Çalışırken Müzik Dinlemek Ne Kadar Doğru?

Yıllardır süregelen bir tartışma var. Hepimizin bildiği üzere cevapsız soruların başını çeken bir soru: “Ders çalışırken müzik dinlemek doğru mudur?”

İnsanlar ikiye ayrılır. Çalışırken müzik dinleyebilenler veya dinleyemeyenler. Kimi çıt çıkmasın ister, kimi mutlak sessizlikte nefes bile alamaz, sıkıntıdan patlar. İlla ya televizyon açık olacak ya da radyo. Ya da fonda bir şeyler çalacak.

Genellikle aile-öğrenci arasında daha da çekişmeli hale gelen bu soru, ailelerin: “Öyle şey mi olur canım”ına karşın öğrencilerin hep bir ağızdan “Olur olur, bal gibi olur” diyerek cevaplarını net bir şekilde verdikleri bir ortamda bilim dünyası tartışmalara durumlar üzerinden nokta niteliğinde sonuçlar getirdi.

1)Yeni bir şeyler mi öğrenmeye çalışıyorsunuz?

O zaman o müziği hemen yere bırak evlat; çünkü beyniniz sürekli analizler yapıp yeni öğrendiği kavramları hatırlamaya ve daha önceki bilgilerle kıyaslamaya çalışırken bir de kulaktan gelen müzik verilerini çözümlemeye çalışırsa ona öncelik vermeye başlayabilir. Hatta bu konuda şöyle bir araştırma var. Ders çalışan öğrencileri gruplara ayırıp kontrollü deney yapmışlar. Bir grup sessiz bir ortamda çalışırken, bir gruba çalışırken sevdikleri müziği, başka bir gruba da sevmedikleri müziği dinletmişler. Bir gruba da en büyük işkenceyi yapmışlar. Çalışırken yanlarında birisi sürekli onlara konuşmuş. Sonuçta ne olmuş biliyor musunuz? Sessiz ortamda çalışanlar daha başarılı olmuş. Daha da ilginci diğer grupların hepsi de birbirine benzer ölçüde başarısız olmuşlar. Yani yeni bir şey öğrenmeye çalışırken sevdiğiniz ya da sevmediğiniz müzik hiç fark etmiyor! Tabii istisnai durumlar mevcut olabilir.

image

2)Çalıştığınız yer gürültülü mü?

O zaman müziği açın; ama mümkünse sözlü olmayan yani sözsüz bir müzik. Gürültülü ortamlarda etraftan bir sürü sesler gelir. İşte beyniniz onları ayrı ayrı işlemeye çalışırken enerji harcar. İyi de zaten o enerji size konsantrasyon için gerekli. Bir daha niye yorulasınız ki. Gürültünün bir yan etkisi daha var. Stres hormonu olan kortizol salgılamanıza sebep olur. Dopamin seviyenizi düşürür. Bu hormon değişiklikleri de prefrontal korteksinizi olumsuz etkiler. Böyle bir durumda sakinleştirici bir müzik dinlemek çalışmanıza olumlu yönde katkı sağlayabilir.

IMG_3071

3)Tekrarlayan türde bir iş üzerinde mi çalışıyorsunuz?

O zaman yine müziği açın. Tekrarlayan türde bir iş deyince illa fabrikada üretim tezgahında bütün gün aynı işi yapmaktan bahsetmiyorum. Yeni bir şey öğrenmediğiniz, zaten bildiğiniz bir konu üzerinde yaptığınız çalışmalardan söz ediyorum. Bu gibi durumlarda müzik sizin performansınızı arttırabilir. Diyelim ki cerrahsınız. Takın kulaklıkları kulağınıza. Alın elinize neşteri. Açın şöyle güzel bir müzik… Gerçekten. Yapılan bir araştırmaya göre müzik, cerrahların bile performansını arttırıyormuş. Cerrahlara küçük bir hatırlatma, içeride kulaklık unutmazsak iyi olur.

image

4)Araba mı kullanıyorsunuz ?

O zaman yine müziği açın; ama  sözlü bir müzik açtıysanız siz de şarkıya eşlik etmeye kalkmayın; çünkü yine yapılan başka bir araştırmaya göre araba içinde şarkı söylemek sürücünün tepkilerini zayıflatıyormuş.

image

5)Çalışırken yeni bir müzik mi dinliyorsunuz?

sound

“Çalışıyorken yeni müzik dinliyormuşsunuz, dinletmem. – Külyutmaz Araştırmacılar”
Zaten müzisyene de ayıp olur. İçinde sürpriz ve yenilik faktörü barındıran her türlü aktivite beyninizin ilgisini çeker. Dopamin hormonu salgılamasına sebep olur. Bu da size bir dereceye kadar keyif verir; ama sonrasında keyif verdiği için beyniniz onunla daha çok ilgilenmeye başlar. Bu da çalışma için gerekli konsantrasyonunuzu bozar.

 

Yahu iyi güzel anlatıyorsun; orada dinleme şurada dinleme. Peki o zaman nerede dinleyelim ?
ÇALIŞMADAN HEMEN ÖNCE: Doğru seçilmiş bir müzik ruh halinizi değiştirir. Mutlu ve enerjik hissetmenizi sağlar. Sizi yapacağınız çalışmaya hazırlar. Hatta bazı şirketlerin çalışanlarına mesaiden önce şarkı söylettiği de bilinir. Her ne kadar ben çok severek dinlesem ve pek çok uzman tarafından tavsiye edilse de sadece klasik müzik, Beethoven, Mozart değil; müziğin her türü bu etkiyi verebilir. Çalışmaya başlamadan, bir işe girişmeden önce kendinize iyi bir motivasyon müziği seçin. İşe yarar. İnanmıyorsanız hemen deneyin. Şunu dinleyin!

1- “New Jazz Conceptions– Bill Evans: Evans’ın 1956 tarihli ilk albümü. Bence hâlâ “yeni” bu conception’lar / kavramlar. Çok ama çok net, tertemiz bir piyano sound’u.

2- “Lesser Matters”The Radio Dept: İnsana “Ne güzeldir kim bilir İsveçlilik” dedirten albümdür. The Radio Dept  için o zamanlar (2003) “Smiths’ten sonra gelen en iyi grup” deniyordu.

3- ”This Is Stina Nordenstam” -Stina Nordenstam: Brett Anderson (Suede) bu albümde vokal yapar. Stina’nın  kuzeyli buzlu ortamlardan gelen sesi pek narindir.

4-“The Plot Thickens” – Galliano: İngilizlerin şimdi çoktan unutulmuş caz / funk / hiphop ekibidir. 90’larda benim gibi kıyıda köşede kalan müzikleri seven bir grup tarafından dinlenmiş ve sevilmiştir.

5- “Comptine D’un Autre Ete – L’apres-Midi” – Yann Tiersen: Hayatımıza Amelie filmiyle girip bir daha da çıkmayacak şekilde yer eden bir uyum.(2001)

6- “The Complete Nocturnes (Richard Shuster Piano) Gabriel Faure”: Faure’nin (1845-1924) piyano eserlerini derleyip toplayan bir sürü albüm var. Bu en yeni çıkanı. Debussy ve Ravel’de de görülen dramatik yapının daha az gösterişli ama daha etkileyici olanı sanki…

Sinanhan Akyüz

20, İstanbul Üniversitesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir