Karar Verirken Zihnimizde Neler Oluyor?

Karar Verirken Zihnimizde Neler Oluyor?

Başımıza gelen olaylar gerçekten de seçimlerimizin sonuçları mıdır? Bir düşüncenin, görüşün, kişinin veya davranışın diğer alternatiflerinden ayrılması olarak tanımlayabiliriz seçme eylemini. Seçim sürecinin arkasında karar verme mekanizmaları yer alır ve bu mekanizmalar tamamıyla zihinsel bir nitelik taşır. İçinde bulunduğumuz durum karşısında elimizde olan verileri değerlendirir, harekete geçmek adına bir karar veririz. Kimi zaman elimizdeki veriler yeterli olmaz ve tecrübelerimize, değer yargılarımıza ve genel kabul gören görüşlere göz atma ihtiyacı duyarız. Sığ bir görüşe sahip olmamaya, üstünkörü bir muhakemeye izin vermemeye çalışırız. Alacağımız kararların rasyonel vasfı bir yana, özellikle başkalarını da ilgilendiren bir kararın ahlaki yönü büyük önem arz eder. Burada vicdan kavramı da karşımıza çıkacaktır elbette. Sahi, nedir vicdan? Çıkarlarımız için davranışlarımıza bir kılık yaratmak mı?

vicdan, kararsızlık, seçme

Seçim sürecimizde bizlere yardımcı olan belli başlı parametreler vardır. Olgular, gerçekler, duygusal unsurlar, vb. Bu parametreler tek başlarına değillerdir hiçbir zaman. Muhakkak başka bir parametreyi içinde barındırırlar, insan psikolojisinin bir sonucudur bu. Örneğin istek, arzu ve ihtiras içinde dürtüyü barındırır. İçgüdüsel faktörler ve diğerkamlık, akılcı düşünce ile zaman zaman çatışma halindedir. Söz gelimi, bir adaletsizlik karşısında öfke ve intikam alma hisleri etrafımızı sarar. Bir yandan küçük düşmüş ve çaresiz hissederiz, bir yandan da ortak menfaatler ve değerler için savaşmak isteriz. Ölçülü yanımız ise olası hadiselerin risklerini bize hatırlatır, daha itidalli bir yol düşünmemizi salık verir.  Fakat öyle zamanlar olur ki, karar verme sürecinde çıkmaza girer, epey zorlanırız. Bu konuyu biraz daha eşelemek amacıyla meşhur tramvay deneyini bir inceleyelim.

tramvay, çatal, troleybüs, yol, ayrım

İçinde sadece sizin yolcu olduğunuz, yokuş aşağı giden bir tramvay hayal edin. Tabii bir de sürücü var. Sürücü birden frenlerin tutmadığını haykırıyor ve kafanızı çevirdiğiniz sırada sürücünün bayıldığını görüyorsunuz. Camdan ileriyle doğru baktığınızda ise arkası dönük beş çocuğun yol üzerinde oynadığını fark ediyorsunuz. Hemen bir aksiyon almanız gerek, aksi halde belki de o çocuklar yaşamlarını yitirecek. Çocuklara yaklaşırken bir çatala geldiğinizi ve yolu değiştirebileceğinizi anlıyorsunuz, fakat diğer yolun üzerinde arkası dönük bir çocuk var. Bu arada tramvay bir hayli hızlı ve hemen karar vermeniz gerekiyor. Beş çocuğun hayatına karşılık bir çocuğun hayatı mı yahut bir çocuğun hayatına karşılık beş çocuğun hayatı mı?

kararsızlık, düşünceler, pişmanlık

Bahsettiğimiz düşünce deneyinin bu denli sert sınırlarının olması, karar verme mekanizmalarının daha rahat incelenmesine olarak veriyor. Çıkarımlarımız, günlük yaşamımızda büyük etkiler yaratacaktır. Bu tür hususlarda vereceğimiz kararın doğrusu, yanlışı yoktur. Bizi en çok zorlayan da budur, bizi bir tür açmaza sürükler. Bir seçim yapmak zorunda bırakılırız, kendimizi değiştiremeyeceğimiz koşulların içinde buluruz. O halde kilit soruyu kendimize soralım: Bu koşulların değişemeyeceğini kabul mü edeceğiz, yoksa zararı en aza indirmek için düzene müdahale mi edeceğiz?


Süleyman Yalçın

Meraklı, tutkulu, aykırı.

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.