Yıldızlı Gece: Vincent Van Gogh

Vincent van Gogh. Hemen hemen herkesin duyduğu bir ressam. Çoğu kişinin aklında biraz çılgın hatta delirmiş biri olarak yer edindi. Kimileri eserlerinin olağanüstülüğünü açıklayan tek şeyin deliliği olduğunu düşünüyor, kimileriyse kulağını kesen birinin normal olamayacağını söylemekte sakınca görmüyor. Herkesin zaman zaman delirdiği bu dünyada, Van Gogh mu sorunluydu? Bu soruyu bizzat yanıtlayabilmeniz için 3 adımda Vincent van Gogh’un tutkulu, tutkulu olduğu kadar talihsiz hayatına giden köprüyü sunuyorum huzurlarınıza.

Loving Vincent

580124891b0000e218ef72ab_790x445

Yönetmenliğini Dorota Kobiela ile Hugh Welchman’ın yaptığı Loving Vincent, 29 Aralık’ta vizyona girmişti. Son birkaç yıldır büyük bir hevesle beklenmiş olan ve Van Gogh’un hayatını anlatan bu film, 125 sanatçının toplamda 65 bin ayrı yağlı boya resimle oluşturduğu, tamamı yağlı boya tablolardan oluşan ilk uzun metraj film olarak tarihe geçti. Filmde kullanılan tablolardan bazıları ise satışa sunuldu.

Yönetmenlerin amacı ise ilk olmak değil, çok daha farklı. Ve bunu şu şekilde açıklıyorlar: ‘’Bu filmi yapmamızın sebebi ilk olmak veya izlenme rekorları kırmak değil. Vincent’in hikâyesini tabloları olmadan anlatamayacağımıza inandığımız için resimlerini hayata geçirmek zorundaydık.’’

Loving Vincent, 2018 Altın Küre ödüllerine “En İyi Animasyon” dalında adaylık kazandı. 2018 Annie Ödülleri’ne de 4 dalda aday oldu. Filmin çekimi de fazlasıyla ilgi çekici. Yeşil odada oyuncular oynarken fotoğraflarını çekip, o fotoğrafları ressamlara dağıtarak fotoğraftan tablolar yapmaları istendi. Sonucun nasıl olduğunu bana soracak olursanız, sadece 1 saat 35 dakika sürdüğü için üzüleceğim kadar güzeldi.

Theo’ya Mektuplar

theo-ya-mektuplar1-900x440_790x445

Bir insanın hayatını izleyerek öğrenebiliriz fakat hissettiklerini gerçekten hissedemeyiz. Vincent Van Gogh’un kardeşine bizzat yazdığı mektupları içeren bu kitap sayesinde, küçük sarı eve adım atıyoruz.
Van Gogh için çok yazdığını söylerlerdi. Gerçekten de öyle olduğunu bu kitap ile öğreniyoruz. Theo’ya Mektuplar, Vincent’in Theo Van Gogh’a 19 yaşından itibaren yazdığı tüm mektupları içeriyor.
Şimdi küçük bir ön gösterim yapalım;

“Geçmişi düşündüğümde -hemen hemen yenilmez zorluklarla dolu olan geleceği düşündüğümde, sevmediğim ve kaytarmak istediğim, ya da tabiatımın kötü yanının kaytarmak istediği onca güç çalışmayı düşündüğümde; bana dönük, hep bana bakan gözleri düşündüğümde- başaramazsam suçun nerede, kimde olduğunu bilecekler, bana ufak tefek serzenişlerde bulunmayacaklar, ama doğru ve erdemli olan -saf altından olan- her konuda denenmiş ve eğitilmiş olduklarından, yalnızca yüzlerindeki anlam neler diyecek bana: Sana yardımcı olduk, sana ışık verdik elimizden gelen her şeyi yaptık senin için, gerçekten dürüst bir çaba gösterdin mi? Hak ettiğimiz karşılık nerede?”

Van Gogh: Painted with Words

van-gogh-show_790x445

Hikâyeyi bir de ondan dinlemek ister misiniz?

BBC tarafından, iki kardeşin (Vincent ve Theo Van Gogh) birbirlerine gönderdikleri mektuplardan yararlanılarak 2010 yılında hazırlanmış zaman zaman ağlatan bir belgesel. Vincent Van Gogh’u Sherlock Holmes’tan tanıdığımız Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Haliyle olağanüstü oyunculuğu sayesinde izlerken gözlerimizi alamıyoruz.
Belgesel 1 saat 20 dakika. İzlediğiniz süre içerisinde bitmesini istemeyeceksiniz ama ne yazık ki göz açıp kapayıncaya kadar bitmiş olacak.

Bu küçük adımlardan sonra belki onu tanımış olacaksınız. Anlamak için ise bana kalırsa çok daha fazlası gerekiyor.

Özgün İçerik: Tuğçe Parlak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir