Dönüşümün Yükünü Kaldırabilmek

Bugün hangi şirkette, hangi ölçekte, hangi yapıda olursa olsun, çoğu kurum dönüşüm dalgasının etkisini hissediyor. Son zamanlarda gelişen ve olgunlaşan bazı önemli teknolojiler önümüzdeki zamanda hayatımızın her alanına girmiş olacak. Alıştığımız, bildiğimiz ve kullandığımız her kavram, her iş modeli ve her anlayış en iyi düşünceyle evrilecek.

organizasyonel-degisim-iletisime-yansimali

İşte bu durum iş dünyasında karmaşık duygular oluşturuyor. Bir yandan çok ciddi açılımlar, yeni pazarlar ve katma değer fırsatları söz konusu iken bir yandan da, özellikle yerleşik şirketler için ezberleri bozma gerekliliği kendini gösteriyor. Tüm bu gelişmelerin arasında tüm sorumluluk üst düzey yöneticilerin omuzlarına yükleniyor. Zira bu yeni düzende başarılı olup ayrışmanın, rekabet avantajı elde etmenin yolu, bu dönüşümü doğru analiz etmek ve uyum sağlamaktan geçiyor. Bu da kültürel değişim, yeni yaklaşımları kucaklama ve ezber bozma gerektiren uzun ve zorlu bir süreç. Ne yazık ki, üst düzey yöneticiler omuzlamadığı sürece kaldırılabilecek bir yük değil.

Bugün basit bir arama yapıldığında üst yöneticilerin bu değişimi nasıl yönetmeleri, nelere dikkat etmeleri, nelerden kaçınmaları gerektiği üzerine binlerce çalışma mevcut. En son elde edilen istatistikler ışığında, Google’da bu konudaki İngilizce arama 25,8 milyon, Türkçe arama 112 bin dolaylarında. Bu çalışmaların hemen hepsinde bir bakış açısı ve bazılarında çerçeveler ve yöntemler bulunuyor. Ancak bunların neredeyse hiçbiri bu yükün kaldırılması sürecindeki bilişsel ve psikolojik baskılara ve bunların nasıl yönetileceğine değinmiyor. Üst yöneticilerden bu zorlu görevi üstlenmeleri bekleniyor, ancak bunun duygusal ve bilişsel tahribatına dair bir bakış açısı eksikliği mevcut.

Dönüşümde karşımıza çıkan ve çok aşina olmadığımız durumlarda genel reflekslerimiz, bildiğimiz yöntemleri uygulamak ve alışkanlıklarımızı devreye sokmak veya inkar edip uzak durmak yönünde. Ancak bunlar çoğu zaman sonuç vermediği gibi ters de tepebiliyor. Böylesi durumlarda yeniyi kabullenmek, eskiyi bırakmak hiç de kolay değil. Bu aşırı farkındalık ve çaba gerektiren bir süreç.

yonetim-ve-idari-hizmetler

Sizlerle bu konu hakkındaki bir çalışmayı paylaşmama izin verin lütfen. Bu makalenin özünde liderlerin dönüşüm dönemlerinde karşı karşıya kalacakları bu tür duygusal ve bilişsel yükleri nasıl yöneteceklerine dair bir yaklaşım ve güzel bir çerçeve yöntemi yer alıyor. Bu noktada özetle beş maddenin altı çiziliyor.

  • Bir kere durun ve nefes alın: Akış o kadar hızlı ki buna kapılmayın. Ara ara durun, değerlendirin ve ilerlemeye devam edin.
  • Bilmeme durumunu kabul edin: İyi fikirler her yerden gelebilir, hiç ummadığınız bir alandan rakibiniz doğabilir. Bu nedenle her şeyi bilmediğiniz kabullenin. Dinleyin, açık olun ve yargılamaktan uzak durun.
  • Soruları farklı biçimde sorun ve çerçeveleyin: Bir soruyu soruş biçiminiz onu cevaplamanızı etkiler. Örneğin 28’inci katta asansör beklerken sıkılıyorsanız, ”Bu asansör neden çok yavaş?” sorusunun cevabı daha hızlı bir asansöre sahip olmaktır. Soruyu ”Nasıl sıkıntıdan kurtulabilirim” diye çerçevelerseniz cevap belki de bir ekran koyup film izletmektir. Bu nedenle soruları soruş biçimini farklı ve sizi zorlayacak hale getirin.
  • Hedef değil, yön belirleyin: Son derece karmaşık dünyada çözümlerin çok azı doğrusal. Yani başı sonu belli ve tahmin edilebilir çözüm oluşturmak çok mümkün değil. Bu nedenle A noktasından B noktasına giden yolu çizmek yerine yolculuğa başlayın, süreç içerisinde değişimleri anlayın ve pivot edin.
  • Çözümlerinizi ve kendinizi sürekli test edin: Artık hiçbir şeyi tam olarak bilemiyorsunuz. O zaman denemekten, yanılmaktan ve erken aşamada, düşük maliyetli hatalar yapıp, bu hatalardan bir şeyler öğrenmekten çekinmeyin.

Bunlar söylemesi kolay ama yapması zor işler. Yine de bu yükü kaldırmak isteyen üst yöneticiler için bir bakış açısı tarif ediliyor. Zor dönemlerde bu yükleri kaldırmak daha da büyük mücadeleler gerektiriyor. Asıl nokta, bu mücadelelerden kaçınmadan bu yükü yıpranmayı en aza indirecek biçimde kucaklamak. Bu da modern dünyanın liderlerinin en zorlu mücadelesi olsa gerek…

 Bu ufuk açıcı ve bilgi kıtlığı çekilen konuyu bizlerle paylaştığı için Sayın Serdar TURAN’a ve bu yazıyı bizlerle buluşturan Bloomberg Businessweek Türkiye ekibine sonsuz saygı ve sevgilerimizle…

 

Batuhan Gürhan

Farklı Kalın ve Farklı Kılın https://www.instagram.com/batuhangurhan/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir