Neden Gezemediğinizi Hiç Düşündünüz Mü?

Yeni yerler görmek, yeni insanlar keşfetmek ve hayatı yaşarken bir yandan da kendimizi tanımak ne kadar mümkün sizce? Güneşli bir yaz gününde sırtımızda çantamız ile yürürken gökyüzü adeta bize gülümserken, yeşilliklerin arasında dolaşırken, havada yağmur sonrası toprak kokusu eşliğinde bilmediğimiz bir yerde çocuksu bir heyecanla adım atarken ya da uzun bir tren yolculuğu sonrası merakla o yörenin kahvaltısını deneyimleme fırsatını yakalarken ne düşürdünüz? Biz size söyleyelim: ”Bunu neden daha önce yapmadım?”

Ya da sosyal medyada çoğunlukla denk geliriz sırt çantalı gezginlere, işini/okulunu/evini bırakıp kendini yollara atanlara… Hayatını kendi tercihi ile yönlendirip merakları ve ilgileri doğrultusunda yaşamaya karar verenleri büyük bir gıpta ile izlemekten yorulmadınız mı?

Hiç kendinize şu soruyu sormayı düşündünüz mü? ”Ben ne istiyorum?” Bir kahve suyu koyun ocağa alın defterinizi kaleminizi, kendimizi dinlemeye gidiyoruz!

tumblr_nvc6ky2xXy1sojkzpo1_500

 

Öyle ki yaşadığımız hayatta okulumuzun, işimizin, özel hayatımızın getirdiği sorumluluklar arasında öylesine kaybolmuş durumdayız ki ne istediğimizi ve aslında kim olduğumuzu unutmuş vaziyetteyiz!

Haberlerde denk geliriz sürekli, ”Evi satıp karavan aldılar, dünyayı geziyorlar”,  ” Saatlerce çalışmaktan sıkıldılar dünya turuna çıktılar.”,  ”Bisikleti ile gezen kadın/erkek.” Daha sonra da ekliyorlar, ”Bahane aramayın fırsatınızı siz yaratın ve yola çıkın.” Peki biz neden yapamıyoruz? Bizi alıkoyan ne? Okulumuz, işimiz, paramız, bilmediğimiz dil mi derdimiz? Neden çantamıza eşyalarımızı atıp; ” Artık kendim için yaşayacağım, bir şeyler yapacağım.” diyemiyoruz?

Şimdi keyifle kahvemizi yudumlarken düşünmeye ve kendimizi keşfe çıkmaya ne dersiniz?

tumblr_oykwnbUP6d1unylkio1_400

 

Ne istediğinizi yazın. Özgür olun!

Hayatımızın yoğunluğu altında aslında yapmak istediğimiz birçok şeyi ertelediğimizi fark etmeliyiz önce. En son ne zaman huzurla kitap okudunuz? Ya da en son ne zaman hafta sonunda uzun zamandır gitmek istediğiniz bir yere gidip oraya ait yöresel bir lezzet tattınız? ”Doğayı çok seviyorum şehir hayatı bana göre değil, ben bu kalabalıkta kayboluyorum ya…”, ” Aslında kafamda çok şey var ama bir türlü fırsat bulamıyorum. Kör olası kader imkanlar zor ne yapalım?”, ” Hiç zamanım yok kafamı kaldıramıyorum.” , ”Öğrenciyiz biz nasıl gezelim? Paramız anca bize yetiyor.” ,  ”Planlayınca olmuyor en iyisi plan yapmamak.” Ve daha niceleri… Bu cümleler size bir yerden tanıdık geliyor mu?

O zaman bu ve benzeri cümleleri bir kenara bırakalım çünkü bizce bunlar küçük sorunlar. Ön yargılarımızı ve kaygılarımızı rafa kaldırıyoruz  ve şu an sadece önümüzdeki deftere odaklanarak gerçekten ne istediğimizi yazıyoruz. Hazır mısınız? Çünkü bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

map-2562138_1280

 

Planlı olun, ama esnek de olmayı ihmal etmeyin!

”Evet yazdım yazımı ne istediğimi artık biliyorum kahvemi de içtim. Kafamı kurcaladım bir kere, şimdi ne yapmam gerekiyor? ”Diye sabırsızlıkla bekliyorsunuz, biliyoruz. Şimdi sıra ufak ufak plan yapmaya geldi. Takvimimizi inceleyerek belirlediğimiz rota için gidip görülmesi gereken yerler, orada özellikle yenilmesi gereken yemekler, kalacak yerler (bu çadırlı bir kamp planı da olabilir. İlk etapta ekipmanları toplamak için kendinize süre verin daha sonrasında konaklamayı pratik ve ucuz bir şekilde yapabilirsiniz.), yapılacak aktivite seçeneklerini listeleyebilirsiniz. Yapılacaklar listemiz de oluştuğuna göre planlama kısmını tamamlamış olduk. Fakat şunu unutmamalıyız ki tarihlerde ve yapılacaklar listemizdeki maddelerde değişiklikler yapılmak zorunda kalınabilir. Acil bir toplantı, aniden şehir dışından gelen bir misafir ya da hava durumundaki değişiklik tüm planı alt üst edebilir mi? Tabi ki hayır! Plan yaparken her zaman esnek olmak da fayda var çünkü biz keşfetmeye aç ve dünyayı keşfederken kendini de keşfeden bireyler olarak olumsuzluklarda pes etmemeliyiz!

tumblr_oyouarKYw01rus27co1_500

 

Maddi Nedenler

”Ya iyi hoş konuşuyorsun bize de yazdırdın hayallerimizi kafamıza soktun gezme düşüncesini de para konusunu ne yapacağız onu söyle.” Diyorsanız size ufak bir hatırlatmak yapmak istiyoruz. Hayallerimiz için çok fazla bütçe gerekebilir bunda hiçbir problem yok. Fakat, hafta sonu yemyeşil bir ormanda uyanmak, yakın bir ilde doğa yürüyüşüne katılmak, yaşadığımız şehirde hiç gitmediğimiz bir yere gitmek için nelerden vazgeçmemiz gerekiyor? Sizce hayallerimize ulaşmamız için bize bir altın tepsi sunulacak, içinde ihtiyacımız olan her şey olacak ve ”hadi git uzun zaman bunu bekledin artık hak ediyorsun.” Denilecek ise eğer o zaman biz daha fazla uzatmayalım ve hayal kurmaya devam edelim. Olur mu?

Lütfen kendimizi dinleyelim. Ne istediğimizi, aslında kim olmak istediğimizi ve bunlara ulaşmak için gerekirse nasıl fedakarlıklarda bulunacağımızı bir düşünelim. Ve eğer sonunda karar verip yola çıkarsanız söz tüm bu düşünceler içinde kaybolduğunuz anların karşılığında bol huzur ve kafa sakinliği kazanmış olacaksınız. Denenmiş bir yoldur. Siz de denemeye ne dersiniz? 🙂

Ahh, şu kendimize adımızdan daha çok hatırlattığımız bahanelerimiz olmasa!

”Ben dil bilmiyorum.”, ”Yanımda arkadaşım yok ki nasıl gezeyim?”, ” Cici kıyafetlere ihtiyacım var.”, ”Pasaportu hallettik hadi vizeyi nasıl alacağım?” İnanın tüm bu soruların cevabı o kadar basit ki! Ama telaşa kapılmayın çünkü bu soruları sormak en doğal hakkınız. En başta unutmamamız gereken şey yolculuğa kendimizi keşfetmek için çıktığımız. Bu keşif süresinde yolda karşılaştığınız sizin kafa yapınıza uymayan insanların yanında şahane insanlarla da karşılaşacaksınız. Yeri gelecek kendinizle kavga edecek, yeri geldiğinde kendinize kahkahalarla güleceksiniz ve bizce bunun en güzel yanı tüm bunlara eşlik edenin yine kendiniz oluşu! Vizesiz gezebileceğiniz ülkelerin olduğunu araştırdıkça göreceksiniz. Pahalı ve ”güzel” olarak kabul edilen kıyafetler yerine ihtiyacınız olanın sadece rahat edeceğiniz kıyafetleri tercih etmek olduğunu unutmamalısınız. Ayrıca gezgin hesaplarını takip ederek rotanız üzerinde seyahat edenlerin dil, kıyafet ve benzeri sorunları(!), nasıl kolayca çözdüklerini ve bu süreçte siz bahanelerin arkasına saklanırken nasıl da eğlendiklerini, yeri geldiğinde kötü olaylarla karşılaştıklarını fakat ”kendini keşfetme” süreci içerisinde kriz anındaki tepkileri ile kendileriyle nasıl da her defasında yeniden tanıştıklarına şahit olacaksınız.

tumblr_mm6d1uwNwI1s6k31lo1_500

 

Anı yaşamayı unutuyoruz!

Yanlış okumadınız. Evet şu andan bahsediyorum. Belki de hayatınızın dönüm noktasındasınız. Artık hiçbir şeyi geri alamayacak ve kafanıza bu ”keşfetme” işini takarak yollara çıkacaksınız. Ya da yine erteleyecek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Yine de bizce en önemli şey ”anı yaşamak.” Düşünsenize bir, en son ne zaman gökyüzüne baktınız? En son ne zaman telaş içinde değil de lezzetini anımsaya anımsaya sakince yemek yediniz? Sırtınızı bir ağaca yaslayıp dinginlik içinde kitap okudunuz? En son ne zaman düşüncelerin içinde kaybolmadan adım attınız? Evet yaşıyoruz, yemek yiyoruz hatta belki de geziyoruz. Fakat anı yaşayabiliyor muyuz?

”Yol açık Yola çık!”

”Rüyaları ezberlemek yerine ezberleri bozun.” Cümlesi etrafında şekillenen, size seyahatinizde hayat kurtarıcı ip uçları veren bir yazımız da mevcut! Sevgili editörlerimizden Bahadır Öztop’un geçen sene bugün kaleme aldığı şahane yazısını okuyarak seyahat planlarınızı zevkle şekillendirebilirsiniz.  İşte karşınızda: Günde 5 TL ile 6 Şehir!

Eğer gezmeye karar verdiyseniz sizden küçük bir ricamız var; Lütfen ”o” anın keyfine varın, hissedin, dokunun, o anı yaşayın…

Kendinizi keşfettiğiniz güzel günleriniz olması dileğiyle, seyahat ile kalın…

Özel içerik: Yasemin Çetinkaya

Yasemin Çetinkaya

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 4. sınıf öğrencisi. Küçücük bir ilçede hayatı öğreniyor. Bir dem sohbet eylesek huzur-u kalb ile madamsarlok1@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir