Mental Hastalıklara Farklı Bir Bakış Açısıyla Bakmanızı Sağlayacak Kitaplar

Psikoloji ve psikiyatri bilimlerinin yıllar içerisinde gelişmesiyle bugün daha iyi anladığımız mental hastalıklar,  insanları pek çok fiziksel hastalığın etkilediğinden daha fazla etkilemekte. Fiziksel bulgu ve belirtilerinin, fiziksel hastalıklara göre daha az olması sebebiyle, uzun yıllar boyunca mental hastalıklar birçok insan tarafından yok sayıldı ve bu hastalıklardan etkilenen insanlar ihtiyaç duydukları tedavilere ulaşamadı ya da ulaşmaları engellendi. Günümüzde hala, bu tarz hastalıklarla yaşayan birçok insan, gerek çevrelerindekilerin hastalıklarını yeterince ciddiye almaması gerekse toplumun vereceği tepkiden çekindikleri için tedavi olamıyorlar ya da teşhis ve tedaviden kaçınıyorlar. Bu gibi durumlar genel olarak mental hastalıkların yeterince tanınmaması ya da tam olarak anlaşılmamasından kaynaklanmakta.

Bu yazımızda bahsedeceğimiz kitaplar, bu hastalıkları yaşayan ve yakından tanıyan kişiler tarafından yazılmış bulunmakta. Bu kitaplar size bu hastalıkların ve bu hastalıklarla yaşamanın hiç düşünmediğiniz yönlerini gösterirken aynı zamanda sizi bu hastalıkların ciddiyeti ve tedavilerinin önemi hakkında bir fikir verecektir.

Depresyon Atlası- Andrew Solomon

depres_790x445

Depresyon Atlası, bugüne kadar depresyon hakkında yazılan kitapların en önemlisi sayılmakta. Kitapta yazarın depresyon ile kişisel deneyimini anlatan anılarını ve düşüncelerini okurken, depresyon ile ilgili geniş çaplı bilgilere ulaşabilirsiniz. Depresyonla ilgili doğru bilinen yanlışlar, farklı tedavi yöntemleri ve depresyonla mücadele eden farklı insanların anlatılarını bu kitapta bulabilirsiniz. Birçok ödül alan ve çok daha fazla ödüle aday gösterilen bu kitap sadece depresyona içeriden bir bakış sağlamıyor, akıcı ve içten anlatımıyla da okuyucuyu kendine çekiyor.

Dipteki Çocuk-John Wray

lowboy1_790x445

Şizofreni ile mücadele eden 16 yaşındaki William Heller’in bir Kasım sabahı akıl hastanesinden kaçmasıyla başlayan kitap, kahramanın zihnini temsil eden New York Yeraltı Metrosu’nun karışık tünellerinde dolaşmasıyla devam eder. Bu kitabıyla insan zihninin karanlık noktalarına inen yazar, yoğun ve şiirsel anlatımıyla da hikayenin akıcılığını sağlıyor. Dünyayı kurtaracağına inanan bu çocuğun ve ruhsal bozukluğu oğlunu tamamen ele geçirmeden oğlunu bulmaya çalışan annesinin hikayesini okurken, kendinizi bu hikayenin içerisinde kaybedeceksiniz.

Karısını Şapka Sanan Adam-Oliver Sacks

şapk_790x445

İngiliz nörolog Oliver Sacks’in meslek hayatı boyunca karşılaştığı hastaları ve onların akli ve ruhsal hastalıklarını anlattığı pek çok kitabından birisi olan bu kitapta, Sacks, romantik bir anlatım ve açık uçlu bir tavırla birçok ciddi hastalığa değiniyor. Farklı hastalıkların farklı hayatlara nasıl etkilerde bulunduğunu okuyabileceğiniz bu kitap özellikle nöroloji ve mental hastalıklar konularında geniş bilgiler veriyor.

Duramayan Adam- David Adam

dur_790x445

Nature dergisinin editörlerinden olan, gazeteci David Adam bu kitabında obsesif kompulsif bozukluğu toplumdaki ön yargıları da yıkarak anlamaya çalışıyor. Obsesif Kompulsif bozukluğun hem kendi yaşamına, hem bazı ünlü kişilerin yaşamına (Winston Churchill, Tesla, Anderson gibi) hem de hastalığın çok farklı etkilerinin ortaya çıktığı insanların yaşamına ettiği etkiyi basit ve duygusal ama bilgilendirici anlatımıyla okuyucuya sunuyor. Yazar bu kitapta, kontrol edilemez ve durdurulamayan düşüncelerin insan zihnine yaptığı etkileri birinci elden elde ettiği tecrübeler doğrultusunda anlatıyor.

Çavdar Tarlasında Çocuklar-J.C.Salinger

cav_790x445

Toplumun ikiyüzlülüğü ve İkinci Dünya Savaşının yıkıcı etkileriyle yıpranan genç Holden Caulfield’ın intihar düşüncelerini ve sürekli olarak hissettiği mutsuzluğu anlatıyor bu kitap. Bu ünlü eser, 1951 sosyal sorunlarının ve o günkü toplumda hakim olan kaosun, hassas zihinlere olan etkisini detaylı bir biçimde yansıtıyor.

Saatler- Michael Cunningham

houts_790x445

Yazar, depresyonun ve intihar düşüncesinin, üç farklı kahramanı günlük yaşamlarında etkileme şekillerini zarif bir üslupla anlatıyor. Görünüşte birbirlerinden farklı hayatlara sahip üç kadının aynı buhran ve mücadeleleri, umur ile umutsuzluk, yaşam ile ölüm arasında yaşadıkları git gelleri bu kitapta okuyucunun gözleri önüne seriliyor. Birçok prestijli ödülü kazanan bu kitap, beyaz perdeye aynı isimle aktarıldıktan sonra, 2003 yılında Nicole Kidman’a En İyi Kadın Oyuncu dalında da Oscar ödülünü kazandırdı.

Özel İçerik: Begümhan İ. Şimşir

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir