Farkındalık Yaratmaya Hazır Mısınız?

Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu namussuz bir çağ bu!

Bencil, -çoğu zaman istemsizce bencil- empatiden, hoşgörü değerlerinden yoksun yaşıyoruz adeta. Etrafımızdaki olayların varlığından bihaberiz, elimizdekileri hor kullanıp kıymet bilmiyoruz.

Böyle bir çağda farkındalık yaratabilmek, olaylara farklı açılardan bakabilmek, çoğu zaman fikrimizi söyleyebilmek bile zor.

Şimdi, sahip olduklarımızın kıymetini anlayabilmek için karanlığın ve sessizliğin içinde kaybolalım. Bu kaybolmuşluk anında birilerinin ilgisini çekebilmek, birileri tarafından fark edilmek ve aynı zamanda olayların derinlerine inip fark etmek için, yaşayarak empatiyi sağlamak için ve en önemlisi yardımın gerektiğini gördüğümüz halde kendimize el uzatmak gerektiğini bir defa daha hatırlatmak için…

Yaşamı kendimize zorlaştırdığımız gibi etrafımızdakilere de zorlaştırabiliyoruz. Metrolarda, metrobüslerde görme engelli arkadaşlarımıza, büyüklerimize, kardeşlerimize dikkat etmiyoruz. İletişim esnasında dikkate almayanlarımız bile var. Bu sorunları aşabilmek, etrafımızdakilere, gerek öğrencilerimiz olsun gerek arkadaşlarımız olsun farkındalık dersi vermek için hala gitmeyen herkes Gayrettepe Metroda bulunan Karanlıkta Diyalog ve Sessizlikte Diyalog etkinliğine uğramalı.

Arkadaşlarınızla hem eğlenecek, zaman zaman hüzünlenecek, vicdanınızı harekete geçirecek, tedirginlik yaşayacak yere sağlam basan adımlarınızı sarsacaksınız. Etkinlikten çıktığınızda ise bambaşka biri olacaksınız. Aklınızın, kalbinizin derinliklerindeki çoğu şey gün yüzüne çıkacak.

Peki bu diyalog merkezi nedir ve hangi amaçlar için vardır?

karanlıkta diyalog ile ilgili görsel sonucu

Karanlıkta diyalogdan başlayalım aydınlanmaya.

“Karanlıkta Diyalog”, 1988’de Almanya’da Prof. Dr. Andreas Heinecke tarafından oluşturulup hayata geçirildi.

Gözlerini kapat, sezgilerini kullan ve daha aydınlık bir dünyaya adım at.

karanlıkta diyalog ile ilgili görsel sonucu

Işık gözümüzü kör ediyormuş çoğu zaman. Giden herkes eminim ki ilk olarak bunun farkına varacak.

Elinizde görme engelli kardeşlerimizin kullandığı sopalarla başlıyorsunuz gezintinize, sol eliniz duvarda her yer zifiri karanlık… Vapura biniyor, köprüden geçiyor, yazı yazıyor, bir kafede oturup içeceklerinizi yudumlarken hiçbirimizin alışık olmadığı, adım atmaktan çekindiği o ortamda görme engelli rehberler, korkup çekinmeden kullanabildikleri tüm duyu organlarını fazlasıyla hissederek size göz, ışık olduklarını öğreniyorsunuz ve onlara sorular sorma hakkınız oluyor. Merak ettiğiniz ne varsa sorabiliyorsunuz ve içtenlikle kız/erkek arkadaşları olup olmamasına kadar cevaplayıp sizi yanıtsız bırakmıyorlar.

Gelelim sessizlikte diyaloğa:

Sessizlikte diyaloğun sessiz çığlığını duyacağınıza emin olabilirsiniz.

Rahatlamak için dinlediğimiz müziği, sevdiklerimizin sesini unutabilir miyiz?

En büyük engel önyargılardır. Artık her şey daha farklı olacak!

sessizlikte diyalog ile ilgili görsel sonucu

İlk etapta işaret dilini bilmeyenlerimiz için fazlasıyla zor olan bu etkinlik sonraları kendini çözüme bırakıyor olsa da, içinizden gelen konuşup anlatma isteğini geride bırakıp çaresizce anlaşılmayı beklemek her şeyden daha zor.

İletişim kurmaya çabalarken Charlie Chaplin’in filmleri geliyor insanın aklına. Tek fark rengarenk hayalarda yok duyma yetisi. Hepsi yaşanmaya değer, hepsi dinlenmeğe değer hayatlar…

sessizlikte diyalog ile ilgili görsel sonucu

Etkinliğin sonunda işaret dili eğitmenleriyle konuşup sorular sorma fırsatınız oluyor.

Toplumsal bilinci artırabilmek için mutlaka gitmeli ve etrafınızdaki insanların da gitmesi için çağrışımlarda bulunmalısınız. Her etkinlikten sonra karanlıktaki ışık, sessizlikteki çığlık olacak, şansınızın, varlığınızın bir amacının olduğunu hatırlayacaksınız.

Dünyayı iyiliğin egemen olduğu bir yer yapalım.

Sevgiyle, güzellikle kalın 🙂

Özgün içerik: İrem Önen

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir