En İyi Kitap Uyarlaması Oyunlar

Kitaplar! Okuyanın en kızgın çöllerdeki vahaları, okumayanın ise tırmanmaya çekindiği tecrübe tepeleri. Perdenin olmadığı ama olayların ve merakın su gibi aktığı bir film. Yönetmeni de biziz üstelik. Hal böyle olunca okuduğumuz bir kitap görsel sanatlara uyarlandığı an ilgimizi çekmekte gecikmiyor. Film uyarlamaları konusunda yüzümüz çok gülmese de oyunlar tarafında işler daha iyimser. Oyunlara ilham veren sayısız kitap var. Fakat şaşırtıcı şekilde az sayıda doğrudan kaynak alan oyun var.

Bunun sebeplerinden biri de teoride oyunlar kitabın vermek istediklerine filmlerden daha fazla hizmet etmesi. Onlarca karakter, sayısız mekan, verilmek istenen mesajlar. Filmlerin süreleri düşünülünce film ve oyun uyarlamaları arasındaki fark daha rahat gözlemlenebiliyor. Bunun yanında her zaman kitaba bağlı kalınmak zorunda da değil elbet. Kitabın ötesine geçebilen enfes tatlara da hayır demek yakışmaz ki bir kitabı okurken: “Acaba böyle olsa nasıl olurdu?” düşüncesine yaklaşabilmek heyecan verici bir deneyim. Şimdi bazılarına beraber göz atalım:

rainbowsix

Tom Clancy’s Rainbow Six 3 Gold

“Tom Clancy’s” adıyla başlayıp giden bir çok oyun görmemizi sağlayan, kitaba da ismini veren Tom Clancy, 1996 yılında kaleme aldığı anti-terörizm içerikli bilim kurgu romanı ile bu oyuna kaynak olmuştur. Gelişmiş askeri ekipmanlara sahip bu anti-terörizm timi yıllar geçtikçe bir çok oyuna aktarılmıştır. Hala daha bu isim etiketiyle oyun çıkarılmaya devam ediliyor. Bunlardan en yenisi rekabetçi yapısı ile adından çok söz ettiren ve büyük bir kitleye ulaşan Tom Clancy’s Rainbow Six Siege.

metro2033

Metro 2033

Rus yazar Dmitry Glukhovsky’nin 2005 yılında yazmış olduğu roman, 2010 yılında aynı isimle oyuncularla buluştu. Post-apokaliptik bir evreni konu alan roman savaş sonrasında Rus halkının metrolara çekilmesini, hayatta kalma savaşını ve bunun yanında kendi aralarındaki savaşı da gözler önüne seriyor. Moskova metrosundan Artyom ile olaylara dahil olduğumuz evren sayısız mutant ve doğaüstü olaya ev sahipliği yapıyor. Oyunun dar mekanları karanlık atmosferi, her adımda başınıza bir şey gelecekmiş hissi oyunun sonuna kadar sizinle geliyor. 2013 yılında devam oyunu olan Last Light da ilk oyun kadar sevildi. Büyük zorluklarla çıkarılan bu iki oyunun ardından bu sene Metro Exodus isimli oyun geldi. Barındırdığı yeni teknolojiler ve nefes kesici atmosferiyle adından çok söz ettirdi. Umarım bu seriyi oynama şansınız olur ve bu deneyimi elde edersiniz.

witcher

Witcher Serisi

Witcher kitapları oyunlar ortaya çıkmadan önce pek bilinen romanlar değildi. 90’larda Andrzej Sapkowski tarafından kaleme alınmış bu seri, geçtiğimiz senelerde Türkçe çevirisine kavuştu. Bunun sebebi tahmin edileceği üzere oyunlar. Canavar avcısı efsunger Geralt’ın başından geçenlere tanık olduğumuz seri oyunculara eşsiz deneyimler sunuyor. Neredeyse kusursuz ve herkesin özel olduğunu hissettiğiniz karakterleriyle, kendine has orta çağ mekanlarıyla ve bunun yanında eşsiz canavarlarıyla sizi başından kaldırmıyor. Sanki gelip Geralt’ın size axii büyüsü uygulaması gibi. İkinci oyun ile adından söz ettirmeye başlayan seri, üçüncü oyunu Witcher 3 Wild Hunt ile çıtayı ulaşılması güç yerlere çıkarmıştır. Seriyi geliştiren firma şu an başka bir oyun yapımıyla ilgileniyor olsa da umuyorum ki bu evrende geçen yeni oyunlar görürüz.

stalker

S.T.A.L.K.E.R.: Shadow of Chernobyl

Roadside Picnic, 1972  Rus bilim kurgu romanı, S.T.A.L.K.E.R. serisine ilham veren kitaptır. Gariptir ki bu kitabın da esinlendiği bir yapım var. O da Andrey Tarkovsky’nin Stalker’ı. Tarkovsky’nin insan bilincinin sınırlarını aşan filmi, daha geniş fikirleri insan idealizmini ve amaçlarını araştırmak için başlangıç noktası olarak kullanıyor. Bunu yaparken bilim kurgu tarafını geride bırakıyor. Bu noktada üç oyunluk seri, film ve kitabın aksine bilim kurgu, post apokaliptik temayı genişletebilmek için neredeyse tüm karakterlerin gelişimlerini bir kenara bırakarak gerçek dünya mekanlarıyla harmanlıyor.

bioshock

BioShock Serisi

Üstte bahsettiğim diğer oyunlardan farkla bu seri doğrudan kitap uyarlaması değil. Oyun, filozof Ayn Rand’ın düşünceleri ve Atlas Shrugged (Atlas Silkindi) kitabından ilham alınarak kurgulanmıştır. Diğer bahsettiğim kitaplardan farklı olma sebebi oyunda kitabın dünyasını direkt aktarmak yerine verilen düşünceyi sorgulama, karşıtlık ve çatışma yaratması. Bu sayede kitabın da ötesine giderek efsane bir seri ortaya konmuştur. İlk oyun 1960 yılında içinde bulunduğumuz uçağın gizemli bir kaza yaparak Atlantik Okyanusu’nun ortasına düşmesiyle başlıyor. Suyun yüzeyine çıktığınızda fark ettiğiniz ilk şey etrafta hayatta kalan tek kişinin siz olduğu oluyor. Daha sonra etrafınıza baktığınızda bir adet deniz feneri ve küçük bir deniz aracı bekliyor ve bindiğinizde bütün oyunun geçeceği Rapture adlı deniz altı şehrine doğru yol alıyorsunuz. Kurucusunun Andrew Ryan adlı iş adamının olduğunu öğrendiğiniz şehre doğru yol alırken şehrin yapısında ufak bozukluklar olduğunu fark ediyorsunuz. Şehir terk edilmiş ve neden diye düşünmeye başladığınız sırada aracınız şehrin merkezine geliyor ve karşınızda bulunan, bir şeye benzetemediğiniz yaratığın yaptığıyla “O neydi ve ben neredeyim?” demeye başlıyorsunuz. Bu merak uyandırıcı girişten sonra olaylar gelişiyor ve üçüncü oyunun sonuna kadar size unutamayacağınız sahneler, üzerine düşünürken saatler harcatacak cümleler bırakıyor.

Kaynak

Özel İçerik: Batuhan Mano

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir