OECD’ye Göre Geleceğin Meslekleri İçin Çocuklarını En İyi Şekilde Yetiştiren Ülkeler

İşverenlere, bugünkü çocukların hangi becerileri geliştirmesi gerektiği sorulduğunda  genellikle işbirliklerini otomasyondan uzak tutmak için “ince yetenekler” olarak adlandırıyorlar; bunlar, ağ oluşturma, iletişim, müzakere, ekip oluşturma gibi sosyal yetenekleri içeren bir özellik paketi ve problem çözme yeteneğidir. Bu becerilerin temelinde çocuğun başkaları ile ne kadar iyi geçindiği önemlidir.

OECD ülkelerinde 15 yaşındaki öğrencilerin bilim, matematik ve okumada nasıl performans gösterdiğini değerlendiren PISA raporunun (Uluslararası Öğrenci Değerlendirmesi Programı) en son analizine göre, çocukların “işbirliği sorunlarını çözme” de en iyi olduklarını ülkeleri ortaya çıkardı. Asya ülkeleri  Singapur, Japonya ve Güney Kore listenin başında gelirken; Kanada, Estonya ve Finlandiya Asya ülkelerine göre daha gerilerde kaldı. Danimarka, Birleşik Devletler ve Birleşik Krallık da ilk 10’da yerlerini aldı.

fiS5HLtpZsj6a83lT6YdQ1OnFiZS5KztagnvBIu-gzI

(Birlikte Çalışmakta Çocukların En İyi Olduğu Ülkeler)

ABD düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü bünyesinde yer alan bir ekonomik araştırma grubu olan Hamilton Projesi, bu yıl bir rapor yayınladı ve ABD’li yöneticilerin iki konunun eksikliği konusunda endişe duyduklarını bildirdi. Birincisi matematik ve dilin iyi bir şekilde anlaşılmasını konu alan “bilişsel” beceriler” ikincisi de “bilişsel olmayan beceriler” diğer bir adıyla “ince yetenekler”.  Raporda ise şunlar açıklandı: “İnsan kaynakları yeni mezunların % 20’sinden daha azı iş için gerekli matematik becerilerine sahip olmadıklarını söylerken, yarısından fazlası da yeni mezunların ayrıntılara dikkat etmediklerini söyledi. Yine şirketlerin insan kaynaklarının görüşlerine göre, yetkinlik ve iletişim yazımında çokça eksiklikler vardı. ( bilişsel ve bilişsel olmayan yönler) Yaklaşık üçte biri yeni kolej mezunu olan yeni çalışanların veri analizi ve takım çalışması gibi becerilere de sahip olmadığı söylendi. ”

mesleki beceri gereksinimi

                                                                        (Yıllara Göre “Mesleki Beceri Gereksinimi” Grafiği)

Hamilton Projesi, gelecekteki ekonomik sonuçlara karşı güçlü bilişsel becerileri olan çalışanlara talebin artışı ile bağlantılı olarak, kendilerini geliştirenlerin tam zamanlı istihdamda olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu, geliştirmeyenlerin ise daha az ücretli işlerde olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyledi. Aynı zamanda, fiziksel ve matematiksel yetenek gerektiren mesleklerin zaman içerisinde evrimleşip nasıl sosyal becerileri gerektiren mesleklere dönüştüğünü gösterdi.

Bilişsel ya da bilişsel olmayan beceriler ile kazanç arasındaki ilişki

        (Bilişsel ya da Bilişsel Olmayan Beceriler ile Kazançlar Arasındaki İlişki)

Raporda, ince yeteneklerin doğuştan olduğu halde sonradan öğretilebileceğini de belirtti.  Eğer öyleyse, öğrenmek sizce ne kadar kolay? 2016’dan 2020 yılına kadar baz alınan Dünya Ekonomik Forumu’nun “Geleceğin Meslekleri” raporu: “Yaratıcılık, işçilerin ihtiyaç duyacağı ilk üç beceriden biri haline gelecek. Yeni ürünler, yeni teknolojiler ve yeni çalışma yöntemleri ile bu değişimlerden yararlanmak için çalışanlar daha yaratıcı olmalı “dedi. Ancak, bugün görüşülen kişilerin nitelikleri, deneyimleri veya teknik yetenekleri ne olursa olsun, işverenler işe alım fırsatı sırasında çalışanın gerekli olan “ince yeteneklere” sahip olduklarını düşünmezler. TrainingMag.com bir makalesinde şunu belirtti: “Zor becerilerin öğrenilmesi nispeten kolay olduğu gerçeğinde hafif bir ironi var, oysa “ince yetenekleri” genellikle öğrenmek zor.” dedi ve ekledi:” Zor becerilerin, teknik yeterlilikleri içeren, öğretilebilir yeteneklerdir ve kolayca tanımlanıp ölçülebilir: Yazılım programcısı, matematikçi, muhasebeci, takım-ve-kalıp üreticisi, forklift sürücüsü vs. gibi bu becerilere sahip olduğunuzda genellikle bir derece veya diploma alırsınız. Ancak, yumuşak becerilerin nicelik açısından daha az somut ve zor. Yumuşak beceriler için diploma yok. Çoğunlukla aktif dinleme, kişiler arası beceriler, kişileri tanımayı bilmek ve bakım endişesi sergilemek gibi şeyler iş hayatında öğreniliyor.”

Gençlerle başla

Yaş aralıklarına göre Bilişsel ya da bilişsel olmayan beceriler ile kazanç arasındaki ilişki

(Yaş Aralıklarına göre Bilişsel ya da Bilişsel Olmayan Beceriler ile Kazançlar Arasındaki İlişki)

Bu gibi becerilerin erken yaşlarda edinilmesi muhtemeldir ve PISA analizi bazı eğitim sistemlerinin doğru yönde atıldığını göstermektedir. Finlandiya eğitimini, işbirliğinin düzenli müfredatın bir parçası olduğu bir modele taşındı ve Fransa, ekonomik açıdan yoksul çocukları geliştirmek için eğitim sisteminde benzer hareketleri izliyor.Bununla birlikte şirketler, okullar ve üniversiteler temel becerileri öğretmek zorundayken, çalışanların öğrendiği ömür boyu becerilerin çoğunu kendilerine yüklemek için yük bindirecektir. Infosys’in eski genel müdürü Vishal Sikka, Financial Times gazetesinde şunları yazdı: “Dijital okur yazarlığı sağlamanın temel taşı olarak, zorunlu bilgisayar bilimi öğrenmeyle yaratıcı problem bulma ve çözme ve bunu yaparak öğrenmeyi de teşvik etmek için müfredatlar modernleştirilmelidir. Kuruluşların, yaşam boyu öğrenme kaynakları, çalışanlara beceri geliştirme gelişimini sağlamak için de sunmaları gerekiyor. Gerçekten de, yıllık gelirlerinin bir kısmını yeteneklerini geliştiren personellere ayırmaları gerekecek. ”

KAYNAK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir