Geldikleri Gibi Gittiler

Her ulusun tarihinde önemli dönüm noktaları vardır. 30 Ağustos’ta Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolda atılan kilometre taşlarından biridir. Kurtuluş Savaşlarının sonuncusudur 30 Ağustos. 300 senedir meydan muharebelerinde sadece savunma savaşı yapan Türklerin zincirlerini kırarak taarruz yaptığı destansı bir olaydır.

Osmanlı İmparatorluğu son yüzyılında hep geri çekilmiş ve topraklarının neredeyse hepsini kaybetmiştir. Çanakkale son direniş noktası olmuş fakat o da yeterli olmamış, Mondros imzası ile büyük bir ulusu teslim almışlardı.  19. yüzyıl ile başlayan son, Mondros ile nihayete ermiştir fakat bir son başka bir başlangıcı getirecekti beraberinde. 30 Ağustos 1922 sadece bir tarih değil uzun ve zorlu bir yürüyüşün sonudur aslında. Bir ulusunda makûs talihini yenmesidir. Yorgun ve teslim olmuş bir ulusun tekrar ayağa kalkmasıdır. 19 Mayıs 1919 da başlatılan bu mücadele ayrıca bir ulusun kendi gücü, gayreti ve iradesi ile neleri başarabileceğinin tarihi bir kaydıdır.

2

Amerikalı General Harbord Ankara’ya yaptığı bir ziyaretinde Mustafa Kemal Paşa’ya sorar: “Sadece İstanbul hükümetine karşı değil 7 düvele karşı savaşıyorsunuz. Ya başaramazsanız?” Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği cevap çok vecizdir: “Başaramazsak, ölürüz.” Bir ulusun son direnişinin son noktasıdır 30 Ağustos. Eğer bu savaşı da kaybetselerdi belki de Anadolu toprakları Türkler için bir hayalden öteye gidemeyebilirdi.

23 Ağustos 1921 yılında başlayan ve 22 süren Sakarya Meydan Muharebesinden tam 1 yıl sonra 26 Ağustos 1922’de başlamıştır. Türk ordusu günden güne erimesine rağmen Yunan ordusu İngilizlerinde desteği ile günden güne gelişmektedir. Türk milletinin elinde tabiri caizse bir atımlık kurşunu kalmıştır. Ordu yönetimi tüm komuta kademesini bir futbol müsabakası bahanesi ile toplamıştır. General Fevzi Çakmak “Kurt Kapanı” harekâtını diğer kurmay subaylara izah etmiştir. Bazı generallerin riskli gerekçesiyle itirazına rağmen Başkomutan Mustafa Kemal’in isteği ile kabul edilmiştir. Kurt kapanı harekâtına göre Türk ordusu ana birlikleri ile 6 ay geçilemez denilen Afyon hattına direk saldıracak. Eskişehir üzerinden düşmanın arkasına sızdırılan süvari kolordusu düşmanı arkadan çevirecektir. Güney kısımdan da 2. ordumuz düşmanı çevirecek ve kapan kapanmış olacak. Mustafa Kemal Paşa cepheye gitmeden evvel bir çay partisi verdiğini duyurur. Davete gelenlere bir görevli paşanın rahatsız olduğunu bildirir oysaki paşa çoktan cepheye hareket etmiştir. 26 Ağustos 1922’de Türk ordusu sabaha karşı saat 5 gibi taarruza geçer. Bir gece önce baloya giden Yunan komuta kademesi hazırlıksız yakalanmıştır. Türk ordusuna ait 165 top 15 saat boyunca Yunan cephesine ateş yağdırmıştır. Mustafa Kemal Paşa Ankara’dan ayrılmadan evvel arkadaşlarına 15 gün sonra İzmir’de görüşürüz demiştir.

3

Savaşın en önemli safhalarından birinde Mustafa Kemal Paşa, Miralay Reşat’ı arar ve geç kaldıklarını bildirir. Alay fazla ateş yememek için tepeyi çok açıktan almıştır ama geç kalmışlardır. Miralay Reşat Bey, Mustafa Kemal Paşa’ya yarım saat içinde tepeyi alacaklarına söz verir fakat muvaffak olamaz. Mustafa Kemal tekrar aradığında telefonu bir teğmen açar ve Reşat Bey’in intihar ettiğini bildirir. Bıraktığı mektupta: “ Yarım saat içinde size o tepeyi alacağıma söz verdiğim halde sözümü tutamamış olduğumdan dolayı yaşayamam.” Soyadı kanunu çıktıktan sonra Atatürk’ün emri ile Reşat Bey’e o tepenin adı verilir ve Reşat Çiğiltepe olur. Bu azim ve kararlılıkla birlikte Türk ordusu 4 günde savaşı kazanır. 30 Ağustos tarihinde Yunan kuvvetleri tüm hatalarda geri çekilir. Türk ordusu da ileri harekât ile birer birer şehirleri kurtarmaya başlar. 9 Eylül tarihinde Türk ordusu İzmir’e girer. Atatürk arkadaşlarına 15 gün sonra görüşürüz demişti fakat 14 gün sonra İzmir’e girdiklerinde “Suç bende değil düşman çabuk yenildi” demiştir. Büyük taarruzun askeri açıdan bir önemi de sayısal verilere bakılınca ortaya çıkmaktadır. 15 gün içinde neredeyse 250 bin kişilik bir orduyu yok edip 400 kilometre yol kat etmek dünya savaş tarihi açısından sayılı savaşlar arasındadır.

Özgün İçerik: Bu içerik Öğrenci Kariyeri yazarlarından Enes Eren tarafından oluşturulmuştur.

Enes Eren

Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir