İçten Yanmalı Otomobilinize Veda Vakti

Son yüzyılda hava kirliliğinin artması ve petrol kaynaklarının azalması sebebiyle bu zamana kadar kullanmış olduğumuz içten yanmalı otomobiller tarihe karışıyor. Doğal dengenin bozulmaya başlamış oluşu insanlığı birçok konuda olduğu gibi otomobil sanayinde de alarma geçirdi.

Günümüzde rövanşta olan elektrikli otomobiller teknolojisine ilk adım 1838’de Profesör Strating tarafından atıldı. Başlangıçta saatte 4.4 km hıza ulaşan bu araçlar, enerji verimliliğinin az olması nedeniyle yerini Ferdinand Porsche’nin geliştirdiği hibrit araçlara bıraktı. Bu aracı hareket ettiren elektrik motorları ön tekerleğin göbeğine yerleştirilmişti böylece üretilen elektrik önce tekerleklerdeki motorlara yönlendiriliyor fazla enerji ise akülerde depolanıyordu. Aracın ortasında bulunan iki benzin motoru da elektrik üreteçleri ters yönde çalıştırıldığında başlatılabiliyordu.

Semper_Vivus_03

1970’in başından bu yana yaşanan petrol krizleri elektrikli otomobillerin gelişmesine yol açtı. Günümüzde ise elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlardan 36 kat daha düşük enerji yoğunluğuna sahip. Doğal olarak elektrikli araçların daha az menzil kat edebileceğini düşünebilirsiniz ancak enerji yoğunluğu farkına rağmen elektrikli araçların müthiş verimi ile bu düşünceniz silinecektir.

Peki bu verimi nasıl sağlıyor?  

Hibrit araçlarda fren yaparken çok fazla enerji kaybediliyor ancak elektrikli araçlarda bulunan “regen frenleme sistemi” adını verdiğimiz bu sistemle frenleri kullanmadan ayağınızı gazdan çekince arabayı yavaşlatırken aynı zamanda ileri momentumu kullanarak arabanın pilini şarj ediyor yani kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanıyorsunuz. 2012’de Elon Musk’ın Model S’yi sürmesinden itibaren diğer firmaların da bu alana yatırımları arttı. Tesla, dev pil fabrikalarıyla ürettikleri pilleri piyasaya sürerek elektrikli araçların üretim maliyetini azaltmayı planlıyor. Bu doğrultuda Musk tüm patentlerini elektrikli otomobiller üzerinde çalışma yapan firmalara ücretsiz açtığını açıkladı. Scania, DAF, Volvo, Tesla, Volkswagen, General Motors, Renaut, Toyota ve BMW bu teknolojide bayrağı çeken firmalar arasında. Yapılan hesaplamalara göre 2022’nin sonunda 136 yeni elektrikli araç piyasaya sürülecek. Ülkemizde ise Renault geliştirdiği elektrikli Fluance modelini 2011’de Bursa’da üretti daha sonra Koç grubu Ford Focus markası ile geliştirdiği elektrikli otomobili, ülkemizde alt yapısı olmadığı için seri üretime geçiremedi.

BlobServer

Önümüzdeki iki yılda piyasaya sürülmesi beklenen birkaç aracı şu şekilde sıralayabiliriz:

-Porsche Mission E: 600 beygir gücüne sahip olan bu araç saatte 250 km hız yapabiliyor. 500 km menzile sahip aracın en dikkat çekici özelliği 800 voltluk sistem sayesinde bataryasını yüzde 80 seviyesine kadar doldurması için 15 dk yeterli.

-Jaguar I-Pace: 400 beygir güç üreten motoruyla 100 km hıza yaklaşık 4 saniyede ulaşan bu araç 500 km menzile sahip. 50000 W DC hızlı şarj sayesinde 90 dk içinde yüzde 80 şarj oluyor.

-Audi E-Tron Quattro: Önde bir, arkada iki tane olmak üzere üç elektrik motoru bulunduran araç saatte 100 km hıza 4.6 snde ulaşabilecek. 500 km menzile sahip aracın yüzde 80 şarj olabilmesi için 30 dakika yeterli olacak.

-Tesla Roadster: 100 km hıza yalnızca 1.9 saniyede çıkabilirken tek şarjla 1000 km mesafe kat edebilmesiyle menzil bayrağını da taşıyor.

-Mercedes-Maybach Vision 6 Cabriolet: 4 tekerlekli yatı andıran araç devasa kaputuyla öne çıkıyor. 750 beygir gücüne sahip bu araç 100 km hıza 4 saniyede ulaşırken saatte azami 250 km hıza da ulaşabiliyor. Menzili 500 km olan araç hızlı şarj sistemiyle 5 dakikalık şarjla 100 km yol gidebilmesi de bir diğer ayırt edici özellik.

Özel İçerik: Emine Kaya

About Emine Kaya

Gaziantep Üniversitesi /Elektrik Elektronik Mühendisliği

Emine Kaya

Gaziantep Üniversitesi /Elektrik Elektronik Mühendisliği

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir