Türkiye’ye Gelmesi Gereken 11 İlginç Fikir

Gelişen dünya ile birlikte her gün ihtiyaçlarımız da değişiyor. Dünyanın çeşitli şehirlerinden belediyeler de  ihtiyaçlara cevap verebilmek için ilginç fikirler ortaya atıp bunları uyguluyor. Karşınızda keşke Türkiye’de de olsa diyeceğiniz  sıradışı 11 belediyecilik fikri:

1- Seul Belediyesi, Güney Kore

Yoğun bir günün ardından kim dinlenmek istemez ki?

Seul Belediyesi, dinlenebilmeniz için gece otobüslerine virgül şeklinde yastıklar hazırlamış. Yoğun bir mesainin ardından evinize dönerken soğuk ve sert cama başınızı yaslamak yerine, yumuşak yastıkla zor bir güne nokta koyamasanız da virgül koyup dinlenmeniz için tasarlanmış olan bu yastıklar, yolculardan büyük ilgi görmüştür.Fakat bugün bu proje son bulmuş olsa da gördüğü ilgiden dolayı ilerleyen günlerde de tekrar kullanıma geri dönecek gibi görünüyor. 


2- Pekin, Çin

 Plaka Numaran Tekse Havayı Kirletme!

Çin’in başkenti ve Şangay’dan sonra en büyük ikinci şehri olan Pekin’de hava kirliliği önemli sorunlardan biri. Pek çok kişinin evden çıkarken maske takmak zorunda olduğu Pekin’de, hava kirliliğinin belirlenen seviyenin üzerine çıktığı günlerde araç sahiplerinin sadece yarısı trafiğe çıkabiliyor. Bazı günler plaka numarası tek sayıyla biten araçların, bazı günlerde ise çift sayı ile biten araçların trafiğe çıkmasına izin verilerek yoğun hava kirliliği belirli ölçüde azaltılmaya çalışılmaktadır.

3- Frankfurt, Almanya

Kadınlara Özel Otopark!

Frankfurt’taki ‘kadınlara özel’ otopark alanları ilk kez duyurulduğunda büyük ilgi toplamıştı. 2015 yılında hayata geçen bu proje oldukça cinsiyetçi bir uygulama olarak nitelendirilse de kent sakinleri tarafından büyük ilgi görüyor. Söz konusu otoparklar, kadın sürücülerin güvenliğini artırmak amacıyla benzerlerine kıyasla biraz daha büyük bir alana ve güvenlik kameralarının yakınına konumlandırılmış durumdadır. Frankfurt’taki park alanlarının sadece yüzde 5’i kadın sürücüler için ayrılmış olsa da Almanya’nın bazı bölgelerinde bu oran yüzde 30’a kadar çıkabiliyor.

4- Londra, İngiltere

Kredi Kartınız İle Otobüse Binebildiğiniz Bir Hayat!

Londra’da yolcular okut-geç adı verilen bir sistem ile kredi kartlarını kullanarak toplu taşıma araçlarını kullanabiliyor. 2003 yılında kullanıma giren ve bir nevi Londra’nın Akbil’i/Kentkart’ı olan Oyster Card’ı sollayan okut-geç sistemi, yolcuları ‘Akbil’im bitmiş’ derdinden kurtarmış durumda. Bu sistem dünyada da bir ilk olma özelliğine sahip. Hatta şimdilerde ödemeyi, akıllı telefonunuza yüklediğiniz kartınızla bile yapabiliyorsunuz.

5- Toyooka, Japonya

Yönünü değiştirebildiğiniz toplu taşıma koltukları

Uzun tren yolculukları bir süre sonra insanları sıkabilmektedir. Ancak son yıllarda Japonya’da kullanılmaya başlanılan bu dönebilen koltuklar sayesinde insanlar sıkıldıklarında yönlerini  istedikleri an değiştirerek seyahatlerini daha keyifli bir hale getirmekteler.

6- Kopenhag, Danimarka

Arabası Olan Giremez! 

Danimarka’nın Kopenhag şehrinde araçsız bölgeler 1960’lı yıllarda yapılanmaya başladı. Araç girişinin izin verilmediği bu bölgeler 70 yılı aşkın bir süredir hızla genişliyor. Bu sayede Kopenhag, Avrupa’nın araç kullanım oranı en düşük şehri oldu. Ayrıca Avrupa’daki en geniş bisiklet yolu ağı yine Kopenhag’da.

7- Tokyo, Japonya 

Çünkü para çekerken bile konforlu olmak önemli!

Japonya’da neredeyse çoğu ATM’nin yanında yaşlıların bastonlarını bırakabilecekleri ve elinde içecek olanların bardaklarını bırakabilecekleri bölme var.

8- Darmstadt, Almanya

Pet şişe dönüştürme örneği

Geri dönüşüm üzerine Dünya’nın her yerinde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Almanya, plastiklerin geri dönüştürülmesi üzerine bir uygulama çıkartmıştır. Yapılan bu çalışma Almanya’nın neredeyse her şehrinde mevcuttur. Uygulama şu şekilde yapılmaktadır; Pfand olan her şişenin üstünde aynı logo var. Logo, ödeme sırasında içecek fiyatına artı olarak 0,25 € depozito eklenmesi anlamına gelir. Örneğin, bu logoya sahip altı paketli bir şişe suyu satın alırsanız, kasiyer önce su için ödemeniz gereken parayı hesaplar, daha sonra her bir şişenin 25 cent olan pfand ücretini hesaplar. Yani cebinizde 1,50 € (= 6 × 0,25 €) pfand parası olması gerekmektedir. Bu şişeleri boşalınca herhangi bir markette bulunan pfand makinelerine giderek şişeleri birbiri ardına koyuyorsunuz.  Ve verdiğiniz ücreti kupon şeklinde geri alıyorsunuz. Ya da bu tutarı bağışla butonuna basıyorsunuz. Ama kupon sadece şişeleri geri dönüştürdüğünüz süpermarkette geçerli oluyor. Videosunu izlemek için TIK! “Makineden sonra o plastiklere ne oluyor?” diyenler için TIK!

oo7

9- Seul, Güney Kore

Trafik Altyapısını GPS Şekillendiriyor!

Seul’de taksi ve otobüslere takılan GPS cihazları, sağladığı detaylı veri akışıyla trafik ışıklarının, hız limitlerinin ve toplu taşıma saatlerinin belirlenmesinde kullanılıyor. GPS cihazlarından gelen verilere göre baştan şekillenen trafik altyapısı, gerçek zamanlı olarak takip edilmekte ve ihtiyaca yönelik çözümler üretmektedir.

10- Helsinki, Finlandiya

Son kullanma tarihi yaklaşan ürünler BEDAVA!

Finlandiya’da her markette olmasa da, ülkede hizmet veren gıda perakendecilerinin çoğunda oldukça yaygın bir promosyon yapılıyor.Bu promosyon kampanyasında perakendeciler “son kullanma tarihi” yaklaşan belirli şartlar karşılığında müşterilerine ücretsiz bir şekilde veriyor. Tabi ki perakendeciler bu kampanyayı adil kılmak için kendince şartlar belirleyebiliyor:

  • Alışveriş tutarının belirli bir limite ulaşması
  • Müşterinin o firmanın sadakat kartına en az 2 yıl sahip olması
  • Aynı ürünün daha uzun tarihlisi bir tanesini alması

11- Japonya 

Yağmurlu günlerde bir yere girdiğimizde en büyük sorunumuz şemsiyeyi nereye koyacağım. Türkiye’de bazı yerlerde şemsiyelikler bulunsa da her yerde yaygın degil ve çalınma riski de var. Japonya’nın her yerinde bulabileceğiniz bu icadına bakılırsa onlar, bu sorunu çok akıllıca bir yöntemle çözmüşler. Şemsiyeler için adeta bir şemsiyepark oluşturulmuş. Kilitli şemsiyelikler sayesinde şemsiyeleriniz güvende. Nasıl kullanıldığını görmek için TIK!

 

Özel İçerik: Tamay Ün

Kaynak 2 3

Tamay Ün

Anadolu Üniversitesi/ İşletme "Çünkü ışığın değdiği her şey içeriktir..."

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir