Dünya’nın 2030 Yılına Kadar Bir Planı Var!

Dünyamızın bu gidişattan kurtulmak için bir planı var. Haberiniz var mı?

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri neden ortaya konulmuş, niçin bu konuda yazıyoruz? Harekete geçmek için neler yapmalıyız?

sürdürülebilir kalkınma

İçinde yaşadığımız dünyanın son zamanlardaki en önemli olgusu küreselleşme olgusudur. Globalleşmenin Türkçe karşılığı olarak kullanılan küreselleşme, ekonomik içerikli bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. İnsan ve toplumların yeryüzünde olup bitenlerden giderek daha çok haberdar olmaları, birbirlerinin eylem ve deneyimlerinden etkilenmeleri, bunları paylaşmaları ve yaymaları ile ortaya çıkan süreci her defasında yeniden irdelememiz  gerekiyor. Bu sürecin yarattığı deneyimler yayılıp paylaşıldıkça, bundan sonra ortaya çıkabilecek muhtemel eğilimler de daha iyi anlaşılacaktır. Toplum yapısında meydana gelen gelişmeler; nüfusun farklılaşması, ekonomik dönüşüm, aile biçimleri ve yaşam tarzlarının değişmesi küreselleşmenin yol açtığı önemli değişim konularından sadece bazılarıdır. Bütün bunlar bilginin küresel düzeyde paylaşımı ve yayılması ile yakından ilişkilidir.

Küreselleşme ile ortaya çıkan sosyal, politik, ekonomik ve kültürel değişim alanlarını incelemekten çok, küreselleşme ve onun yansımalı bir süreci olarak öne çıkan bilgi toplumu ve eğitimdeki değişim konuları hakkında bilgi vermek istiyorum. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin dördüncüsü olan ”Nitelikli Eğitim” konusundan bahsedeceğim.

nitelikli eğitim

Bilginin küresel düzeyde yayılması bilgiye dayalı ekonomik bir süreci başlatmış, bu süreç gelişmiş ülkelere üstünlükler sağlarken, gelişmesini henüz tamamlamamış ülkeler için de çeşitli engeller yaratmıştır. İnsanlar ve toplumlar bir kez daha tarihin önemli dönemeçlerinden birini yaşamaktadır.Büyük değişimin temelinde, bir yanda sistemli araştırma ve geliştirme çabaları, diğer yanda bilgi sektörünün istihdamdaki payının giderek artması yatmaktadır.

