Nasıl Bir Gelecek?

Herkesin aklında aslında aynı soru vardır: “Beni neler bekliyor? Neler karşıma çıkacak?” gibi endişe ve merak kokan bir sürü sual ve problem. Geleceğimize yön verecek kişi de biz değil miyiz? Öyleyse bu merak neden? Ya da gelecekte karşımıza çıkacak yolları bugünden seçemiyor muyuz? Daha küçük bir çocukken bile iyi bir gelecek istiyorsan çok çalışmalısın teması beynimize işlenmedi mi?
Şu an piyasada yüzlerce kitap, bloglarda binlerce yazı bulunmakta. Hepsinin ortak konusu ise “iyi bir gelecek” , “başarılı bir yaşam” , “50 adımda süper bir gelecek” gibi alışılmış laflar.
Peki biz ne yapacağız? Hangi birine inanacağız ya da bütün bunlar doğru mu?
Hayatımızın anahtarı gerçekten de 50 adım mı?
Tabii ki bu kadar basit olamaz!
İlk olarak hedeflerimizi belirlemekle işe başlayalım. Bunu güzel bir liste halinde de yapabilirsiniz. Öncelik sıranızı belirlemeyi de unutmayalım. Hayallerin öncelik sırası önemlidir.

never-give-up-wall-sticker-7050
Asla Pes Etme,
Eminim kişisel gelişim kitaplarının yüzde 90’ına konu olmuş olan bir başlık “pes etme!”
Aslına bakarsanız burada haklı olabilirler.
Ama bunu nasıl yapacağınıza bir başkası değil, kendiniz karar vermelisiniz.
Ne kadar çok istiyorsunuz? Size ne yarar sağlayacak?
Önemli olan konu ise kendinize ne kadar inandığınız.

karar
Kararlarımız,
İlkokuldan üniversiteye kadar nasıl bir doğrultu da ilerleyeceğimizin kararını kim verdi? Bizler mi? Hiç sanmıyorum. “Aileniz sizin için en iyisini bilir” doğulusuyla başladığımız hayat serüvenine, Google’da en çok para hangi meslekte var aramalarına kadar geldik. Peki ya bizim istediklerimiz, çok para kazanmak mı ya da çevreniz de en başarılı olmak mı? Hangisi mutlu eder sizi? Veya mutluluk bunlarla sağlanır mı? Asıl başarı hiç tanımadığımız birinin bir tebessümüdür.
Kendinize inanın sadece gerisi kolay ya da zor ama mutlaka gelecektir.

carreira
Nasıl Bir Meslek,
Meslek seçimlerimiz hayatımızın dönüm noktası olabiliyor. Ama her zaman üniversite de okuduğumuz bölüm doğrultusun da hayatımız ilerlemeye biliyor. Ya da üniversiteye girişti kaçımız mutludur. Kaçımız hayalin de ki mesleğe ulaşmıştır. Bizim için en doğru olan ne peki?
Araştırmalar, uzman sonuçları gösteriyor ki; günümüz de işini severek yapanların oranı oldukça azınlıkta. Daha iyi yaşam koşulları uğruna hayallerinden, isteklerinden ve ideallerinden vazgeçen bir topluma dönüşmüş durumdayız.
Hayatımızın büyük bir çoğunluğunu sevmediğimiz iş başında,
-“Emekli olunca rahata kavuşurum.”
Cümlesini her an kurarak ya da duyarak geçiriyoruz.
Peki sevmediğimiz işi yapmak bize ne kazandırıyor veya bizden ne alıyor.
Birincisi sevilmeyen meslek hayat enerjisini düşürür.
İkincisi sevilmeyen meslekte çalışma başarısı düşük olur ve iş temposu azalır.
Üçüncüsü sevilmeyen meslek hep pişmanlıktır.

Özgün İçerik: Nilgün Didar Tüt

Nilgün Didar Tüt

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir