İş Hayatı Şekilleniyor: Kadın İstihdamı ve Önemleri

Kadınlar maalesef ki birçok toplum tarafından yeteri kadar gelişmesine fırsat verilmemiş, ikinci planda kalmış ve ötekileştirilmelere maruz bırakılmıştır. Bundan ötürü yıllardır sosyal hayatta kendilerini gösterebilmeleri oldukça zor olmuştur. Oysaki bir toplumda kadın ne kadar etkin ve üretkense toplum o kadar gelişmiştir. Çalışma hayatında kadının yer alması toplumsal ve ekonomik kalkınma sürecinde, insanın ve insan emanetinin özgürleşmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda kadınların çalışması toplumsal statülerinin yükselmesi bakımından da gereklidir. Dolayısıyla toplumsal ve ekonomik kalkınma sürecinde kadınların etkin biçimde yer alması, kadınların işgücüne katılımının ve istihdamının artırılması, bireysel ve toplumsal açıdan sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilebilmesinde önemli bir unsurdur.

office-620822_960_720

Bu çerçevede kadın istihdamının artması, kadın yoksulluğunun önlenmesi, haneye giren daha yüksek gelir ve daha iyi yaşam standartlarına kavuşmak anlamına gelir. Türkiye’de toplumsal yaşam biçimi büyük ölçüde erkeğin eve gelir getirdiği, tek kazananla aile modeline dayanmaktadır. Buna karşın, ekonomide sık tekrarlanan krizler nedeniyle cinsiyet fark etmeksizin bireylerin işsiz kalma ihtimali de çok yüksektir. Ayrıca, sadece işsizlik nedeniyle değil, iş kazaları, hastalık ve iş göremezlik gibi durumlarda da tek kazananlı haneler yoksulluğa itilirler. Bugün tüm dünyada yoksullukla mücadele stratejileri arasında, tek kazananlı hane modelinin yerine çift kazananlı hane modeli teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Kadının istihdama katılmasıyla çift kazananlı hane modeline geçilmesi, kadınların ev içinde daha çok söz sahibi olma imkânını artırırken, hanenin gelir düzeyini yükseltecek; kadınların, yaratıcılıklarını, becerilerini ve yeteneklerini geliştirecek, yoksulluk riskini azaltacaktır. Kadınların kendilerine ait gelirlerinin olması ekonomik bağımlılıklarını azaltacaktır. Maalesef ki çoğu kadın ataerkil toplumlarda ev içinde her gün tekrarlanan rutin işlerle uğraşmak durumunda kaldığı için; onları durağan bir yaşama mecbur bırakarak potansiyellerini sınırlamakta iken istihdama katılımları yeteneklerini, ilgi ve yaratıcılıklarını açığa çıkarma fırsatı verecek ve bu fırsatları başkalarıyla paylaşabilme imkânı sağlayacaktır.

woman-690036_960_720

Kadınların iş yaşamına katılmasıyla toplumsal hayatta daha fazla yer alıyor olması cinslerin sosyal yaşamda birlikte var olma durumunu güçlendirecek, güç dengelerini kadının lehine dönüştürecektir. Aile hayatı eşitler arasında daha demokratik ve özgürlükçü bir birliktelik olacaktır. Birlikteliklerin, maddi koşullar ya da mağduriyet gereği değil, sevgi ve saygı içinde yaşanması, insanı ve toplumu güçlendirecek bir olgudur.  Sonuç itibariyle, kadının istihdamdaki önemine rağmen Türkiye’de kadın istihdamı oldukça düşük düzeydedir. Bunun belli bir nedene bağlamak ve açıklamak oldukça zordur; çünkü kadın istihdamını etkileyen faktörler göz önünde tutulduğunda, kadın istihdamının düşüklüğü çok boyutlu ve çok faktörlü bir sorundur. Ancak genel manada kadın istihdamının önündeki engeller ana başlıklar olarak şöyle sıralanmaktadır: Geleneksel aile yapısı, toplumsal değer yargıları, toplumsal cinsiyet temelli iş bölümü, kadın emeği talep yapısının zayıflığı, ekonominin istihdam hacminin düşüklüğü, kırsal kesimden kente yönelen göç hareketi, tarımsal üretim yapısındaki çözülme, genel ve özellikle mesleki alanda kadın eğitim düzeyinin düşüklüğü, kadının iş gücü piyasasına girişini sağlayacak gerekli mekanizmaların olmayışıdır. Bunların yanı sıra ekonomide izlenen politikalarda istihdamın düşmesi açısından önemli bir faktördür.

Özel İçerik: Umut Solmaz

Umut Solmaz

Sosyal Hizmet Uzmanı Umut SOLMAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir