Ekonomideki Görünen Elin Müdahale Şekli

Günümüzde merkez bankaları ekonomideki en önemli kurumlar arasında yer almaktadır.  Merkez bankaları, Amsterdam Bankasının (merkez bankalarının öncüsü) kurulduğu 1609 yılından bu yana çok fazla gelişim ve değişim göstermiştir. Dünyanın ilk Merkez bankası olan İsveç Ulusal Bankası para basma görevini üstlenmiş ve piyasanın ihtiyacı olan paraları gümüş ve altın standartların göre üretmişlerdir. Daha sonraları ticareti yönlendirebilmek için faiz oranlarını ayarlamışlardır. Hükümetlerin veya bankanın paraya ihtiyacı olduğunda ise ortaya borçlanma senetleri çıktı. Aslında bu borçlanma senetleri merkez banklarından daha önce de mevcuttu ve insanlar alışverişlerinde para yerine bu borçlanma senetlerini kullanıyordu. Ancak bu senetlerin farklı devlet garantörlüğünde olmasıydı. Zamanla merkez bankaları hükümetlerin ekonomideki faaliyetlerinin yürütülmesinde yardımcı kurum olmaktan ekonomik kararların alınması ve yönetilmesinde sorumlu bir kuruma dönüştü. Temel amaçları ise para biriminin ve para arzının istikrarının sürdürülmesidir.

Ülkemizde kâğıt para basma yetkisine sahip tek kurum Merkez bankasıdır. Bu aynı zamanda bankaya para arzını belirleme ile beraberinde para politikalarını belirleme ve uygulama yetkisini getirmektedir. Para politikası; ekonomik büyüme, istihdam artışı ve fiyat istikrarı gibi hedeflere ulaşabilmek için paranın elde edilebilirliğini ve maliyetini etkilemeye yönelik olarak alınan kararları ifade etmektedir. (Kaynak)

invisible hand ile ilgili görsel sonucu

Ülke ekonomisinde yaşanan durumlar ve şartlara göre merkez bankalarının uyguladığı standart politikalar bulunmaktadır bunları genel olarak kapsayan politikaları sıkı ve genişleyici para politikası olarak adlandırıyoruz.  Bunlardan (Merkez Bankası Ne İş Yapar?) yazısında bahsetmiştim. Şimdi bu işlemleri uygulamada nasıl yaptığından kısaca bahsedeceğim. Merkez bankası ekonomideki para arzını düzenlerken bunu emisyon (para basmak) ve borçlanma senetleri ile yapıyor. Eğer piyasada para ihtiyacı varsa düzenlediği ihalelerle tahvil veya bono alıyor. Para arz fazlası varsa bu tahvil ve bonoları satıyor. Yakın zamanda salgın sebebiyle piyasadaki sıkışıklığı önlemek için 1 milyar TL’lik repo ihalesi açması bahsettiğimiz bu duruma örnektir. Bankaların para maliyetlerini uyguladığı kotasyonlarla belirliyor. Bankaların merkez bankasında tutmak zorunda olduğu karşılıklar vardır ve merkez bankası bu karşılıkların oranında yaptığı düzenlemelerle, kredi faiz oranlarında yaptığı düzenlemelerle, bankaların müşterileriyle olan işlemlerdeki komisyon tutarlarıyla bankaların piyasalara sunacağı para miktarını kontrol edebilme imkânı bulunuyor.  Yine salgının sebep olduğu olumsuzlukları engellemek için yaptığı faiz indirimi, bankaların zorunlu karşılık oranlarını azaltması gibi işlemler de bu araçları kullanımına örnek verilebilir.

Merkez bankaları son 100 yıl içerisinde ülkelerin ekonomi politikalarında önemli söz sahibi olan kurumlardır. Bu nedenle merkez bankalarının uyguladığı politikalar ne kadar doğru olursa içinde bulunduğu ülkenin ekonomisi içinde aynı orantıda doğru olacaktır hatta FED (Amerika Merkez Bankası) gibi kurumlarda bu tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Merkez bankaları ülkelerin en sağlıklı şekilde büyümesi için elinde olan tüm kaynakları ve araçları en iyi şekilde kullanmayı amaçlayan ekonominin kilit taşıdır.

Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazarlarından Ali Can Semiz tarafından oluşturulmuştur.

Yazar

Öğrenci Kariyeri

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Öğrenci Kariyeri..

0 Yorum

Yorum Yap

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.