İnsanların Kaderini Değiştiren Psikolojik Deneyler!

Geçmişten günümüze insanların davranışı her zaman merak edilen bir konu olmuştur ve insanların davranışlarının sebebini anlamak adına birçok deney yapılmıştır. Tarihte yapılmış, günümüzde de hala uygulanan ama bizim fark edemediğimiz işte o psikolojik deneyler:

-Elliott Deneyi: Bölünmüş Bir Sınıf

Jane Elliott, sadece beyaz ve Hristiyanlardan oluşan tutucu ve ırkçı bir kasabada öğretmendi. Amerika’da ırkçı faaliyetlerin zirve yaptığı dönemlerde, öğrencilerine ırkçılığı anlatmak adına bir psikolojik deney yaptı. Elliott, sınıfını mavi gözlüler ve kahverengi gözlüler olarak iki gruba ayırdı. İlk gün mavi gözlü öğrencileri üstün grup olarak belirledi. Çeşitli bilimsel veriler uydurarak tüm sınıfı mavi gözlülerin daha zeki ve daha ayrıcalıklı olduğuna inandırdı. Mavi gözlü öğrencilere; daha fazla teneffüs zamanı, daha fazla yemek yiyebilme gibi haklar tanınacaktı. Kahverengi gözlüler ise ayırt edilebilmeleri için daha geniş yakalıklar takacak ve sınıfta en arka sıralarda oturacaktı. Mavi gözlüler daha zeki, başarılı ve güvenilirdi. Kahverengi gözlü öğrenciler ise tembel olarak nitelendiriliyordu. Öğrencilerin davranışları kısa bir sürede büyük ölçüde değişti.

people-2588925_1280

Mavi gözlü öğrenciler kendilerini üstün görerek kahverengi gözlü öğrencilere zorbalık yapmaya başladılar. Diğer gün ise Jane Elliott rolleri değiştirdi. Roller değişince bir önceki gün aynı şeyi yaşayan kahverengi gözlü öğrenciler mavi gözlü arkadaşlarına fazla zorbalık yapmadılar. Çünkü aynı şeyleri kendileri de yaşamıştı. Öğretmenleri her şeyin bir deney olduğunu, mavi ve kahverengi gözlü olmanın bir ayrıcalık olmadığını, ırkçılığında aynen böyle bir şey olduğunu anlatınca öğrenciler birbirlerine sarıldılar. 🙂

image_790x445

-Seçim Paradoksu

Markete gittiğimizde ”acaba bu mu olsa?” ya da yemek siparişi verdiğimiz zaman ”bunu mu söyleseydim ya sanki bu daha güzel.” gibi ikilemlerde kaldığımız olmuştur. Psikolog Mark Lepper ve Sheena Iyengar, bu durumu test etmek için bir psikolojik deney yaptılar.

Gurme ürünler satan bir şarküteride, reçel sattılar ve müşterilere ayrıca bunları tadımlık olarak sundular. Ancak, deneyin bir gününde 6 çeşit reçel markası sunarlarken, bir başka gününde ise 24 çeşit reçel markası sundular. Sonuçlara göre, 6 çeşit reçel markası gösterilen grubun %30’u bir kavanoz reçel satın alırken, 24 çeşit reçel markası sunulan grubun sadece %3’ü reçel satın alıyor. Yani bilinenin aksine, ne kadar çok seçenek sunuluyorsa o kadar çok arada kalıyoruz ve herhangi birini seçme olasılığımız da istemsiz olarak azalıyor.

photo-256887_1280

-Hafıza Manipülasyonu

Elizabeth Loftus ve John Palmer’in yaptığı deneyin amacı insanların bilgileri beyinlerinde nasıl tuttuğunu, anıların ne kadar aldatıcı olabileceğini ve sorulan soruların anıları ve hatırlanan bilgileri ne ölçüde etkileyebileceğini görmekti.

car-accident-2165210_1280

Katılımcılara bir araba kazası görüntüsü izletildi ve olay yerinde bir görgü tanığıymış gibi olayı anlatmaları istendi. Katılımcılar iki gruba ayrıldı. Bir gruba “Arabaların parçalanma sırasındaki hızı neydi?” sorusu sorulurken diğer gruba “Arabaların çarpışma sırasındaki hızı neydi?” sorusu soruldu. Sorular karşısında katılımcıların farklı cevaplar verdiği görüldü. Yani, soruların soruluş biçimi katılımcıların anılarını ve sonuç olarak cevaplarını etkiliyordu. Deney sayesinde belleğin sorgulama teknikleriyle kolay manipüle edilebileceği anlaşıldı.

baba

-Küçük Albert Deneyi

Küçük Albert Deneyi, belki de tüm zamanların en etik olmayan psikolojik deneylerinden biri olarak kabul ediliyor. Deney, gerçek olmayan bir korku yaratıp 9 aylık bir çocuk üzerindeki etkilerini gözlemlemeyi amaçlıyordu. 9 aylık olan ve henüz hiçbir hayvandan korkmayan Albert’in önüne beyaz bir fare kondu. Fareyle bir bezin üzerine oturtulmuş bir şekilde odada yalnız kalan Albert, fareye her dokunduğunda bir çelikle demir bir çubuk birbirine vurularak bazı sesler çıkarıldı. Küçük Albert ses kesildiğinde fareyi tekrar sevmek istedi ama her dokunduğunda aynı sesi duyup korkuyordu. Sonunda fareye dokunmasa bile korkup ağlamaya başladı. Daha sonra küçük Albert’in önüne beyaz fareye benzer beyaz ve tüylü nesneler getirildi. Albert hepsinden korkuyor ve ağlıyordu.

Deney sonucunda, yetişkin korkularının büyük bir çoğunluğunun çocukluk döneminde oluşabileceği sonucuna varıldı. Aynı zamanda deneyi klasik koşullanmanın insanlar üzerinde de etkili olduğunu kanıtladı. Küçük Albert’e ne olduğu ise bilinmiyor…

men-2608581_1280

-Uyum Deneyi

1955 yılında Solomon Asch, çevrenin ve grup baskısının etkilerini ortaya çıkaran bir deney uyguladı. Deneye katılacak olan üniversite öğrencilerine bir görüş testine girecekleri söylendi. Bir masa etrafında toplanan gruba öncelikle farklı boyutlarda 3 çizginin bulunduğu bir resim gösterildi. Daha sonra başka bir referans çizgi gösterildi ve referans çizgiyi ilk resimdeki 3 çizgi arasından bulmaları istendi. Bu sorular birkaç etap boyunca soruldu. Başlarda doğru cevap veren aktör grup yanlış cevap vermeye başladı. Deneyden haberi olmayan katılımcı ise doğru cevabı gayet açık bir şekilde gördüğü ve bildiği halde gruba uymak adına yanlış cevabı verdi. Araştırma sonucuna göre deneye katılanların yüzde 76’sı yanlış cevabı veriyor.

Siz böyle bir durumda olsaydınız tepkiniz ne olurdu? Ya da şöyle sorayım: Sahip olduğunuz tüm düşünceler size mi ait? Yoksa çevrenizdekilerin düşüncelerini mi dile getiriyorsunuz? Bir düşünün derim…

Uyum Deneyi ile Alakalı Video İzlemek İsteyenler İçin

Kaynak

Fatma Kunt

Selçuk Üniversitesi - İngiliz Dili Ve Edebiyatı Öğrencisi. Öğrenci Kariyeri ailesinde Kasım 2017'den beri yazarlık yapıyor. İletişim için: fatmakunt99@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir