İkinci Yenilerin Vazgeçilmez Şairi: Cemal Süreya


  • Cemal Süreya 1931 Erzincan doğumludur. Asıl adı Cemalettin Seber'dir. Cemalettin ailedeki dört çocuğun en büyüğü olarak dünyaya gelir.

  • 1925'teki Şeyh Sait isyanıyla başlayıp 1938'e dek süren isyan hareketleri birçok ailenin bulundukları yerlerden alınarak, başka kentlerde oturmaları zorunluluğu getirilir. Cemal Süreya'nın ailesi de 1938'de Erzincan'dan Bilecik'e gönderilir.

  • İyi bir eğitim alması için İstanbul'a halasının yanına gönderilir; Beyoğlu 37. İlkokulunda okula başlar.1942 yılında 11 yaşındayken yeniden Bilecik'e döner. Ortaokulu da Bilecik'te okuduktan sonra İstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'ne kaydolur ve daha sonra 1954'te Ankara Üniversitesi'nde İktisat ve Maliye bölümünü bitirip müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik yapar. 1954'te Eskişehir Vergi Dairesinde çalışmaya başlar. Ancak eşiyle anlaşamamaktadır bir yandan maddi sıkıntıları da vardır. Bu sorunların da etkisiyle yeni bir maceraya atılarak Üvercinka adını verdiği kadına aşık olur fakat bu ilişki kısa sürer.

    " İlk görev yeri Eskişehir Vergi Dairesi'dir. 'Nehirler Boyunca Kadınlar Gördüm' şiirinden Porsuk nehri ve kadınlar geçer."



  • 1978'de Kültür Bakanlığında Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapan Cemalettin , emekli olduktan sonra  yayınevlerinde danışman ve redaktör olarak çalışmıştır.


  • Cemal Süreya, yaşamı boyunca 4 kez resmi olarak evlendi ve pek çok farklı ilişkisi oldu. c2


fft99_mf5174227

  • Cemal Süreya, hayatı boyunca çok fazla şımartılıp ve anne sevgisiyle büyüyen bir çocuk olmamıştır. Birsen Sağnak ile evli olduğu dönemde  enfarktüs hastalığına yakalanmış ve gizli bir şekilde tedavisini sürdürmüştür. Zühal Tekkanat'tan olan oğlu Memo'nun tutarsız ve dayanılmaz psikolojik durumları Zühal Hanım, Memo Ve Cemal Süreya'ya kendi evini onlara bırakmış ve evi bir süreliğini terk etmiştir. B.Sağnak , Cemal Süreya huzurlu olsun diye evini bile bırakacak kadar alçak gönüllü bir kadındır. Memo'nun tutuklama kararı Cemal Süreya' en çok sarsan haber olmuştu. Tahliye olduğunda zorla babasının evine taşındı ve evi yaşanılmaz bir hale getirdi her şeye karışmaya başladı ev tam anlamıyla sinir hastalıkları hastanesinde bir koğuşa döndü.

  • Babasının kitaplarını satar, yakar , yırtar ve kütüphaneye kendi dini kitaplarını yerleştirir. Zühal Hanım da yanlarında olduğu süre zarfında şiddete maruz kalır. Bir gün Cemal ve oğlu kavga eder ve Memo tarafından dövülerek sokağa atılan Süreya sokakta arkadaşı Muzaffer Buyrukçu tarafından perişan halde bulunur. Gece saatlerinde oğluyla tekrar tartışmaya başlar ve Memo şuurunu kaybetmiştir. Cemal Süreya artık Memo'nun iri cüssesiyle baş edemez . Bu dayak Süreya'nın sonunu getirir. Hastanelik olup bu darbeyi atlatamaz. Hastanede şekeri yükselir ve hak etmediği bir şekilde hayatını kaybeder. 


 6645_spotresim                                         

  images (2) 




  • Cemal Süreya , okumaya ilkokul öğrencisiyken , başta Hz. Ali cenkleri olmak üzere dinsel konulu kitaplarla başlar. Sonra ne bulursa okur. İlk dergicilik deneyimini de ilkokulda yaşar . Ortaokulda iken  okuldan kalan zamanlarını Halkevi kitaplığında geçirir.Bulduğu dergileriromanları okurOkulda öğretmeninin yardımıyla Fransızca öğrenmeye çalışır. Dostoyevski'den çok etkilenir. Daha üçüncü sınıfta  Suç ve Ceza 'yı okur ve hep tutkulu bir Dostoyevski hayranı olarak kalır.


 fft16_mf11603396





  • Cemalettin, en beğendiği yazarların isminleri inceler gelecekte yazar kimliği için bir isim hayal eder. Bu sebeple ilk adını Cemal olarak kısaltır ; Süreyya'yı da ekleyerek Cemal Süreyya Seber biçimine getirir.  Yıllar sonra Süreyya 'daki y'lerden birini atar. Bunu 1956'da yayımladığı Elma adlı şiirin son dizesinde belirtmiştir.


    ELMA
    Şimdi sen çırılçıplak elma yiyorsun 
    Elma da elma ha allahlık 
    Bir yarısı kırmızı bir yarısı yine kırmızı 
    Kuşlar uçuyor üstünde 
    Gökyüzü var üstünde 
    Hatırlanacak olursa tam üç gün önce soyunmuştun 
    Bir duvarın üstünde 
    Bir yandan elma yiyorsun kırmızı 
    Bir yandan sevgilerini sebil ediyorsun sıcak 
    İstanbul'da bir duvar

    Ben de çıplağım ama elma yemiyorum 
    Benim öyle elmalara karnım tok 
    Ben öyle elmaları çok gördüm ohooo 
    Kuşlar uçuyor üstümde bunlar senin elmanın kuşları 
    Gökyüzü var üstümde bu senin elmandaki gökyüzü 
    Hatırlanacak olursa seninle beraber soyunmuştum 
    Bir kilisenin üstünde 
    Bir yandan çan çalıyorum büyük yaşamaklara 
    Bir yandan yoldan insanlar geçiyor çoğul olarak 
    Duvarda bir kilise 

    İstanbul'da bir duvar duvarda bir kilise 
    Sen çırılçıplak elma yiyorsun 
    Denizin ortasına kadar elma yiyorsun 
    Yüreğimin ortasına kadar elma yiyorsun 
    Bir yanda esaslı kederler içinde gençliğimiz 
    Bir yanda Sirkeci'nin tiren dolu kadınları 
    Âdettir sadece ağızlarını öptürürler 
    Ayaküstü işlerini görmek yerine 

    Adımın bir harfini atıyorum                                     (1956)



 

Cemal Süreya edebiyatımızda daha çok şair olarak tanınmakla birlikte aynı zamanda önemli bir deneme yazarımızdır. Mülkiye'de okurken, Fakülte dergisi Kazgan 'ın yayın kurulu başkanlığını yapar. Şiirlerini burada Cemsef takma adıyla yayımlar.

  • Yayımlanan ilk şiiri Şarkısı Beyaz , Mülkiye Dergisi'nin 8 ocak 1953 tarihli 11. Sayısında çıkar. Cemal Süreya'nın asıl ün kazandığı şiiri Gül  şiiri 1954 Haziran Yeditepe dergisinde yayımlanır.Ağustos 1960'ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkardı.

    gul_siiri1



  • KULLANDIĞI DİĞER TAKMA ADLAR: Osman Mazlum, Ali Fakir, Dr Suat Hüseyin, Hasan Basri ,Suna Gün ,Ali Hakir, Hüseyin Karayazı , Adil Fırat gibi.34588_134432589929751_134431776596499_164913_1330225_n

  • İkinci Yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılır. Modernizmin yoğun biçimde yaşadığı siyasi ve sosyal atmosferde şiir yazan Cemal Süreyadöneme özgü hassasiyetlerden, politik çatışmalardan ve bireye özgü anlamsızlık, hiçlik duyumsamasından etkilenen bir şairdir.

  • Cemal Süreya'nın dil konusunda ne kadar hassas olduğunu yazılarını okurken hemen fark edebilirsiniz. Türkçeyi her zaman anlatım olanakları geniş, zengin bir dil olarak niteleyen yazar bu konuya sık sık değinir: “Türkçe'den bir kıl kopar, içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır. Ama Türkçe'den koparacaksın...” (Cemal Süreya, 2002 :165).

  • Cemal Süreya'nın şiirlerinde, belki de çocuklukta yaşamış olduğu ölüm temelli travmaların sonucu olarak ortaya çıkan hüzün, acı, bunaltı, yalnızlık gibi trajik önermeleri olan izlekler şiirindeki sözcük kabuğunun altında akan bir türlü gizli bir nehir gibi işlenir. Bu kavramlar doğrudan verilmez , tersine üstü örtülü bir yatakta ağlayan çocuk gibi sadece iç çekişlerinden anlaşılır.

    C2SnzvdUsAAUlqy-620x330



  • "Şiir anayasaya aykırıdır"  diyerek ironik bir bakış açısıyla şiirin hiçbir mantık ve düzene uymayacağını söylemiştir.


Yirmi beş yıl TDK üyeliği yapan Cemal Süreya bu üyeliği sona erdikten sonra da Türk Dil Kurumu’nun çalışmalarını ve dil konusundaki tartışmaları takip etmiştir.

 DYALakKX0AEBJcM

Lirizm ve erotizm onun şiirinin özelliğidir. Şairin en sık işlediği temalar, aşk, kadın, yalnızlık, sosyal ve siyasal eleştiriler, ölüm, Tanrı düşüncesi, portreler ve manzum poetikadır


     AŞK 



Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. 
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. 
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin 
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık 
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı 
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü 
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti 
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz 
Sanki hiç olmamıştı 

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu 
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar 
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların 
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek 
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken 
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti 
Çünkü iki kişiydik 

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya 
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız 
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu 
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük 
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde 
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra 
Sonrası iyilik güzellik.  

(1954)


ŞİİR:


Üvercinka (1958), Göçebe (1956), Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973), Sevda Sözleri (1984 , Üvercinka, Göçebe , Beni Öp Sonra Doğur Beni,Uçurumda Açan - 1984- ile birlikte ),Güz Bitiği (1988),Sıcak Nal (1988),Sevda Sözleri (1990, tüm şiirleri )


DENEME- ELEŞTİRİ:


Şapkam Dolu Çiçekle (1976),Günübirlik (1982),99 Yüz (1992),Uzat Saçlarını Frigya (1992),Folklor Şiire Düşman (1992), Aydınlık Yazıları / Paçal (1992),Oluşum'da Cemal Süreya (1992),Papirüs'ten Başyazılar (1992),Toplu Yazılar I ( 2000, Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar ),Toplu Yazılar II (2005,Günübirlikler )


GÜNCE:


999 GÜN / Üstü Kalsın (1981)


MEKTUP:


Onüç Günün Mektupları (1990)


ÇOCUK KİTABI:


Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)


Çok fazla sayıda da çeviri eserleri vardır. Bunlardan en popülerleri :


Palto (Gogol-1968)


Yeşil Papa (Asturias-1967)


Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)


Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)


Vadideki Zambak (Balzac-1985)


Nekrassov (Sartre-1971)


Gönül ki Yetişmekte (Flaubert- 1971)


Goriot Baba (Balzac- 1974)


Meyhane (E. Zola- 1974) vb. eserler.


Baktığımızda Türk edebiyatına çok fazla eser kazandırmış bir şairdir Cemal Süreya. Bu kadar teorik bilgiden ziyade size Cemal Süreya'nın şiirlerinde yer alan önemli terimlere değinmek istiyorum.


CEMAL SÜREYA ALFABESİ


ANKARA: Şairin ana karası. Kürkçü dükkânı: " Bende tarçın sende ıhlamur kokusu/ yürüdük başkentin sokaklarında".


"BAYAN NİHAYET": Son aşkı. " Bayan nihayet" takma adıyla Birsen Sağnak.


CEMALETTİN SEBER: Ya da nam-ı diğer Cemal Süreya. Adını kısaltınca harflerin yüzü aydınlanır sanki. Seber’inse anlamı yoktur ona göre.


ÇINNNNN! :  Kulağımız şiirden çınlıyorsa ilk o gelir aklımıza: “Saat çini vurdu birden: pirinççç" ("Ülke” şiirinden).


DARPHANE:Şairden Darphane müdürü olursa, sağcı ekonomi bakanına da Darphanenin kapıları açık ama gönül kapısı kapalı olur!


EVLİLİK: "Düğmesini diken her kadınla evlendi” sözü belki de şairin ürettiği bir söylencedir. Aşk kadar şefkat de arayan bir adamın sızısı.


FİYAKA: Çaktırmadan fiyakalı. Şiiri de öyle, yazısı da, cümleleri de: ‘Şiir Anayasaya aykırıdır’, ‘Folklor şiire düşman’, ‘Şiir geldi kelimeye dayandı’...


GÖÇEBE: Senfonik şiir, yaylılar, vurmalılar, nefesliler, bir de “Biliyorsun ben hangi şehirdeysem / yalnızlığın başkenti orası”.


"Ğ VİTAMİNİ": ”Bilginlerimiz sağolsunlar / Bir vitamin buldular / Çalışınca azıcık; / ... / Yumuşak G Vitamini: / Ulusalcılık!”


H NOKTASI: Cemal Süreya şiirinin H Noktası: Humor, haşarı, hınzır, hazcı, yani hedonist, hayati, Hatay Meyhanesi...


ILIŞTIRMAN: "Adı İlhan Berk Olan Şiir”e kendisini koymamıştır. Ben ekliyorum: “Cemal Süreya ılıştırman”.


İKİNCİ YENİİkinci Yeni’nin en eskisi. Birinci Yeni’den daha Garip. Üç şiir ortasında büyümüş!


JEST:“Şiirim tutku ve jesttir” diye yazdı. Jest onda bir mahcubiyet olarak göründü, bazen de bir mesafeyle ortaya çıktı. Kendisine taktığı soyadından harf atması da bir jestti.


KARS:  Cemal Süreya’nın ‘Kars’ını okudum ya, Kars’ı hiç görmesem de olur... mu? “Öyle güzel ki ölürüm artık / Beyaz uykusuz uzakta / Kars çocukların da Kars'ı”.


LOKMAN : “Lokman şair senin hayatın / Yedi kırlangıcın hayatı kadar / Altısını ardı ardına yaşadın / Bir kırlangıcın daha var" dedi, yedincinin kanadı kırıldı.


MONA ROSA: Mülkiye’den, parasız yatılılıktan, İkinci Yeni’den ve mahcubiyetten arkadaşı Sezai Karakoç’un ünlü mesnevisi Mona Rosa‘ya desenler çizmiş Süreya. Acep nerdedir?


NEHİR: İlk görev yeri Eskişehir Vergi Dairesi’dir. “Nehirler Boyunca Kadınlar Gördüm” şiirinden Porsuk nehri ve kadınlar geçer.


ORTADOĞU: “Biz kırıldık daha da kırılırız / kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza".


ÖLÜM:  Üstü kaldı! “Her ölüm erken ölümdür” derken, “Ama, ayrıca aldığın şu hayat / fena değildir" demeyi de unutmadı. Son jestini ‘Sayın Tanrı’ya yaptı!


PAPİRÜS: Nasıl ki “Bir kitapta resim şart”sa, Cemal Süreya deyince de Papirüs’ten söz etmek şart. Hayatındaki kadınlar gibiydi Papirüs de, aşka abone olmak gibiydi, dergisiydi.


RENKSEMEZ: “Behçet Necatigil Şiirlerini, Nereye Yazardı” şiiri o buluşla başlar: “Renksemez Camgöz”. Necatigil için “Hep arka pencereden baktı” der.


SEVDA SÖZLERİ: Sevdadır bütün sözleri, demeli. Sevmeyi olduğu kadar, belki daha da çok sevilmeyi severdi. Sevilmez mi?


ŞEMSİYE: İmge kurucu, metafor bulucu. Herkese dokundu şemsiyesinin ucu: “İlhan Selçuk: Gerçeğin sesi. Yarı otomatik şemsiyesi de zaten ger-çekk! diye açılır!”


TEKNOKRATLAR: ‘Büyüklendiği’ tek şiir: “Bütün mimarlar yüksek mühendisler de / Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta!" Söyleyişini severim de sitemini ya da duygusunu sevmem bu şiirin, Cemal Süreya’ya yakıştıramam!


UÇURUMDA AÇAN :  (1984) Hayatta en sevdiğim aşk şiiri olan “Ama Senin”, Uçurumda Açan bu kitapta açmıştır: “Daha nen olayım isterdin, / Onursuzunum senin!”


ÜVERCİNKA: (1958) Güvercin kanadından Üvercinka’ya, Türk şiirinin başyapıtlarından birine: “Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız”. İkinci Yeni tramvayı.


VAGON :  Üç yerde oturdum masasına. Cağaloğlu’ndaki Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde, Kadıköy iskelede Hatay Meyhanesi’nde ve Vagon Kıraathanesi’nde.


YUNUS : “Yunus ki süt dişleriyle Türkçenin / Ne güzel biçmişti gök ekinini”.


ZUHAL:  Zuhal Tekkanat ile 1967’de evlendi, oğulları oldu, Memo. Zuhal, Elif Sorgun adıyla şiirler yazdı. Cemal Süreya, edebiyatımızın en güzel aşk mektupları sayılan On Üç Günün Mektupları’nı, kalp ameliyatı için hastaneye yatan Zuhal’e 12-24 Temmuz 1972 tarihleri arasında yazdı.



( HAYDAR ERGÜLEN - CEMAL SÜREYA İÇİN 59 KIRLANGIÇ KİTABI )

366x218-ara-gulerin-arsivindeki-surprizlere-hazir-olun-1547840663089

CEMAL SÜREYA HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER:




  • Kızı Ayçe'nin nikahına çağrılmadığı için katılmamıştır.

  • Paris’teyken hiç görmediği Kars hakkında “Kars” adlı şiirini yazdı.

  •  Futbol tutkunudur.Dostlarıyla sık sık futbol oynardı.

  • Kız çocuklarına hayran olan Süreya, iki kız çocuğunun olmasını isterdi. Birine “Kelime” ötekine “Elif” adını verecekti.

  • Doğum tarihi belirsizdir. Kendine farklı doğum günleri belirlerdi.

  • 29 farklı evde ikamet etmiştir.

  • Her edebiyatçı gibi sigara tutkunudur.

  • İlk eşi Seniha Hanım ile çok fazla kavga ederlerdi. Bu kavgalar sırasında sinirlenir Cemal'in  kitaplarını yırtmıştır.

  • Şahsiyet Rötarı : Her akşam iş çıkışı oyalanmadan eve gelen Cemal Süreya. Bir gün Tomris dayanamayıp "biraz gez dolaş arkadaşlarınla buluş" dedikten sonra akşamları eve geç gelmeye başlamış. Bu akşamların birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris Uyar, apartmanın girişinde oturan Cemal´i görmüş ve gerçek ortaya çıkmış. Cemal Süreya yine her akşam iş çıkışı oyalanmadan eve geliyor fakat aşağıda oturup bilerek "gecikiyordu".


Evet böyle aşk için yaratılmış bir adamdı Cemalettin Seber.


“Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu.


Kim sorarsa saat kaç diye,cevabım hep aynı; O´na doğru.”


Yazdığı, söylediği ve edebiyatımıza kazandırdıklarından dolayı onu teşekkürü borç bilirim. İyi ki bu topraklardan geçmişsin edebiyatımızın Cemal Süreya'sı !


images


KAYNAKÇA:




  • Haydar Ergülen- Cemal Süreya İçin 59 Kırlangıç.

  • İnci Enginün- Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı.

  • Muzaffer İlhan Erdost - Üç  Şair.

  • Nazan Arısoy - Cemal Süreya.


Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazar ekibinden Elif TURANLIGİL tarafından oluşturulmuştur.


Yazar

Öğrenci Kariyeri

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Öğrenci Kariyeri..

0 Yorum

Yorum Yap

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.