İşte Gerçek Dünyanın Zombileri ”Smombie”ler!

Malumunuz içinde yaşadığımız çağ yenilikler çağı. Yeni icatlar, gelişen teknoloji, her ürünün ”yeni modelleri” derken, yeni bir yaşam tarzına sahip olduk. Bu yeni yaşam tarzı beraberinde birçok değişikliği getirdiği gibi, sözlüklerimize ve hayatımıza yeni kelimeler kattı. Bunların bazıları günlük dile dahil olmayı başarmış olsa da bazıları içinse durum daha farklı. İşte o çok kullanılmayan fakat, çağımızın oratya çıkardığı kelimelerden birinden bahsedeceğiz bugün. ”Smombie”.

Öncelikle kelimenin anlamına gelelim. Smombie kelimesi ”smartphone” ve ”zombie” kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir sözcük esasında. Türkçeye ise ”akıllı telefon zombisi” olarak geçirilmiş. Türkçe pek fazla kaynak olmasa da haber başlıklarında bu çeviri kullanılıyor.

DZx4yFzW4AAU1sx

Kelimeyle ilgili detaylara geçecek olursak, yavaş yürüyen ve akıllı telefon yüzünden etrafına odaklanmayan yayalara veriliyor bu isim. Çoğu yayanın dikkatsizlikleri yüzünden kazalara sebebiyet vermesi üzerine ortaya çıkmış bir kavram. Hatta ve hatta Çin ve Belçika’nın bazı şehirlerinde smombieler için yapılmış özel yürüyüş yolları var.

20180620112845651_90337

İşin boyutu öylesine büyük ki bazı ülkelerde bu insanların sebep olduğu kazaların önüne geçmek için trafik ışıklarının smombielerin göz hizalarına yani yürüme yollarına döşenmesi kararı alındı. Bu konuyla ilgili habere buradan ulaşabilirsiniz.

Başka bir habere göre Japonya’da yaşanan kazaların %41’i akıllı telefonu yüzünden çevresine dikkat etmeyen insanlar yüzünden kaynaklanıyor. Son dört yılda tam olarak 122 kişinin bu tür kazalar yüzünden hastaneye kaldırıldığı söyleniyor.

Türkiye’de de durum farklı değil, trafikte akıllı telefonda mesajlaşmak kaza riskini bu açıklamaya göre 23 kat arttırıyor.

somombie

Peki neden ”online” kalmak için hayatımızı ve diğer insanların hayatını tehlikeye atacak duruma geldik? Bu duruma farklı perspektiflerden birçok cevap verilebiliriz, yalnız temel sebebi ele alacak olursak cevap akıllı telefon bağımlılığı olarak karşımıza çıkıyor. Bugüne kadar duymaya alıştığımız ya da kendimizi sakınmamız öğretilen bağımlılık türlerine pek benzemiyor. Alkol, sigara ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi açıkça kendini gösterebileek bir bağımlılık değil. Ya da onunla savaşmak adına yürütülen çalışmlar yok fakat akıllı telefon bağımlılığı da en az diğer bağımlılıklar kadar tehlikeli bir bağımlılık.

telefon-bagimliligindan-kurtulmak-icin-etkili-5-yontem-1533739003

Aslında o kadar tehlikeli ki bu bağımlılığın klinik bir ismi de var : Nomofobi (İngilizce “no-mobile-phone phobia” kelimelerinin Nomophobia olarak kısaltılması,Türkçe Nomofobi ). Psikologlara göre giderek daha çok insan bu bağımlılıktan etkileniyor. Gelin bu konuda yazılan şu yazının önemli bir kısmına  beraber göz atalım :

”Cep telefonundan ayrı kaldığında panikleme veya ümitsizliğe düşme, etrafındaki konuşmalara veya işe odaklanamama ve sürekli cep telefonunu kontrol etme nomofobinin başlıca semptomları arasında sayılıyor. Sıklıkla cep telefonu çalmadığı halde çaldığını zannetme durumuna ise cep telefonu titreşim sendromu deniyor ve uzmanlar bunun çok daha ciddi bir teknoloji bağımlılığının belirtisi olabileceğinde hemfikir.

Connecticut Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nde çalışan Yardımcı Doçent Dr. David Greenfield’a göre, akıllı telefonunuza olan psikolojik bağlanma durumu, dopamin düzensizliğini içerdiği için, aslında diğer bağımlılıklara benzemektedir. Dopamin beyindeki ödül sistemini düzenleyen bir nörotransmitterdir, ve dopamin seviyesinin artması otomatik olarak insanların ödüllendirileceklerini düşündükleri şeyi yapmaya motive eder.

Greenfield, sürekli cep telefonlarıyla iletişim halinde olanlara yardım edebilmek ve bu insanların daha dengeli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak amacıyla İnternet ve Teknoloji Bağımlılarına Yardım Merkezi’ni kurdu.

Greenfield’a göre “Cep telefonunuza gelen e-posta, kısa mesaj gibi her bir bildirim, dopamin seviyesinde az da olsa bir artışa neden oluyor ve bu da kişide karşı konulmaz, kendisini içine çekecek bir durum olduğu hissini uyandırıyor. Bu karşı konulmaz durumun ne olduğu, ne zaman olacağı belli olmadığı için de bu aslında beyni sürekli telefonu kontrol etmeye zorluyor. Yani aslında bir nevi, dünyanın en küçük kumar makinası.” (Business Insider) ”

Tüm bu verilere rağmen ülkemizde bu hastalık çok bilinmiyor veya ciddiye alınmıyor diyebiliriz. Bunun asıl sebebi ise bağımlılığımızın farkında olmamamız belki de bunu kabullenmek istemememiz.

Screen-Shot-2018-04-27-at-7.07.52-AM-1024x616

Peki bu bağımlılıktan nasıl kurtulabiliriz? Öncelikle bunun bir sorun olduğunu kabullenip düzeltmeye hazır olmamız gerekli.  Bundan sonrasında kurtulmanın birçok yolu var.

  1. Ertelemekten kaçının ve yapacaklarınıza hemen bugün başlayın.
  2. Yatmadan önce telefonla vakit geçirmekten kaçının.
  3. Günde en az 30 dakikanızı telefon kullanmadan başka bir aktiviteyle geçirin.
  4. Çokça vakit geçirdiğiniz fakat size bir fayda sağlamayan uygulamalardan kurtulun.
  5. Bildirimlerinizi kapatın.
  6. Telefonda geçirdiğiniz süreyi azaltmaya yardımcı olacak kısıtlayıcı uygulamaları kullanın.

Ve en önemlisi hayatınızın tadını çıkartın. Kendinize faydalı hobiler edinin. Bir kere yaşadığınız bu hayatı küçük bir ekrana sığdırmayın ve havanın,dostların, yürüyüşlerin ya da kitapların mutluluğunu tadın.

Kaynak

Kaynak2

 

 

Rabia Gül Yazar

İstanbul \ Türk-Alman Üniversitesi / Kültür ve İletişim Bilimleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir