Rakamların Gizemini Keşfedin

Doğada karşılaştığımız her alanda matematik vardır. İnsanların, tahta çubuklar üzerine çentik atarak ya da her sayı için bir taş koyduğu sistemden başlayan sayı serüveninden günümüzdeki haline gelmesi çok çok uzun sürmüştür. Sayılar, kullandığımız şifrelere, bilgisayarlara, günün herhangi bir anı açıp baktığımız saate, bindiğimiz metro numarasından, cebimizdeki bozuk paralara kadar her yerdeler… Günün tarihinden, telefon numaralarımıza, alışverişe ve daha bir sürü yerde farkında olmadan kullandığımız sayılar hayatımızda olmasaydı nasıl olurdu?

İşte rakamlar daha kullanılmazken insanlar kendilerine göre bazı yöntemler bulmuşlar. Örneğin Romalılar da 10’luk düzenle sayarken sayıları harfler ile ifade ediyorlardı. Roma İmparatorluğu zamanında Avrupa’ya yayılan bu yöntem, Hint sayıları Avrupa’ya gelene kadar, yaklaşık 2000 yıl boyunca kullanıldı; 5 için ‘V’, 10 için ‘X’, 50 için ‘L’, …

Yeryüzünde bulunan dillerin bir alfabesi var ise matematiğin de kendine göre bir alfabesi bulunmaktadır.  Rakamlar ya da sayı sistemleridir. Rakamlarımız; 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 diye kabul ediyoruz. Rakamlar da yan yana gelerek büyük sayıları oluşturur. Hiç daha önce düşündünüz mü, ilk defa rakamlar oluşturulurken hangi bu semboller ya da nasıl bir sistem seçildi? Örneğin; iki rakamının şekli neden “2” şeklindedir, ya da dokuz rakamı niye “9” işareti ile kabul edilir olmuştur? Cevabı okuduğunuz da şaşıracaksınız: Açılar…

jj

Rakamları ilk olarak tasarlamaya çalışan insanlar, doğru parçalarını kullanarak; açılar elde etmiştirler. Hangi sayısal değere ulaşmak istiyorlarsa o kadar açı kullanmışlar. Kısacası; doğru parçalarını ve bu doğru parçaların kesişmesi ile oluşacak açılar, elde etmek istediğiniz rakama denk olmalı. İstediğiniz kadar doğru parçası kullanabilirsiniz. Ama elde ettiğiniz açı sayısı ile rakamın temsil ettiği sayı birbirine denk olmalı. Eğer 6 rakamını elde etmek istiyorsanız, istediğiniz kadar doğru parçası kullanabilirsiniz ama bu doğru parçalarının kesişmesinden oluşacak açı sayısı 6 olmalıdır. Şu an da kullandığımız tüm sayılara şöyle dikkatli baktığınız da temsil ettiği sayının içinde o kadar açı bulunmaktadır.

“0” ilk nasıl oluştu?

Sıfır rakamlar arasında kullanılan en enteresan sayıdır. Kullanıldığı yere göre çok farklı anlamların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Örneğin meşhur örnekte “1” rakamının sağına mı soluna mı geldiğine göre büyük veya küçük değerler ifade etmektedir. Ayrıca toplamada toplandığı sayıyı değiştirmeyen, çarpmada sonucu yutan, bölmede ise bir sayıya bölündüğünde “0” sonucunu verir. Bir zamanlar şeytanın rakamı olarak suçlanmıştır. Roma rakamlarında gösterilemeyen tek rakamdır.

Bazı matematikçiler Arapların kullandığı noktayı tercih ederken, diğerleri daire biçimini tercih ediyorlardı. Sıfır rakamını ilk Avrupa’da ilk kullana kişinin İtalyan Matematikçi Leonardo Fibonacci olduğu ileri sürülüyor. 1202 tarihinde yayınladığı “Liber Abaci” isimli kitabında sıfır kullanarak yazılı hesap yapmanın tekniklerini anlatıyordu. O tarihlerde Arap rakamlarını savunanlara “Cebirciler” adı veriliyordu. Bu kelime de bu alanda sayısız eserler veren Müslüman matematikçi Muhammed El Harezmî’den geliyordur. Şu an kullandığımız “0” rakamını dünya çapında kullanan ilk kişi olarak kabul edilmektedir.

Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazarlarından Enes Eren tarafından oluşturulmuştur.

Enes Eren

Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir