalion’ın fildişinden yaptığı bu kadın heykeli o kadar güzel olmuştur ki, yaşayan hiçbir kadın onun güzelliğine yanaşamaz. Pygmalion ona âşık olmuş halde bulur kendini… Aşk, bereket ve güzellik tanrıçası olan Afrodit onuruna verilen festivalde ona bir adak adar Pygmalion: Afrodit’ten fildişinden oyduğu kadınına benzeyen bir gelin istemiştir arzularını kabul etmekten korka korka. Evine dönüp de heykelini öptüğünde kadının dudaklarının sıcak olduğunu hisseder. Bir de bakar ki emek emek oyduğu heykelden kadını kanlı canlı karşısında duruyor. Anlar ki Afrodit ona dileğini bağışlamıştır. Hemen evlenirler. Ozanlar bu kadına daha sonradan deniz perisinin de ismi olan Galatea adını vereceklerdir. Goethe ise ona mitolojik Kartaca şehrinin kraliçesi Dido’nun diğer ismi olan Elise’i vermiştir.

PYGMALİON ETKİSİ

Bu mitolojik öykü beklentilerin gücünü gösteren bir metafor olarak kullanılıyor. Bu olguya Pygmalion etkisi bazen Galatea, bazen Rosenthal etkisi, kendini doğrulayan kehanet, pozitif öz beklenti, iyimserlik, özgüven ya da sadece inanç olarak adlandırılıyor. Basit bir ifadeyle, genelde hem kendimizden hem de başkalarından ne bekliyorsak onu alırız. Çok şey bekliyorsak çoğunu, az şey bekliyorsak azını elde ederiz.

Bu olgu Dr. Robert Rosenthal’ın yaptığı bir çalışmada açıkça ortaya kondu. Öğretmenlere IQ testine dayalı olarak bir kontrol grubundaki öğrencilerin çok başarılı oldukları söylendi, oysa öğrenciler IQ’larına bakılmaksızın gelişigüzel seçilmişlerdi. Birkaç ay sonra yapılan test sonuçlarında kontrol grubundaki öğrencilerin ötekilerden daha başarılı olduğu saptandı. Öğretmenlerin o gruptaki öğrencilerden yüksek beklentileri, öğrenim düzeyinin artmasına neden olmuştu.

Kendi hayatınızda kazanma beklentisi içinde olmamız, kazanma olasılığımı yükseltir. Daha iyi sonuçlar elde etmemize yardımcı olur. Daha iyi sonuçlar ise inancımızı ve özgüvenimizi artırır. Bu da kendimizden daha iyisini beklememize, ardından da daha fazla kazanmamıza yol açar ve bu yükselen döngü sürüp gider. Kendi kendini doğrulayan bir kehanete dönüşür.

Harvard işletme okulundan Rosabeth Moss Kanter diyor ki: Özgüven kişinin iyi sonuçlar alacağı yolundaki pozitif beklentisinden kaynaklanır. Kazanmak kazanmayı doğurur, çünkü dört kademede güven yaratır. Bu dört kademenin ilki özgüvendir, ikinci kademeyse birbirine güvenmektir.

Dolayısıyla daha fazla sonuç almak istiyorsanız hem kendiniz hem de takımınız adına kazanma beklentisi içinde olun. Ne pahasına olursa olsun değil onurlu bir şekilde. Başkalarını harcayarak değil, başkalarıyla birlikte. Bunu gerçekleştirmenize yardımcı olacak temel yaklaşım kazanma beklentisi içinde olmak ve başkalarının da kazanmasını beklemektir.

KAYNAK

KAYNAK


Hülya Yavuz

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Hülya Yavuz..

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.