Black Mirror’ deki Robot Arılar Gerçek Oldu!

Bilim kurgu dizileri / filmleri izlemeyi seviyorsanız Black Mirror’u izlemiş olabilirsiniz, izlemeseniz bile eminim ki duymuşsunuzdur. Black Mirror distopik ve ütopyacı tarzda kurgulanmış bir İngiliz dizisidir. Neredeyse her bölümde teknolojinin gelişmesi ve insanları ne şekilde etkisi altına alabileceğini gösteriyor ve bölüm bittikten sonra ‘gelecekte gerçekten bunları yaşayacak mıyız? diye hayatı sorgulatabiliyor. Nitekim dizide yer almış bazı teknolojik gelişmeleri şimdiden görebiliyoruz. Bunlardan biride ‘Robot Arılar’.Black-Mirror-Hated-in-the-Nation

 

3. sezonda yayınlanan ‘Hated in Nation’ adlı bölümde, tarımın gelişmesini sağlamak, arı türlerinin giderek yok olmaya başlamasından dolayı küçük arı droneları geliştirdiklerini gösteriyorlardı. Bu arılar koloniler halinde yaşıyor ve bir sistem üzerinden de yönetilebiliyordu. Başlangıçta tarımın gelişmesi, arı türünün yok olmasıyla ekosistemdeki değişmeleri engelleyecek gibi duran bu drone arılar zamanla insanların kâbusu olmaya başlamışlardır.ARI BLACKK

 

Artık bu robot arıları da günümüzde görmek mümkün. Harvard Üniversitesi, Black Mirror’de gördüğümüz şekilde tasarlanmış robot arıları kamuoyuna sundu. Kameralar ve sensörlerle donatılmış Robot Arılar polen taşıyarak bitkilerin döllenmesini sağlayacak. Arıların ortadan kaybolması durumunda ise müdahale edebileceklerini belirtildi. Baktığımızda, çalışması planlanan sistem Black Mirror’de yer almış sistemle aynı. Bu sistemde de koloniler halinde çalışan arılara müdahale edebiliyorlar ve asıl amaçlanan şey ise polenleri taşımak olacak.

arı

 

Geçtiğimiz ay ünlü perakende devi Walmart ‘tozlaşma drone’ları’ adı verilen bu otonom robotların patentini aldığını duyurdu. Bunun yanında bitkiye zarar verebilecek böcekleri tespit etmek ve bitkilerin durumunu kontrol etmeye yönelik ayrı ayrı beş farklı patenti daha satın aldı.walmart-logo-promo

 

Einstein “Eğer arılar yeryüzünden kaybolurlarsa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmasa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz.” Demiş. Bu sözden yola çıkarak da aslında çok önemli ve gerekli bir önlem olduğunu görebiliyoruz.

Konunun daha özüne inersek eğer, geçtiğimiz yıllarda ABD ve ülkemizde toplu arı ölümleri dikkatleri çekmişti ve uzmanlar bu konu hakkında derinlemesine araştırma yapmıştı. Bilindiği üzere arılar, bitki ve meyve oluşumu için polenler taşıyorlar ve tarım ürünlerinin oluşmasında katkı sağlıyorlar. Bu sayede insanlar olarak biz de yeme ihtiyacımızı giderebiliyoruz. Fakat dünyayı o kadar büyük bir felaketin içine bıraktık ki sanayiden akan zehirler, ev bacalarından çıkan dumanlardan oluşan sera gazı, buna bağlı olarak havanın değişmesine neden oluyor. Her yeri tüketim alanı haline getiren insanlar, maalesef ki meraların ve ormanlık alanlarında hızla yok edilmesine sebebiyet veriyor. Bunların üstüne bir de yasal olmayan tarım ilaçlarının kullanılmasıyla birlikte ekosistemde büyük değişikliklere sebebiyet veriyoruz. Arıların toplu olarak bu sebeplerle öldüğünü ve bunlara da insanların neden olduğunu düşündüğümüzde kendi bozduğumuz dünyamızı yine kendimiz hem de hiç doğal olmayan şekillerde tekrar düzeltmeye çalışıyoruz.

Sadece dünyadaki bir canlının, arıların yok olması bizi kıtlıkla karşılaştırabileceğine rağmen bunu bildiğimiz halde asla tüketim alışkanlıklarımızdan da vazgeçmiyoruz. Bu yüzden sanırım teknolojinin bu nimetlerinden yararlanmamız önümüzdeki seneler için bizi bir süreliğine garanti altına alacak gibi görünüyor. Fakat bir yandan da Black Mirror’deki karanlık, ütopik sahnelerin gerçekleşme olasılığını düşününce ‘ya güç kötü, yanlış kişilerin eline geçerse o zaman ne olur’ diye düşünmeden de edemiyorum. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce gelişen bu teknolojiler doğanın eksilttiğimiz yanlarını kapatıp bize güzel bir gelecek sunabilir mi?

 

Özel İçerik: Özlem Kabul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir