Freud’un Yapısal Kişilik Kuramı

Freud, zihinsel çalışmayı daha iyi anlayabilmek amacıyla zihni bilinç ve bilinçdışı olarak iki bölmede incelemeye çalışmış ancak bu bölmeleme yetersiz kalınca yapısal bir bölmeleme biçimini ileri sürmüştür. Bilinç ve bilinçdışı için önce bölmesel (topoğrafik) deyimini kullanmış, ancak sonradan zihinsel nitelikler tanımını uygun görmüştür. Zihnin yapısal incelenmesinde ise ego, id, süper ego kavramlarını geliştirmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ego, süper ego, id zihnin yapılarını, bilinç ve bilinçdışı tanımları da bu bölmelerin nasıl işlemleme yaptığını tanımlamaktadır. Ego daha çok bilinçli bir işlemleme yaparken, id ve süper ego daha çok bilinçdışı bir işlemleme yapmaktadır.

hgmjkjsssssssssss

İD (Haz İlkesi)

Ruhsal aygıtımızın en eski ve en ilkel parçası olduğu kabul edilmektedir. İçgüdülerimizi ve doğuştan var olan her şeyimizi içermektedir. İşlemleme biçimi tamamen gerçeklik ve mantıkla uyumsuzdur. Yani bilinçdışı kuralları (kuralsızlık) işlemektedir. Bu durumda buradaki duygu ve düşünceler zaman, yer ve dış dünyaya uyum kavramı tanımazlar. Asıl olan dürtülerin tatmine ulaşmasıdır (haz ilkesi). İd, bu dürtülerinin tatmin edilmesinde egoyu kullanmaktadır, egoya baskı yapmaktadır. Doğuştan gelen kişilik mekanizmasıdır. Vücudun temel ihtiyaçları (açlık, susuzluk, acıdan kaçma), cinsellik ve saldırganlık idin içindedir. Bebek dünyaya bunlar ile gelir. İhtiyaçların derhal giderilmesini ister. Bireyin susuzluk ihtiyacı varsa derhal su içmesi, açlık hissiyatı varsa derhal yemek yemesi gerekir. Ertelenmesi söz konusu değildir. Akıl ve ahlak dışı kişilik bölgesidir. Vücudun ihtiyaçlarını karşılayıp haz almaya yönelik çalışır o yüzden diğer adı haz ilkesidir. İdin en büyük özelliği, enerji kaynağı olmasıdır.

yeniililililillili

EGO (Gerçeklik İlkesi)

Ego, problem çözme demektir. Doğum anında idin ihtiyaçlarını karşılamak için problem çözme mekanizması olarak ego oluşmaya başlar. Ego, idin ihtiyaçlarını karşılamak için gerçek durumu değerlendirir. İdin suya ihtiyacı olduğunda su arayıp bulur, bunu yaparken de fiziksel koşulları yani gerçekliği değerlendirir. Buna “Gerçeklik İlkesi” denir. Gerçeklik İlkesi, ortamı değerlendirmektir. Ego dış dünyanın gerçekleri ve iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır. Bu dengenin sağlanması için ego bazı yetilerle donanmıştır.
Dürtülerin farkına varılması, algılanması. (açlık, cinsellik)
Dış dünyadaki koşulların farkına varılması. (yiyecek nerede, nasıl ulaşılır.)

121

SÜPER EGO (Üst Benlik, Kusursuzluk)

Zaman içerisinde egonun bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak evrimleşir. Bu evrimin sonucunda gelişen parçaya süper ego adı verilir.

Çocuk doğduğunda ayıp, yasak, günah, başkalarının hakkı, saygı gibi kavramlara sahip değildir. Haz ilkesi yaşamını yönlendirir. Ancak biraz büyüyüp haz ilkesini devam ettirince anne ve baba tarafından sosyal olarak uygunsuz davranışlar gösterdiğinde cezalandırılır. Çocuk artık bir yaramazlık yaptığında anne-babasının davranışını duyup-görüp cezalandırılacağını düşünerek davranışından çekinir. Çocuk biraz daha büyünce anne-baba yanında olmasa bile otomatik olarak uygunsuz davranışı yapmaktan vazgeçer. Çünkü anne-baba artık onun dışında birileri değildir. Artık anne-baba içselleştirilmiş ve çocuğun zihninin bir parçası olmuştur. Nereye giderse gitsin anne-baba zihninin içerisinde onunla gelecektir. Yargılayıcı dizge dediğimiz süper egonun insan yaşantısındaki belirtisi suçluluk duygusudur.
Çocukluk döneminde gördüğümüz korku ve utanç duyguları ise süper ego gelişiminin belirtilerindendir. Süper ego bilinçdışı ve bilinç süreçleri beraberce barındırır. Vicdan, süper egonun bilinçli kısmında yer alır.

Kaynak

İlkim Kıl

Haliç Üniversitesi - Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir