Dilin Oluşumuna Dair Teoriler

İnsanlar milyonlarca yıl önce konuşmayı, birbirini anlamayı öğrenmişler. İletişim kurmayı öğrenen insanlar daha sonra yazıyı da icat etmişler. İnsanlar sosyal varlıklardır. Birbirine muhtaç olan insan birbirlerini anlamak için ortak anlamlar yükledikleri varlıklara seslenmişler. Dili oluşturmuşlardır.

Dünya üzerinde yaşayan bütün canlıların kendine özgü anlam benzerlikleri vardır. Bu diğer canlılardan farklı olarak insanda konuşma özelliği bulunmakta. Konuşup birbirimizi anlayabiliyoruz. Peki bu konuşma yetisi bütün canlılardan farklı olan durum nasıl ortaya çıkmış? İnsanlar konuşmayı nasıl öğrenmiş, tanımlamalara yer vermiştir. Birçok dil bilimci bunları araştırıp, sonuçlara ulaşmak için emek vermektedir.

kljh_790x445

Dil toplumların kültürlerinin parçalarıdır. En eski kabileler, günümüz teknolojik insandan uzak olan toplumlarda dahi konuşma yetisi vardır. Ortak anlamlara sahiptirler.

Dilin oluşuma dair bazı teoriler bulunmaktadır;

İlahi Güç

İnsan yaratılışı itibari ile diğer varlıklardan üstün yaratılmıştır. Konuşma yetisi ise bunlardan biridir. İnsanlar yaşadıkları toplumda konuşmayı, birbirini anlamayı öğrenir. Yaratan insana bu yetiyi doğuştan itibaren vermiştir. Ve nesiller öğrendiği bu konuşma yetisini birbirine öğretmişlerdir. Küçük bir çocuk bile doğduktan birkaç yıl sonra bu verilen yeti ile kendisini anlatabilir. İletişim kurabilir ve çevresiyle etkileşim dahilinde kalır.

discrimination-kids2-title-image_tcm7-şolkıjuhyt_790x445

İşaret

Dilin önce ses değil işaret ile oluştuğuna dair bazı teoriler de bulunmaktadır. Varlıklara işaret ile tanımlayıp, iletişimin sağlandığı da düşünülen durumlardan biridir. İnsanın gelişimi, doğayı tanıması, kendini tanıması belli bir zaman süresince oluşmuştur. Bunlar oluşurken de ilk olarak işaret ile iletişim kurmuş olabilecekleri savunulur. Daha sonrasında sesi kullanarak iletişime geçildiği düşünülmektedir. Dil gelişen değişen bir olgudur. Bunu da bu konudan anlayabiliriz.

Yansıma

Doğada gördüğü sesleri, görüntüleri tanımladıkça o varlıklar gibi ses çıkarmaya başlamışlardır. İnsan taklit ederek dili oluşturmuş veya geliştirmiştir denilebilir. Örneğin bir su sesinin çıkardığı şırıl şırıl sesi benzer nitelikte olarak Türkçe dilinde şelale tarzında yorumlanabilir. Veya boom sesi bomba kelimesinin türevi olabilmektedir. İngilizcede “bomb” kelimesi yine nesnenin yansıttığı ses doğrultusunda oluştuğu söylenebilir.

in-hand-wi_790x445

İşaret ve Yansımanın Birleşimi

İnsanların iletişim kurarken %90’a yakın ölçüsünde jest ve mimiklerini kullanır. Geri kalan kısımlarda kullandığı kelimeler önem arz eder. İnsanlar gelişip, konuşmayı öğrendikçe jest ve mimikler ile beraber kelimeleri de kullanmıştır. Dilin gelişimini bu şekilde sağlamış denilir. Dilin oluşumu iki durumun birleşimi ile olduğu da savunulan teorilerdendir.

Ünlem Teorisi

Toplumlar yaşadıkları durumlar, olaylar doğrultusunda bazı sesler ortaya çıkarmışlardır. Bu çıkardıkları seslerin dili oluşturduğuna dair bir teori de bulunmaktadır.

80-BodyLanguage_790x445

İnsan var olduğundan bu yana her zaman etkileşim halinde bulunmuşlardır. Kendilerini belli etmek, sorunlarını anlatmak, çözümler bulmak için en başından beri duvarlara yaptıkları görseller, daha sonra taşlara kazıdıkları yazılar, hep iletişim çabasıdır. İletişim halinde kalmak insanın en büyük amacıdır. Belki de insanlar bu amaca ulaşmak için hep birbirine ulaşma ve etkileşim halinde kalmak için dili oluşturdular ve geliştirdiler. Yoksa iletişim kurmadan, birbirinin anlatmak istediğini anlamadan insanların yaşaması mümkün müdür?

Özel İçerik: Sevil Gödek

Sevil Gödek

Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir