Susma! Yoksa Suskunluk Sarmalı Seni de İçine Alacak

Suskunluk Sarmalı Alman bilim kadını Elisabeth Noelle Neumann tarafından geliştirilen bir kuramdan kaynaklanmaktadır. Kuram, insanların kişisel düşüncelerini oluştururken başkalarının ne düşündüğüne dair temel sosyal psikolojik düşünceden kaynaklanır. Kişinin kendi kişisel düşüncelerini başkalarının ne düşündüğüne bağlamasıdır.

TR_spiral-of-silence-communication-theory

Politikada bunun örneğini çokca görebiliriz. Siyasetçiler kitle iletişim araçlarını kullanarak egemen görüşü elde etmek ister. Yani sesi yüksek çıkan, mikrofona sahip olan, medyaya hükmeden olmak ister. Aslında var olan gücünü olduğundan fazla göstermeye çalışır. Medyayı onun için kullanır hatta farklı görüşlere olanak sağlanmadığı için sen de sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar mantığı ile kendini farklı düşünürsen, yalnız hissedersin. Yalnız hissettiğin için farklı görüşünü söylemeye çekinirsin. Ben söylemeye çekindim, sen söylemeye çekindin, diğerleri söylemeye çekindi. Aslında biz de varız. Belki bizim sayımız bile fazla ama birbirimizin farklı düşündüğünü bilmediğimiz için bir suskunluk sarmalı oluşur ve sen sustukça birileri de susar ve bu suskunluk sarmalı zaman içerisinde tüm farklılıkları ve demokrasiyi öldürür. Farklı düşünceler susunca herkes aynı düşünüyormuş algısı oluşur ve böylelikle susanlar suskunluk sarmalını daha da büyütürler. Suskunluk suskunluğu getirir ve bu demokrasinin kaynağı farklı görüşlerin dile getirilmesi gereken ortamın yok olmasına neden olur.  Özetle, eğer savunduğunuz fikir, toplumun genelinde kabul görmüyorsa, onu söylemekten vazgeçersiniz.

Mandela

Nelson Mandela, ten rengi ayrımcılığına ve yapılan zulümlere ses çıkarmayan siyahi halkın içinden yalnızca kendisi dört duvar arasında 27 yılı göze alarak konuştu ve düzene karşı çıktı. Mandela, beyazların temsil ettiği bir parlamentoya ve onların çıkardığı yasalara karşı çıkması nedeniyle Güney Afrika’nın Robben Adasında 27 yıl hapis yattı. Bu davranışıyla ırkçılığa karşı mücadelede halklara ilham kaynağı oldu. Suskunluk sarmalına boyun eğmedi hatta bu ülkeye ilk siyahi devlet başkanı oldu.

Suskunluk sarmalı kuramını sadece siyasi olarak ele almak doğru olmaz. Çünkü iş ve sosyal hayatınızda olsun, karşınıza yüzlerce seçenek ya da seçenekler çıkacak ancak sizi de ilgilendiren durumlarda kararı çoğunluğun isteğine göre vermek belki de hiç istemediğiniz durumlara kendinizi sokmanıza neden olabilir. Günümüzde birçok saygın kuruluş işe alımlarında analitik düşünme becerisi, problem çözebilme ve kendini iyi ifade edebilme yeteneğine dikkat ediyor. Çünkü fikirlerini ifade edemeyen ya da etmekten çekinen kişilerin fikir çeşitliliğine katkıda bulunamayacaklarını, böylece kurumlarına faydalı olamayacaklarını düşünmektedir. Örneğin, bu konuda Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç’un gençlere verdiği tavsiyeleri buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

maxresdefault

Son olarak, her yüksek sesle konuşan ve toplumu arkasına alan size gerçekliği yansıtmayabilir. Egemen güç, patronunuz da olabilir, sosyal grubunuzda bir arkadaşınız da. O yüzden hangi egemen güç olursa olsun sorgulamalı ve size yanlış gelen şeyleri ifade etmekten çekinmemelisiniz. Böylece sizin gibi düşünen kişileri kazanarak farklı düşüncelere dile getirebilirsiniz.  Asla bir düşüncenizin fanatiği olmayın. Yapıcı eleştirilere açık olun, farklı bir düşünceye sahipseniz çekinmeden söyleyin, böylece suskunluk sarmalını önlemiş olursunuz.

“Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden.”

                                                                                                             ALBERT EİNSTEİN

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir