Çağın Efsanesi: Yapay Zeka İnsanlığa Hükmedebilir mi?

Çağımızda sadece teknolojinin değil tüm alanların gündeminde yer alan en popüler konu: Yapay Zeka.

Özellikle Endüstri 4.0 devrimiyle birlikte birçok sektörde eski trend uygulamalar yerini Nesnelerin İnterneti(IoT), Yapay Zeka, Akıllı Fabrikalar, Bulut Bilişim, Arttırılmış Gerçeklik, 3 Boyutlu Yazıcılar gibi teknolojilere bırakmış durumda. Yeni akımın en heyecan verici özelliği bu uygulamaların kendi aralarında koordineli bir şekilde çalışabiliyor olması. Yapay zeka ise aralarında en dikkat çeken teknoloji trendi. İlk etapta yapay zeka denildiğinde aklımıza insanlarla konuşan, ev işlerini yapan hatta insanlar yerine çalışan robotlar gelebilir. Bu kısmen doğru, yapay zeka bu örnekleri kapsar fakat çok bilinen bir yanlışa da değinmeliyiz; yapay zeka sadece robotlardan ibaret değildir. Genel anlamıyla makinedir ve geri bildirimini almak istediğimiz her davranış, hesaplama, tahmin ve benzeri parametreleri makinelere öğretiriz. Makine öğrenmesi kavramı gerçek anlamda bu aşamada kullanılmaktadır. Bu makine bazen bir bilgisayar, robot, telefon vb. olabilir. Makine verilerin toplanıp işlendiği ortamdır. Ancak verileri toplamak için birçok farklı veri kanalına (GPS,Termometre,Tartı gibi bilumum aklınıza gelebilecek şeyler) ihtiyaç duyabiliriz fakat bu veri kanallarını yapay zeka olarak adlandıramayız. Bu veri kanallarından aldığımız bilgileri yapay zeka biliminin disiplinlerine göre işlediğimiz takdirde onlara bir anlam yüklemek mümkündür. Bu konuyu Prof. Dr. Gökhan Silahtaroğlu: “Yapay zeka bir şey değildir, birçok şeyin bir araya gelmesidir.” sözleriyle özetlemiştir. Makine öğrenmediği sürece gerçekleştirdiği eylemlere kodlama, otomatik sistemler gibi isimler verebiliriz ancak toplanan veriler makinede bir araya geldiğinde rasyonel çıktılar sağlaması için kullanılan algoritmalar sayesinde öğrenme evresi gerçekleşir.

 

header-background

 

Yapay Zeka İnsanlığa Hükmedebilir mi?

İlk bölümde değindiğimiz gibi yapay zeka çalışma prensibi olarak ona öğretilen motiflerle beraber verilerden öğrenir, tahmin ve analizlerini algoritmalar doğrultusunda gerçekleştirir. Örneğin; veriler anlamlandırılarak alışveriş esnasında bebek bezi aldıktan sonra hangi ürüne yöneleceğimiz tahmin edilebilir veya yaş, boy, cinsiyet gibi parametreler baz alınarak müşterinin kaç beden gömlek satın alınacağı bilinebilir. Fakat yapay zeka çağın ötesinde gelişmeye devam ederek artık sadece yüzümüze, yürüyüş şeklimize, konuşma tarzımıza dahi bakarak tahminlerde bulunuyor. İlginç yanı gün geçtikçe bu tahminler artık tahmin kategorisinden çıkıp birer tespite dönüşüyor. Örneğin; bir otele giriş esnasında yüzünüz sisteme okutularak siz isteklerinizi beyan etmediğiniz halde hangi odayı tercih edeceğiniz, nelerden şikayet edeceğiniz, akşam yemeğinde ne isteyeceğiniz gibi spesifik şeyler tahmin edilebiliyor. Suçlular yüzlerini saklasalar dahi artık kamerada görülen yürüyüş motiflerine bakılarak kimlikleri tespit edilebiliyor. Yapay zeka ve IoT teknolojisinin entegresi ile buzdolabımız ne zaman süt sipariş vereceğinizi bilmekle kalmayıp siparişi kendisi verebiliyor. Özellikle yapay zekanın doğal dil işleme özelliği sayesinde insanlara biraz daha yaklaştığını da söylemek mümkün.

Makine öğrenmesinin bir sonu olmadığını varsaydığımızda büyük çoğunluğun aklında bir soru beliriyor: Yapay Zeka İnsanlığa Hükmedebilir mi? Bu sorunun oluşmasında Stephen Hawking ve Elon Musk gibi önemli isimlerin yapay zekanın geleceği hakkında olumsuz senaryolara olan inancı da büyük rol oynuyor. Bu konu üzerine çeşitli distopyalar oluşturulması mümkündür ancak ilk bölümde de belirttiğimiz gibi yapay zeka siz ona bir şey öğretmeden harekete geçemez. Dolayısıyla yapay zekanın ne için kullanılacağını belirlemek bizlerin elindedir ve yapay zeka bir araçtır, amacını insanlar belirler. Örnek verecek olursak hiçbir suç aleti kötü bir olaya karıştığı için ceza almaz, o aleti kötü emelleri için kullanan insanlar ceza alır. Bilgisayarımız çöktü diye virüse tepki gösteremeyiz, muhakkak siyah şapkalı kategorisine giren kötü niyetli bir hackerin o virüsün ortaya çıkışında parmağı vardır. Bu kötü gelecek senaryolarını gerçeğe dönüştürecek bir etken varsa yine insanlığın elinden çıkacaktır. Teknoloji ve özellikle internet için sık kullanılan genelgeçer söylemin yapay zeka için de geçerli olduğuna inanıyorum, iyi niyetli kullanımında sonsuz bir fayda vadettiği gibi kötü amaçlar için de aynı cömertlikte davranacaktır.

Daha fazla örnek için videoyu izleyebilirsiniz

Gökhan Silahtaroğlu - TEDx Konuşması

 

Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazarlarından Tayfur KAHRAMAN tarafından oluşturulmuştur.

Yazar

Öğrenci Kariyeri

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Öğrenci Kariyeri..

0 Yorum

Yorum Yap

😄

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.