Araştırmacılar İnancın Başarıyı Nasıl Etkilediğini Araştırdı

İnsanların kendi yeteneklerine yaklaşımını değerlendirmek için Stanford Üniversitesi’nden Carol Dweck, sabit fikirlilikle ilgili bir araştırma programı başlattı. Birey, zekânın doğuştan gelen bir özellik olduğuna (ya zekisindir ya da değil) ve çalışılarak elde edilemeyeceğine inanıyorsa iş ve okul yaşamında karşısına çıkan zorluklarla baş etmekte güçlük çekiyor. Bu noktada araştırmacılar ilgi alanlarına dair düşünce yapılarını inceleme ihtiyacı hissettiler: İlgi alanları insanların daima içinde olup da keşfedilmeyi bekleyen şeyler mi yoksa emek verilmesi gereken ve zamanla elde edilen nitelikler mi?

470 deneğin katıldığı bir araştırmayla bu iki görüşün insan yeteneklerini ortaya çıkartırken nasıl bir rol üstlendiği keşfedilmeye çalışıldı.

Sabit Fikirlilik

Araştırmanın ilk aşamasında öğrenciler ilgi alanlarına göre teknoloji ve sanat olarak ikiye ayrıldı. Her iki gruba da biri sanat diğeri teknolojiyle ilgili olmak üzere iki tane makale okutuldu. Sonuç olarak daha sabit fikirleri olan öğrencilerin kendi ilgi alanı dışındaki makaleye ilgisiz oldukları ortaya çıktı. Üstelik araştırma sabit fikirli olmanın kendi ilgi alanı üzerinde de cesaret kırıcı bir etkisi olduğunu ortaya çıkardı.

Stanford Üniversitesi’nde Toplum Bilimleri Profesörü olan Gregory Walton, “Sabit fikirli olmak sorunlu olabilir” diyor ve ekliyor: “Dar bir perspektife sahip olup sadece tek bir alana odaklanmak kişilerin ileride kendi alanlarında lazım olabilecek bilgi birikimine ulaşmasını ve bunları geliştirmesine engel olabilir. Bilim ve iş hayatındaki birçok gelişme disiplinler arası fikir alışverişi sayesinde gerçekleşmiştir.”

Stanford doktoralı Yale-Singapur Devlet Üniversitesi Psikoloji Doçenti Paul O Keefe’e göre, “Disiplinler arası etkileşimin giderek arttığı bir dünyada, ancak ve ancak açık fikirli düşünce yapısına sahip olmak inovasyona imkân tanıyor.”

Walton: “Eğer tek bir konuya odaklıysanız bu sizi yeni ilgi alanları keşfetmekten ve disiplinler arası bağlar kurmaktan alıkoyar.”

sabit-fikirli

 

İlgilenmiyorum

Başka bir araştırmada, araştırmacılar öğrencilere kara delikler ve evrenin oluşumuyla ilgili bir video seyrettirdi. Öğrencilerin çoğu videodan çok etkilendiler ta ki önlerine aynı başlıkta teknik bir bilimsel makale gelene kadar. Heyecanları birkaç dakika içinde ortadan kayboldu. Bu sonuç, zorluklarla karşı karşıya gelindiğinde ilginin kaybolabildiğini gözler önüne serdi.

Araştırmacılara göre “İlgi sahibi olunan bir konuda zorlanmak, insanlara ilgi alanlarının aslında bu olmadığı fikrini verebiliyor. İlgi alanlarının peşinden gitme konusunda kararlı olmak için açık fikirli olmak ve kişisel gelişime inanmak gerekiyor. ‘Tutkunuz doğrultusunda kendinizi geliştirin’ daha iyi bi tavsiye.”

Kaynak

Melis Kasap

Marmara Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde formüllerle coşan bir garip öğrenci. Üniversite bitene kadar parmak atmadığı bir faaliyet kalmasın derdinde. Hep aktif daha aktif olmaya...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir