İlk Case Study Tecrübesi İzlenimleri

Daha önce case study kavramını sadece okul etkinliklerinde ve duyuru panolarında görmüş fakat hiç katılma fırsatı olmamış biri olarak; geçen yaz Simurg Derneği’nin Özyeğin Üniversitesinde düzenlediği 1.XYZ kampına katılma olanağı bulduğumda, işe “case study” kavramını araştırarak başladım.

Case study, yani vaka çalşması; şirketler ve katılımcıların ortak bir proje için bir araya gelmesi aslında. Katılımcılardan beklenen özellikler, araştırmaya yatkın olmaları, yaratıcı ve analitik düşünebilmeleri ve takım çalışmasına yatkınlıkları. Tabii ki özgün düşünceler üretip bunları geliştirme-optimize etme becerisi de oldukça önemli.

Şirketlere düşen görevler ise case study’nin konusunu ve kapsamını belirlemek , bunu katılımcılara ulaştırmak ve düşünülen çözümleri, yapılan projeleri değerlendirip mümkünse geri bildirim yaparak düşünce süreçlerine katkıda bulunmak.

Businessman focused on case study. Businessman enlarge handwritten text case study.

Vaka çalışmasına katılmak için gittiğimiz ilk gün, öncelikle bir dizi konferansa girdik. Bunlar çoğunlukla inovasyonun doğası ve tarihi gelişimi, Türkiye’de ve dünyadaki yeri hakkındaydı. Oldukça verimli, ilginç anekdotlar ve kariyer tavsiyeleriyle dolu olan bu konferanslar sayesinde; ortama hızlı bir giriş yaptım.

Bu ilk aşamayı geçtikten sonraki adım, şirketlerin kendi komitelerine üzerinde çalışacakları konunun brifingini yapmasıydı. Her komite birkaç kişilik alt gruplara ayrılmıştı ve artık bir takımdık, bize sunulan problemin çözümünü beraber geliştirmeye çalışacaktık.

Tecrübe ederek gördüm ki, sıfırdan bir fikir geliştirmek çok kolay değil, fakat biraz yaratıcı düşünce ve açık zihinle dışarıdan görüldüğü kadar zor da değil. Daha önceden hiç bilginizin olmadığı, hatta haberdar bile olmadığınız bir problemi sıfırdan ele almanın en iyi yolu, çok yönlü düşünceye açık olmak ve üretilen fikirleri mantıklı bir argüman oluşturacak şekilde bir araya getirmeye çalışmak.

sunum_790x445

Bu şekilde geçen yoğun bir beyin fırtınası seansı ve düşüncedeki tüm noktaları mantıklı şekilde birbirine bağlayabilen etkili bir sunum hazırlama çabası, bir case study’nin en önemli parçalarından biri. Havada kalan fikirleri ve stratejileri mantık temeline oturtmak oldukça etkili, sunumu yaparken ileride potansiyel olarak problem veya uyuşmazlık çıkabilecek alanları önceden tespit etmek için fikirlerin yazıya dökülüp gözden geçirilmesinde büyük fayda var.

Sıra şirkete sunum yapmaya, case study’deki problemlerin çözümlerini aktarmaya geldiğinde, izlenecek çok yönlü ve eleştiriye açık bir yaklaşım, projenin gelişmesine katkıda bulunabilir, hatta bu esnada revize hakkının kullanılıp çözümlerin iyileştirilmesine dair yeni ve gelişmiş fikirlere ulaşmayı kolaylaştırabilir.

Sunumlar bitip yorumlara/eleştirilere cevap verildikten sonra doğan revize hakkı, çok kısıtlı fakat case study’de eksik olan, atlanmış veya değiştirilmek istenen noktaları tamir etmek ve iyileştirmek için iyi bir fırsat.

Case study’e dair tüm çalışmalar bittikten ve sunumlar yapıldıktan sonra geçilen aşama, puanlama ve ödül.

idea_790x445

Sonuç olarak, katıldığım ilk case study bana, bu tarzdaki etkinlikler hakkında iyi bir fikir verdi, yapmam gerekenleri çalışarak ve hayata geçirerek öğrendim. Tüm bunların yanında, edindiğim arkadaşlıklar ve takım üyelerimin yaratıcı fikirleri, bu tecrübeyi çok daha verimli ve eğlenceli hale getirdi.

Case study, yani vaka analizi ile ilgilenen herkese, eğitim hayatında en az bir kere böyle bir etkinliğe katılmalarını tavsiye ederim.

Özgün İçerik: Pınar Arabacı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir