Bir Oğuz Atay Romanı: Tutunamayanlar


20140715_172140 Oğuz Atay… Yazdığı ilk romandan ölümüne kadar yedi yıl. O yedi yılda yazdıklarıyla en az 70 yıl daha insanların hayatlarını değiştirebilecek, en umutsuz anlarda bile güçlü durmak gerektiğini gösterecek,özendiğimiz hayatların aslında özenilecek bir tarafı olmadığını sunacak,yaşamlarımızı,ruhlarımızı,duygularımızı sorgulatacak ve daha yazmak istediğim nice etkileri olacak Dünya Edebiyatı’nın önemli bir ismi. Oğuz Atay’ı ve eserlerini tek bir yazıda tanıtmak istemediğim için eserlerini yazı dizisi halinde sizlere sunacağım.

Öncelikle hayatından kısaca bahsetmek istiyorum. 1934 yılında Kastamonu da doğdu 1957 yılında İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Daha sonra öğretim görevlisi oldu mesleki kitaplar yazdı. 1977 yılında beyin tümörü sebebiyle hayata gözlerini yumdu. Edebi hayatı kısa sürse dahi iz bırakacak eserler bırakmıştır.

[ad name=”Google Adsense”]

Usta’nın ilk romanı Tutunamayanlar 1971 yılında basılmış, 1970 TRT Roman Ödülü’nü kazanmıştır.

Eğer hiç Oğuz Atay okumadıysanız 724 sayfalık kitabı görünce korkabilirsiniz ancak karakterler içinde kendinizi gördüğünüzde, asıl savaşın ruhunuzla olan savaş olduğunu anlayınca ,duygular ile sorgulatmaya çalıştığı için kendinizi nasıl kaptırdığınızı bilemeyeceksiniz. Hatta bir bakmışsınız kitaba sarılıyorsunuz. (Kalın olduğu için sarılması da kolay).
Kural tanımazlığı,düşündüğü her şeyi aktarma heyecanı, şiiri de,bilimsel bilgiyi de hatta tiyatro oyunundan bir parçayı da aynı kitapta anlatmaya çalışması, Olric (hayali bir karakter) ile diyalogları, mesaj vermemesi ile kitabın klasik,mesaj üzerine kurulmuş,karakterleriyle okuyucu arasında perde bulunan romanlara benzememesi Tutunamayanlar’ı daha güzel kılıyor.

Kitabın bir diğer özelliği ise kitaptan rastgele bir sayfa açıp okuduğunuzda anlam çıkaracak bir söz bir cümle veya bir paragraf mutlaka buluyorsunuz. (Kitabın bir bölümünde cümle ve paragraf diyebileceğiniz bir yer yok çünkü noktalama işaretleri kullanmıyor ama siz yinede bir parça bulabiliyorsunuz ) Bunu Türk Edebiyatı’nda sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda romanda bulabilirsiniz.

200120150948541093897_2Ayrıca bu romanı okuyan kitlenin yüksek bir kısmı Turgut Özben ve Selim Işık’tan bir parçayı kendilerinde bulacak hatta kendi hayatını onların hayatlarıyla karşılaştıracaklardır. Fakat kitabın sonunda birçok kişi ‘tutunamadığı’ için değil , çektiği acıları dev aynasında büyüttüğünü fark edecek kendini ruhsal bir sorgulamaya çekecektir.

Aklımda daha buraya eklemek istediğim bir çok şey var sevgili okurlar! ancak bir yandan da Tutunamayanlar’a başlamanızı istiyorum ve bu daha ağır basıyor. Umarım okursunuz ve size daha çok şey katar. Son olarak Tutunamayanlar’dan en beğendiğim birkaç cümleyi aşağı yazacağım. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

“Hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.”

-O’nu Düşünerek Yazdıklarımı
O Kimi Düşünerek Okuyor Olric …
– Sevelim mi Olric?
+ Sevmek nedir efendim?
– Sevmek vazgeçmektir Olric.
+ Vazgeçtiyseniz sevelim efendimiz..

“Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek, istismar edilecek bir akılsız sayarlar”

“Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirmemişim. Siz başlamayı bile göze almadınız.”

[ad name=”HTML”]

[ad name=”HTML-3″]

About Batuhan İnanlar

1996 yılında İstanbul'da doğdum. Bakırköy'de yaşıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği 1.sınıf öğrencisiyim.

Batuhan İnanlar

1996 yılında İstanbul'da doğdum. Bakırköy'de yaşıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği 1.sınıf öğrencisiyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir