Türkiye’nin Önündeki Büyük Fırsat: Yazılım Sektörü

Ülkemizin en büyük sorunu, katma değer üreten bir sanayisinin olmaması ayrıca mevcut geleneksel sanayilerin dışa bağımlılığı kırılgan paramız için ciddi bir sorun. Durum böyleyken, yazılım bacasız sanayi olması sebebiyle düşük maliyetle yüksek kazanç sağlanabilecek oldukça karlı bir alandır. Özellikle yazılımcılar için Londra gibi finans merkezlerinde, yatırımcılar start-up firmalarını dikkatle incelemektedirler.

 Peki Yazılım Konusunda Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?

Computer programing source code on blue electronics background

Türkiye’deki çoğu firmanın yazılım konusundaki en büyük şikayeti ‘yeterince iyi’ insan kaynağı bulamamak; fakat burada asıl suçlu yine know-how biriktirme konusunda yatırım yapmayan firmaların kendisidir.

Bu durumun sebebini şöyle açıklayabiliriz: Ülkemizde piyasayı besleyen büyük yazılım firmaları var. Bunlar büyük firmalar; fakat satıcı olarak küçük firmaları kullanırlar. Buradaki strateji de insan kaynağı maliyetini minimuma indirmek ve finansal ağırlığı satıcılara yığmaktır. Haliyle böyle bir ekosistemde katma değer üretilemez; çünkü hem büyük firmalardaki  teknik ekipler yetersiz hem de ülkemizde yatırımcılar yazılımın para yaptığından bihaber. Demek istediğim, piyasayı besleyen firmaların stratejisi kalite ve katma değer üzerine kurulu değil. Bu strateji ile asla yazılımda ciddi ve kitlesel bir şekilde katma değer üretilemez, sektör gelişim gösteremez.

Türkiye’de orta ve büyük çoğu firma, yazılımcıları seçmek için gerekli olan metrikleri ya da konteksti bile bilmiyor.  İyi ve becerikli yazılımcıyı seçemiyor çünkü hedefi kalite değil maliyetten düşmek. Bu çok vizyonsuz ve hatalı bir yaklaşımdır.

Peki Çözüm Nedir?

2

 

Çözüm, yazılımın iki ayakta teşvik edilmesi ve insan kaynağını doğru metriklere göre seçmektir. Birinci teşvik, üniversitede temel bilimleri desteklemektir. Temel bilimler popüler hale getirilmelidir. Yazılım bir temel bilim değil gibi gözükse de aslında matematiğe dayalıdır: Bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar bilimleri. Bilgisayar bilimleri matematiktir, discrete yani ayrık matematik olarak geçer. Mühendislik gücünü CS’ten alır.

We're living in a GAFA world http://internationalschooltechnology.com

Yeni teknolojiler algoritmalara, algoritmalar da bilgisayar bilimlerindeki araştırmalara dayalıdır. Google, facebook, amazon gibi firmalar bilgisayar bilimleriyle yeni teknolojiler üretir ve bundan güç alır. Bu yüzden ülkemizde bir an önce bilgisayar bilimleri ve mühendislik ile sanayi arasındaki ekosistem kurulmalı. Bunun da yolu, okul ile saha arasında ortak projelere ve bilim adamlarına bütçe ayırmak, vergi indirimiyle teşvik etmektir.

İkinci konu ise vizyonsuz firmaların Ar-Ge diye desteklenmesidir. Ar-Ge yaptığı iddia edilen çoğu  firma mühendislik yapmaktadır. Ürün geliştirmek Ar-Ge yapmak değildir, ürünü programlama bilen herkes yaratabilir(Teorik olarak). Örneğin Ekşi Sözlük de bir üründür. Ürün için gereken, programlama bilgi ve becerileridir fakat Ekşi Sözlük’teki veriye dayalı bir yapay zeka algoritmasını geliştirmek için bilgisayar bilimlerine ihtiyaç duyarsınız. Genetik algoritmalar, evrimsel algoritmalar, bunlara dair teorik çalışmalar gibi.

İşte ülkemizdeki firmaların eksiği buradadır. Ar-Ge yapmak için herkes yüksek lisanslı olmak zorunda değil fakat konsept bilgisayar bilimlerine, algoritmalara, bu konudaki yayınları incelemeye dayalı olmalıdır. Haliyle niteliksiz ürünlere Ar-Ge gözüyle bakmak ve bunları teşvik etmek çok yanlış bir politikadır. Ar-Ge yapıyorsan, yeni mezuna bile çok ciddi bir maaş verirsin çünkü uğraşılan şey popüler olmalıdır ve çalışanlar teşvik edilmelidir.

Ülkemizde ise desteklenen şey ürün geliştirme yani Ür-Ge’dir. Ar-Ge’nin desteklenmesi ve iyi insan kaynağını seçmek, bilgisayar bilimlerine göre insan kaynağını tercih etmek demektir. Batılı firmaların metrikleri bunlar iken ülkemizde böyle bir metrik yoktur. “İş olsun yeter” zihniyetiyle eleman aranmaktadır. Bu esnaf zihniyetiyle de yaptığı işte neyi bilmediğini bile bilmeyen cahil bir teknik kesim ortaya çıkmıştır: Niteliksiz insan kaynakları.

Bütün bunlar politik yaklaşım ve teşviklerin biçiminin değiştirilmesiyle değişebilir ama önce zihniyet değişmelidir. Ayrıca teşvikler de kesinlikle politika olmamalıdır. Serbest, liberal bir ekonomik habitat olmadan teşvikler manasızdır.

kodlama_programlama_egitimi

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir