HERKES mi Dünya’yı Kurtaracak?

Küçüklüğümüzden beri hayaller kuruyoruz. Bunu yapacağım, bunu olacağım, bundan istiyorum vb… Ama bir türlü durmuyoruz, doymuyoruz, yetmiyor bize hiçbir şey. Evet bunu zaten biliyorsun, insanoğlu doymaz, aç gözlüdür vesaire vesaire. Ancak benim değinmek istediğim konu bu değil. İnsanoğlu yaratılışından beri hayaller kurarak ve zaman zaman bunları gerçekleştirerek zaman zaman da gerçekleştiremeden bu dünyayı terkedip gitti. İşte asıl mesele tam da burada başlıyor. Diyelim ki sen çok büyük bir şey istiyorsun, büyük bir hayalin var ve bunu gerçekleştirmek senin için ölüm-kalım meselesi. Bu hayalin dünyayı değiştirmek veya “kurtarmak” olabilir. Bu senin en büyük hayalin de olabilir. Ancak bir başkasının en büyük hayali iyi bir eş, hayırlı bir çocuk ve pembe panjurlu bir ev veya memur olmak olabilir veya doktor olmak. Bu meslekleri veya durumları küçümsediğim için yazmıyorum kesinlikle. İkisinin arasındaki alan farkı bariz şekilde belli oluyor sanırım. İlkinde tüm insanlığa dokunacak bir şeyler yapmak istiyorsun ve bu gerçekten olasılık olarak çok düşük ve zor bir ihtimal, olasılığı etkileyen çok fazla dış etken var. Ancak diğerinde neredeyse tek etken sizsiniz ama tabi ki o da kolay değil.

Sonuca gelecek olursak, bildiğin bir benzetme yapacağım. İkimizin aynı noktada durduğunu farz edelim. Sen hayatın boyunca 20 adım atmak istersen ve ölmeden önce 20 adıma yaklaşırsan veya geçersen çoğunlukla mutlu hayat sürmüş olursun. Ancak ben dünyayı kurtarmak isteyip yani 1000 adım atmak istersem ve 700 adım atarsam belki de hayatımın çoğunda kendimi mutsuz ve yetersiz hissedeceğim. Hani ben 700 adım atmıştım. Hani senin attığın adımdan daha fazla hatta çok daha fazla adım atmıştım. Gittiğimiz yolu hayat yolu olarak kabul edersek, ben yolu hep somurtarak geçirmiş oldum ve daha iyi bir şey yapmadım. Ancak dünyaya 700 adımla çok faydalı oldum. Peki sen, sen naptın? 20 adımın çoğunu kendin için attın ve dünyaya pek bir faydan olmadı. Ama hep mutluydun ve belki de mutluğun yüzüne o kadar fazla yansıdı ki herkes seni görünce mutlu oluyor ve kelebek etkisiyle tüm dünyayı etkiledin.

Peki ya hangisi doğru, hangi yolu seçmeliyiz? Kaç adım sonrasını hedeflemeliyiz, sınırlarımızı nasıl çizmeliyiz? Herhangi bir meslekte iyi bir yere gelmeyi mi, herhangi bir yere gelip iyi bir aile kurmayı mı, ülke ülke gezip her şeyi öğrenmeyi mi, doktor olup hayat kurtarmayı mı, hayvansever olup hayvanlara yardım etmeyi mi yoksa kahraman olup dünyayı kurtarmayı mı seçmeli? NE? NE YAPMALIYIZ? Gerçekten bilmiyorum ancak bunun gerçek cevabını yıllardır arıyorum ve bulana kadar aramaya devam edeceğim. Yani öyle ya da böyle herkesin en azından bir kelebek etkisi var ve herkes öyle ya da böyle istese de istemese de dünyayı daha iyi bir yere getiriyor. Asıl soru kim istediği kadar mutlu oluyor 😊

Serinin devamında bu soruların cevabını birlikte bulmaya çalışacağız…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir