Kimlikten Öte Arayışlar

İnsanın değerini insanda mı değerlendiriyoruz yoksa davranışlarından mı yola çıkıyoruz bu soruyu cevaplamadan önce bir düşünelim. Hemen hemen çoğumuzun dilinden düşmeyen ”karakter” kavramını baz alarak kişilik analizleri yaptığımız ya da yaptığımızı zannederek, kişisel görüşlerimizi bu kavrama sığdırmaya çalışıyoruz. Günümüzde bir kişiyi değerlendirirken yola çıktığımız en temel ilkenin ’’karakter’’ olduğu aşikâr ve bu analizlerin değindiği bir çok nokta var. Mesela; astrolojik olaylara bağlı burçlardan yola çıkanlarımız, daha psikolojik olması açısından yapılan IQ testleri ya da beden dili yani bakıldığında bir insanı tanımak için sıralayabileceğimiz birçok yöntem var. Tabii hangisini kullanacağınız sizin inisiyatifinize kalmış.

My favorite human is turning 27!

Hepimiz artık farkındayız ki herhangi bir yola çıkmadan önce gideceğimiz yolun uzunluğunu, havasını, şartlarını artık bir bir sıralama ihtiyacı duyuyoruz. Biraz daha basite indirgeyecek olursak; bir filmi veyahut kitabı hangi kriterler çerçevesinde tercih ediyorsunuz?

Sorunun cevabını son zamanlarda yapılan yorumları ele alarak vermek isterim. İnsanlar genellikle denk geldiği bir replik üzerinden etkilendiği için tercihlerini bu doğrultuda ilerletiyor. Ne yani siz de bir replikten etkilenip o repliğin geçtiği filmi hiç izlemediniz mi ya da beğendiğiniz bir sözün yer aldığı kitabı hiç okumadınız mı?

Yellow Island Photo Going Away Party Facebook Event Cover

Dürüst olmak gerekirse ben bir kitabı okurken bahsedilen karakterlerde kendimden bir şeyler bulma arayışındayım. İllaki bir karaktere karşı kendimi daha yakın hissetmişimdir. Ve bir başka şekilde itiraf etmek gerekirse de sırf bir replikten yola çıkarak çok sıkıcı bulduğum filmleri bile izlemişliğim vardır. Yine de pişman değilim. Çünkü kendime benzemeyen karakterler de bana mutlaka bir şeyler kazandırmıştır. Bakınız bu gerçek hayata yansıdığında da böyle değil midir zaten?

Bir insanla ortak yönünüzün bulunmaması ’’Ya tanısam ne olur, tanımasam ne olur?’’ diye düşündürmemeli ya da biriyle otururken ’’Zaten bana bir şey katabilecek biri değil.’’ diye aklınızdan geçirmeyin. Ufacık bir çocuk bile size ummadığınız şeyleri katabilir. İnsan yaşandıkça değer kazanır, insanlar da sizinle yaşadıkça size değer katar. Karşınızdakini tanımak için onu testlere tabii tutmak yerine sadece bir şans verin. Çünkü bir karakteri tam anlamıyla test etmiş olmak sonucun kesinliğini vermez. Testin sonucunun başarılı kılmak için o insanı yaşayarak değerlendirin. Emin olun o sürede karşınızdakinin karakterinin derinliğine ineceğiniz noktalar size o testlerden daha fazla yarar sağlayacaktır.

My favorite human is turning 27! (1)

’’Kişi, kendinden bilir işi.’’ teorisine inancımı vurgulayarak yazımı sonlandıracağım. Ben ne kadar iyiysem, karşımdaki muhakkak benim kadar iyidir. İnsanları bir kalıba sokmak yerine bulundukları kabın şeklini kabullenelim. Kimseyi kendi kalıbımıza uyduramayız ama eğer istersek beraber aynı pencereden bakmayı sağlayabiliriz. Pencerelerinizin hep açık ve manzaranızın on numara olması dileğiyle…

Özel İçerik: Duygu Çamurtaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir