Hayatınızı Renklendirmeye Teknoloji Yetmez, Biraz da Yeşil Lazım!

Durdurulamaz bir hızla gelişen teknolojinin aynı hızda yarattığı yıkımlar ve oluşturduğu tehlikeler her adımımızda sinyaller veriyor. Teknolojiye ayak uydurmaya çalışırken bir yanda da buzulların erimesi, binlerce hektar ormanın yanıp küle dönüşmesi, iklim değişikliği, hava kirliliği gibi doğa katliamlarına göz umuyoruz; çünkü herkes çok meşgul, hiçkimsenin doğaya harcayacak vakti yok.

Oysa tam burada bir grup genç doğayı unutanları uyandırmak için gezip dolaşıp, gönüllü olan müzisyenlere türküler söyletiyorlar, bir türküde onlarca müzisyeni dinleyip hepsinin doğa için tek bir türküde buluşmasına şahit oluyorsunuz,

doga_icin_cal_5_1158

Peki müzikle doğayı korumanın nasıl bir bağı var? Müziğin insan ve toplum üzerindeki etkisi nedir? Beynimizdeki limbik sistem denen yer, müziğin etkilerinin oluşup, ruh ve fiziksel hallerimizi değiştirmek için kullanılan bir laboratuvar sayılabilir. Bu sistem, beyindeki davranış ve heyecanlarımızı, temel biyolojik dürtülerimizi, belleğimizi ve öğrenmeyle ilgili bazı yapıların nöral mekanizmalarını içerir. Bu nedenle etkileme gücü olan müzikal bir eser, limbik sistemin bu özelliklerini harekete geçirerek, bireyin motivasyonunda ve davranışlarında değişiklik meydana getirebilmektedir.

[ad name=”Google Adsense”]

Müziğin kendine özgü dili, yapısı ve anlatım öğeleriyle insanın duygu ve düşüncelerine seslendiği söylenebilir. İnsan tüm yaşamı boyunca doğadaki ses veren nesnelerle ilgilenmiş, nesnelerin görünüşlerinin yanı sıra, çıkardıkları seslere göre o nesneler üzerinde bir yargıya varmıştır. Böylece, sesleri tanıyıp anlamaya ve o sesleri kullanarak iletişim kurmaya çalışmıştır. Müzik, bir kültürün sembolik anlatımı veya bir grubun yaşam biçimidir. Bir ulusal milli marş ulusal bir topluluğun bütün üyelerine ait bir semboldür. Burada grup içerisindeki üyelerin ırkları, politik durumları veya inançları dikkate alınmamaktadır. Müzik karşısında verilen bazı fiziksel karşılıkların kendiliğinden kontrolsüz reflekslerden oluştuğu bilinmektedir. Spritüel öğretmenler bedenlerimizin kelime, düşünce, ses ve titreşimlerden etkilendiğini ve tekrar programlanabildiğini asırlardır bilirler ancak bunun bilimsel olarak ta ispat edilmesi yolumuza daha da somut bir ışık tutmakta.”

doga-icin-cal-6-yayinlandi

Bu güzel oluşumu tanıdıktan sonra müzikle bütünleştirdikleri asıl amaçlarını da öğrenmek isteyenler için:

1. Arkadaşlarınızdan birinden Doğa İçin Çal diye bir şey olduğunu duydunuz.
2. Merak edip bir şekilde bu siteye ulaştınız.
3. Klipleri izlediniz, kah güldünüz, kah ağladınız.
4. Müzik sona erip de destekçiler bölümü başladığında, acaba doğa için ben ne yapabilirim diye bir düşünce aldı sizi…
5. O anda gözünüz yandaki “dernekler” listesine kaydı.
6. O derneklerden kendinize en yakın bulduğunuzu seçtiniz.
7. Link’e tıklayıp seçtiğiniz derneğin sayfasına gittiniz.
8. Gitmekle kalmadınız, o derneğe üye oldunuz.
9. Üye olmakla kalmayıp, o derneğe ufak mufak, gönlünüzden ne koparsa, gücünüzün yettiğince bir bağışta bulundunuz.
10. Aylarca süren çekimler, haftalarca süren montajlar, uykusuz gecelerce süren çalışmalar, her şey, hepsi, sizi bu noktaya getirmek içindi. Eğer 1. maddeden başlayıp 9. maddeye kadar kesintisiz geldiyseniz, bu, verdiğimiz emeklerin boşa gitmediğinin bir kanıtıdır. Size ne kadar teşekkür etsek azdır!

1jdoVG

Geçtiğimiz günlerde 7. parçalarını yayınlayan Doğa İçin Çal’ı ziyaret edip hem doğaya bir adım daha yaklaşın hem de türküleri ruhunuza gıda olsun 🙂

[ad name=”HTML”]

[ad name=”HTML-3″]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir