Düşündüğünüz Kariyer Gerçekten Sizin İstediğiniz Mi?

‘ İşin iyisi kötüsü olur, istediğim olana kadar bekleyeceğim. ‘ diyen kaç yeni mezun duydunuz? Ya da bu cümleyi hiç duyuyor musunuz desek, daha mı doğru olur?

Her yıl binlerce yeni mezun olarak ya yoğun tempo gerektiren iş hayatıyla karşılaşıyoruz ya da işsizlik kervanına bir yenimizi daha katıyoruz. Fakat, iş ne olursa olsun kendimizi şanslılardan sayabiliyoruz. Elbette ki bunu yaparken işin bize göre olmayan özelliklerini göz ardı etmeyi öğreniyoruz.

‘ Seyahat ederek çalışmayı sevmiyorum ama en azından prim alıyorum.’

‘Aslında hep mağaza sektörü istemiştim ama işsiz kalmaktansa bankacılık ile ilgilendim.’

‘ Haftada 55 saat çalışıyorum, sektörümü sevmiyorum ama bu benim için bir geçiş olacak hayatımın en dinamik verimli yıllarını sevmediğim bir işte öldürebilirim. Yani öldürebilirim, değil mi?‘ bu cümledeki ironinin iç sesinizde yankılandığını duyuyorsanız eğer yanlış bir yolda olduğunuzu düşündüğünüz olmuyor mu?

Bu ve benzeri cümleleri ne sıklıkla duyduğunuzu düşünün. Bu cümleleri birçok arkadaşımızdan duyuyor ve dahası kendimiz de bunları söylerken aslında kendimizi kandırdığımızı biliyoruz. Ve tabii ki bu cümleleri normal karşılamamızın sebebi şu cümleleri öncesinde sıklıkla duymuş olmamız.

’ Mezun ol da işin iyisi kötüsü olmaz’.

Ya da,

‘ Bir iş sahibi ol da sonra bakarsın yoluna ’.

Tabii ki onlar iyi niyetleriyle bizim iş sahibi olup kendi geçimizi sağlamamızı bekliyorlar fakat ya sizin beklentileriniz ne olacak?

Aslında çok daha öncesine alalım. Bir birey kişisel sorumluluklar yüklü olarak hayata başlıyor. Biz 14 yaşında lise tercih etmek zorunda bırakılmış ve 15 yaşında eşit ağırlık mı sayısal mı ikileminde daha kendimizi keşfedemeden bir yola girmiştik. Ve bir de üniversite tercih zamanında ise bize iki hafta verilerek bundan sonraki hayatını ne yaparak geçirmek istediğine kadar vermek zorunda bırakılmıştık.

Tabii ki üniversite tercihi bir son değil fakat çok önemli bir başlangıç olduğunu kabul etmek zorundayız. 18 yaşına gelene kadar bir dolu yarışı geçtik ve bir noktaya geldik tabi bu sırada o kadar başarıya hedeflendik ki kendimizi keşfedemedik. Kendini tanıma oldukça zorlu bir süreçtir ve biz bir şekilde üniversiteyi de bitirdiğimiz zaman ortalama 23 yaşında bir birey olduğumuzda bunu fark edebiliyoruz. Artık sizce de birilerinin ya da en azından kendinizin sorması gereken bir soru olduğunu düşünmüyor musunuz?

‘ Ya sizin beklentileriniz?’

Üniversite son sınıfa geldiğinizde önünüzde birçok seçenek beliriyor.

‘Son yıl KPSS’ye hazırlanayım, bunun yanında ALES’e de gireyim yüksek lisansa başvurayım ve bunları yaparken özel şirketlere de başvurayım.’

Sizce de bu cümleyi kurduğumuzda sudan çıkmış balık misali hissetmiyor musunuz kendinizi?

Biraz uzun bir giriş yapmış olabilirim ama burada hem şuan üniversite tercih zamanında olan öğrencilere hem yeni mezun olacak aday arkadaşlarımıza küçük tavsiyelerim olacak. Bu tavsiyelerle belki bu cümleleri kurmama şansınızı arttırabilirsiniz.

Bu hayat sizin, bunu asla unutmayın. Kendinizden başka kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz çünkü seçeceğiniz tercihler bundan sonraki 40 yıl içerisinde sizin hayatınız olacak. Bunu sıklıkla hatırlatın kendinize.

Şuan olduğunuz döneme gelene kadar az çok kendinizde keşfettiğiniz özelliklere sıkı sıkı tutunun. Geçirdiğiniz eğitimi sadece atlatmak zorunda olduğunuz bir dönem olarak düşünmeyin. Eğitim derslerde aldınız notlandırmalardan ibaret değildir. Bu süreçte keşfetmeniz gereken birçok özelliğiniz olduğunu unutmayın.

Kendinizi tanıyor olmanız diğer insanları da bir o kadar iyi analiz edebilme yeteneği kazandıracaktır ve kendinizi ne kadar iyi tanıyorsanız o kadar nitelikli ve tatmin edici iş ilişkileri kuracağınızı unutmayın.

Hızlı karar vermek zorunda değilsiniz. Acele etmeyin. Fakat, bu sürede geçirdiğiniz vakti iyi değerlendirin. ‘Hayattaki en büyük yatırımınız kendinize yaptıklarınızdır’ bu cümle ne kadar klişeleşmiş de olsa, bir o kadar da size keşif yolu açacaktır unutmayın.

Kendinize değer verin. Sizi yıpratan ve hayatınızı yaşaması zor hale sokan bir işin, üzerinizde bırakacağı etkiyi hafife almayın. Balıklama girdiğiniz iş hayatınızdan mutlu olamıyorsanız durun bir düşünün ve plan yapın.

Fırsatlarınızı iyi araştırın. Hiç bilmediğiniz başka alanları bulabilirsiniz. Size gösterilen belli bir yolda yürümek yerine, başka patikalardan gidip bambaşka bir zirveye ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir