21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü: Onlar Bize Emanet

Down Sendromlu bir çocuk hakkında en büyük düşündürülebilecek en büyük hata hastalık bireyler olmalarıdır. Genel yanılgının aksine Down Sendromu bir hastalık değil, farklı olmaktır. En basit anlatımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu edinilmiş bir hastalık değil, farklı olmaktır.

Down Sendromu konusunda doğru bilenen 2 önemli yanlış vardır. Birincisi, Down Sendromunun kaynaklanma sebebi anne ya da baba değildir ve hamilelik öncesinde veya doğum sırasında olan herhangi bir şey Down Sendromlu doğmasına neden olmaz. İkincisi, Normal insanlar gibi Down Sendromlu insanlar da kendilerine özgü kimlikleri, duyguları ve düşünceleri vardır. Diğer çocuklar gibi onlar da farklı kişiliğe sahip bir birey olarak yaşamalarıdır.

Down Sendromu, genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisidir. En basit anlatımı ile sıradan bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken Down Sendromlu bireylerde bu sayı üç adet 21. kromozom olması nedeniyle 47 olmaktadır. Down Sendromu tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır. Hücre bölünmesi sırasında yanlış bölünme sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom yer alması ile meydana gelir. Down Sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır, 35 yaş üstü hamileliklerde risk artar. Ancak genel olarak genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğundan Down Sendromlu çocukların %75-80'i genç annelerin bebekleridir. Ülke, milliyet, sosyo-ekonomik statü farkı yoktur. Ortalama her 800 doğumda bir görülür. Tüm dünyada 6 milyon civarında Down Sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye'de tam bir veri yok ama yaklaşık 70.000 Down Sendromlu kişi olduğu tahmin ediliyor. Hafif veya orta seviye zihinsel ve fiziksel gelişim geriliğine sebep olur.

down sendromu ile ilgili görsel sonucu

 

Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Bu yüzden hayallerimize sınır koymamalıyız. Bir yandan hayallerimiz sınırsız da olsa çocuğumuzu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapmanın onun mutluluğunun anahtarı olduğunu da unutmamalıyız.

Zihinsel engelli olmak duygusal engelli olmak demek değildir. Down Sendromlu bebekler her şeyden önce bebeklerdir. Beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebekler olacak. Down Sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, âşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, kapıları vurup bangır bangır müzik dinleyen, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar.

21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü, Birleşmiş Milletler ‘in Kasım 2011 kararıyla Dünya Down Sendromu Günü olarak her sene hatırlanır. Bu nedenle de 21 Mart tarihinde tüm dünya Down Sendromlu bireylerin ayrımcılığa ve ön yargıya maruz kalmasını önlemek, Down Sendromlular hakkında toplumsal farkındalık oluşturmak, eğitimin önemine dikkati çekmek ve çalışma imkânlarının artırılması için önemli çalışmalar yapar.

Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazarlarından Enes Eren tarafından oluşturulmuştur.

Yazar

Öğrenci Kariyeri

Öğrenci Kariyeri yazarlarından Öğrenci Kariyeri..

0 Yorum

Yorum Yap

Bültenimize kayıt olun!

Güncel haberleri takip etmek için bültenimize kayıt olun, böylece daima güncel bilgilerle donanmanıza yardımcı olabilelim.