küresel hedefler

Eğitimin her toplumda özel bir önemi olmuştur. Eğitim bir yandan geçmişe bakmayı; ama ona takılmamayı, diğer yandan geleceğe bakarak, insanın yaratıcılığını keyifli bir arayış ve gezintiye çıkarır. Bu anlamda eğitim, insan ve toplum için bir yeniden inşa aracıdır. Dünya döndükçe insandaki merak ve öğrenme isteği bitmeyeceğine göre, insan ve toplumun kendini yeniden üretmesinde eğitime çok iş düşecektir. İnsanlık; hızla yürüdüğü kaygan zeminde düşmeden yürümeyi, bunu başarabilmek için de sürekli değişen yol haritasını güncellemeyi öğrenmelidir. Dünyamız değişik insanlar, farklı sosyal ve kültürel gereksinmeler, yeni yaşam tarzları ve farklı alışkanlıkları ile giderek çeşitlenen ve farklılaşan bir yaşama doğru kaymaktadır. Eğitim programları insan ve toplumların birbirlerini daha fazla tanımaları ve birbirleri hakkında daha çok şey öğrenmelerini sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmelidir. Birbirini tanıma arttıkça, zamanla “biz” ve “onlar” arası ayrımın azalacağı söylenebilir. Ne var ki fiziksel mesafeler kapansa ve insanlar bedenen bir araya gelse dahi, ruhen birbirlerine yabancılaşacakları düşüncesi ağır basmaktadır. Bu durum, insanların birbirlerine araçsal yolla bağlanmaları demektir. İnsanlar, dünyanın her yerinde farklılıklarıyla birlikte birarada yaşamanın asgari koşullarını belki bulacak ve belki de bütünlük bir ölçüde sağlanmaya çalışılacaktır; ancak insanlararası ilişkilerin giderek daha mekanik bir hal alacağı tahmin edilmektedir. Bu sakıncayı bir ölçüde gidermek, insanların ruhsal, duygusal ve benlik zekalarının güçlendirilmesini gerektirecektir. Bu yüzden söz konusu alanlara gelecekte daha çok yer verilmesi, eğitimin gereklerinden biri olabilecektir. Nüfusun çeşitlenmesi, özellikle eğitim alanında görev yapanların çok kültürlü ve farklı sosyo-ekonomik geçmişten gelenlerin eğitimi konusunda bilgili ve deneyimli olmalarını gerektirecektir. Yeni disiplinlerarası yaklaşımla dünya tarihi, kültürleri ve coğrafyası küresel bir perspektifle yeniden öğretilecek; bilgi akışı, serbest dolaşım ve öğrenci değişimi arttıkça kişilerin diğer kültürleri öğrenme ve anlama istekleri artacaktır. Eğitim politikaları farklı kültürel ve dinsel altyapıyla gelen öğrencilerin sorunlarına duyarlı olacak şekilde oluşturulacak; okul yöneticileri ve öğretmenler eğitimde bireyin tercihlerine daha çok saygı duyar hale gelecektir. Ülkelerarasında artan ticaret hacmi toplumları, sadece ekonomik yönden değil, sosyal ve kültürel yönden de daha çok birbirine bağlayacak; ancak kültür transferi eskiden olduğu gibi güçlü olandan zayıf olana doğru gerçekleşmeye devam edecektir. Çok boyutlu ilişkiler ve artan karmaşıklık, entelektüel esnekliği olan, karmaşık sistemlere ilişkin bilgileri işleyebilen, disiplinlerarası boyutta, yaratıcı ve soyut düşünebilen bireylerin yetişmesini gerektirecektir. Geleceğin iş gücünü hazırlamada okullara büyük iş düşecektir. Geleceğin çalışanlarından sadece iş değil, sosyal yaşama ilişkin sorumluluklar bakımından da ciddi beklentiler olacağından okullar, mesleki ve teknik eğitimin yanı sıra, moral ve etik eğitime de yer vermek durumunda kalacaktır. Öğrenme okul duvarlarını aşacak, coğrafi ve kültürel sınırlar öğrenmede engelleyici olmaktan çıkacak, üniversiteler öğretmen yetiştirme programlarını yeniden gözden geçirecek, bireylerin birden fazla dili öğrenip konuşabilmesi önemli hale gelecektir. Bireylerin sorunları tek başlarına çözme yeteneklerinde zayıflama olacağından, işbirliği ile öğrenme ve sorun çözme önemli hale gelecek, mevcut sorunlar, tek disiplinden değil, çok disiplinli bir yaklaşımla, farklı alanlardan kazanılan bilgi, kavram ve yeteneklerin eşgüdümlenmesi ile çözümlenecektir.

yesil_odak_kuresel_hedefler_surdurulebilir_kalkinma_GlobalGoals

Böylece daha yaşanılabilir bir dünyaya  merhaba diyebileceğimiz bir an meydana gelmiş olacaktır. Sürdürülebilir kalkınma için küresel hedefleri  ne kadar çok kişi bilirse o kadar başarılı olmamız mümkün.  Bunun için çabaladığımızda liderlerimiz bunu gerçekleştirebilecektir. Küresel Hedefler’i, reklam panolarında, TV kanalı ve radyo istasyonunda, sinemalarda, sınıflarda, topluluklarda ve cep telefonlarında göstermek için çalışıyoruz. Tabii ki bu yeterli değildir. Hedefleri paylaşmak için yardımlaşma içerisinde ve el ele olmamız gerekiyor. Sohbette, e-postada, tartışmada, ürünlerde, evde, iş yerinde, okulda, nerede olursa olsun; #HerkeseAnlat  tagımızla haydi harekete geçelim. Hedefimiz aydın, üretici, yenilikçi, özgün ve entelektüel bireyler olma yolunda ilerlemektir.

 

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir