Çağımız Öğrencilerindeki Bulaşıcı Hastalık

Öğrencilerimizin çoğunda, bir virüs gibi salgın hale gelen  ‘’ATALET’’  fizik biliminde “eylemsizlik hali”, kişisel gelişim terminolojisinde “amaca yönelik eyleme geçmeme” demektir. Malum öğrenciler olarak, sıkı fıkı işler yapanlarımız nadirdir. Hep bir bıkkınlık, sıkkınlık hali çerisinde olanımız daha fazla. Acaba kendi sorunlarımızı bildiğimiz halde gerekenlerin çoğunu gerçekleştirebilen kaç kişiyiz? Çünkü bu sorunlara çözüm bulamamamız hayatımızdaki dönüm noktalarında bizi ters yöne sürükleyebilir. Maalesef bu sorunun lise ve üniversite öğrencilerinde giderek yaygınlaştığını görüyoruz. Eğer bu sorunun üzerine karşı topyekün biçimde harekete geçemezsek ilerideki yıllar da heyelana neden olacaktır. Gerçekten şahıslar olarak ve iş bilen kişiler olarak elimizi taşın altına koymanın vakti geldi de geçiyor.

17v8AF-20160923-chau-kiet-suc-chan-nan-va-tuyet-vong-khi-nghe-chu-hoc

Öğrencilerimiz de sadece amaç olarak kalan en yaygın atalet türlerine bir kısım örneklerimiz şunlardır;

1 -) Derslere gerektiği kadar çalışmamak.

2 -) Gerekliliğini bildiği halde bir yabancı dil öğrenmemek.

3 -) Zararlı alışkanlıklardan kurtulmamak ve onu ileriye yönelik kişisel ve toplumsal zararlarını umursamamak.

4 -) Gece geç saatlere kadar uyumamak ve gün içerisinde geç kalkmak.

5 -) Herhangi bir işte çabuk pes etmek ve mazeret üretmek.

6 -) Zamanı kontrol edememek ve işleri gün içerisine sığdıramamak.

7 -) Bir spor dalına yönelik eyleme geçip ardından sıkılıp bırakmak.

8 -) Dikkatimizi çeken bir şeyi merak etmeyip, boş vermek.

9 -) Sürekli o an da yapılması gereken işleri ertelemek.

10 -) Ülke ve kendi geleceği adına sorumluluk bilincinde olup yapılması gerekenlere başlamamak.

053cbf2665a6d788215948cc7c248eac

Bu maddelerimiz daha da çoğaltılabilir. Belki de siz bu maddeleri okurken burada olmayan birçok kişisel ataletleriniz de aklınıza gelmiştir. Belki de hayıflanma içerisinde bile olmuşsunuzdur. Sorunu tespit ettikten sonra yapamamak en kötüsü gerçekten.

Peki ya yukarıdaki maddelere sebep olan psikolojik ve sosyolojik nedenler nelerdir. Buyurun, bir göz atalım. Bunlar;

Oto kontrolsüz olmak, umutsuzluğa kapılmak, motivasyon eksikliği, kendi benliğini birileriyle kıyaslamak, sürekli olarak pasif kalmak, negatif düşünce yapısına sahip olmak, yansız düşünememek, farklı algılanan kadercilik oluşumuna sahip olmak, değişken haller içerisinde bulunmak, çabuk sıkılmak, irade eksikliği, sürekli olan olumsuzluk bekleyişi, yanlış arkadaşlıklar ve dostluklar, yanlı çevre ve ortam. En önemlisi ise aile çemberi, hayal kuramamak ve itiraz etmemek.

Ayrıca, öğrenciler olarak en büyük hatamız çok tatil yapıyoruz. Belki de bir kısmımızın memur olma isteği de bu yüzden. Yani finallerden, yazılılardan çıktıktan sonra ve dönem bittikten sonra kendimize uzun bir tatil hediye ediyoruz. Gerçekten aldığımız eğitim sistemi içerisinde dinlenmeyi hak ediyor muyuz?

ataletin-nedenleri-nelerdir

Kendilerini öğrencilerine adayan Hocalarımızın hep bahsettiği; ‘’Bazı öğrenciler, okulda ailesini yansıtmıyor.’’ ve ayrıca ‘’Eskileri, dört gözle arar olduk.’’ sözü gerçekten çok manidar. Ülkemiz de her yeni gelen nesil, ahlak ve merak anlayışından biraz mahrum kalmakta. Bu konularla ilgili genç nüfusumuzu değerlendirememek çok üzücü. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Platformu (PISA) araştırmalarına göre; Maalesef öğrencilerimiz Matematik, Fen Bilgisi ve okuduğunu anlamada yani kendi dilimiz olan Türkçe dilinin de ortalaması alındığında 70 ülke içerisinde Dünya’da ilk 40’ta bile değiliz. Ayrıca Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) araştırmasına göre ise; problem çözmede en üst performans gösteren öğrenci oranın da OECD ortalaması % 11 iken Türkiye’nin oranı %2,2 ve en yüksek oran Güney Kore’de %28. G20 ülkesi olmamıza rağmen bu kadar kötü bir sonuç gerçekten bizi düşündürmeli.

yourstory-lazy-leadership

Peki, Ataletin önüne geçmek için neler yapılmalı?

1 -) İlk olarak atalet sorununun olduğu tespit edilmeli ve çözüm için analizler üretilmeli.

2 -) Kendimiz bu sorunlarla başa çıkamıyorsak çevremizden ya da uzmanlardan destek almalıyız.

3 -) Kendinize sürekli şu soruyu sorabilirsiniz; Bugün yapmadıklarımın benim için gelecekte ki sonuçları ne olacak? Bir nevi vicdanınızı sürekli yanınızda taşıyabilirsiniz.

4 -) Geniş düşünüp, her alanda yeni bir şeyler öğrenmeliyiz.

5 -) Umutlarımızı ve hayallerimizi yüksek tutmalıyız.

6 -) Merak edip, itiraz etmeliyiz ve en önemlisi eleştirebilme yeteneğine sahip olmalıyız.

7 -) Mükemmelliyetçilikten kaçınmalıyız. Hiçbir şey kusursuz ve noksansız değildir.

8 -) Hedeflerimizi gözümüz de büyütüyorsak  küçük parçalara bölerek ve az zamanlı olarak küçük adımlarla başlayabiliriz.

9 -) Özellikle de Newton Beşiği gibi verdiğiniz etkiden sonra size karşı olan tepkilere rağmen durmamalısınız.

10 -) Ve en önemlisi içinizdeki ”zamanın yok, yapamazsın, sana göre mi bunlar” ve daha birçok cümle üreten bahane motorunu susturmalısınız.

Yani Cem Yılmaz’ın da bahsettiği gibi icat çıkarma diyenler de olacaktır. Hayatımız da illa ki olumsuz, motivasyon düşürücü sözler söyleyen insanlar olacaktır.

ads

Ama en önemlisi kendi içimizdeki cıvıltı ve kıvılcımlar. Dolayısıyla herkesin farklı olduğu bu Dünya’da başkalarının yanıltıcı sesine kulak vermek ahmaklık olur. Öyleyse, Ordinaryus Profesör Ali Fuat Başgil’in sözünü son sözümüz yapalım.

’Üşenmeyin, Ertelemeyin, Vazgeçmeyin!’’  

 

 

Oğuzhan Arslan

Tabula Rasa

Bir düşünce belirtin “Çağımız Öğrencilerindeki Bulaşıcı Hastalık

  • 6 Mart 2017 - 16:30
    Permalink

    Guzel olmuş Eline sağlık tüm öGrencilerimizde var böyle şeyler

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir