Yükseköğrenim Kariyer Planlamasında Etkin Bir Yol Mudur?

Bireyler daha iyi ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmek için kamu veya özel yükseköğrenim tercihlerine yönelmektedirler. Elbette daha iyi ve kaliteli bir yaşam için yükseköğrenim şart değil. Bu sebeple hayatımızın dönüm noktası olan, okuyarak veya okumadan planlanan kariyerin, bir ön hazırlık aşaması olmalıdır. Sonunu bilmeden planlanan yolda başarıya ulaşmak ne kadar mümkün?

career

Üniversite okumalı mıyım veya gelecekte yapacağım işte mutlu olacak mıyım?

Diploma sahibi olmak için mi üniversite okuyorum ?

Birçok girişimci yükseköğrenimin kariyer gelişiminin en önemli evresi olduğunu düşünürken, birçok varlıklı girişimcinin ise bu tezi doğrulamadığını görebiliyoruz.

Peki Gerçekten Üniversite Okumak Kariyer Planlaması Açısından Doğru Bir Yol Mu?

Kimine göre üniversite okumak kariyer planlaması açısından önemli bir rol oynasa da, her şeyden önce kişi ne istediğini bilmelidir. Ne istediğini bilmeyen bir kaptana rüzgar bile yardım edemez. Okumayı tercih etmeyenler ise kendilerine yine bir yol çizip işi mutfağında öğrenecektir.

career2

 

Hayatımızın bir dönüm noktası olan ve benliğimizin az çok oturmaya başladığı 20’li yaşlar, bize en çok bu seçenekleri sunacak olan yaşlardır. Nasıl mı ? Üniversite okuyacak mısın? Okumayacak mısın? Bu sorunun cevabını net bir şekilde bu yaşlarda kendimize verebiliriz. Üniversitede bir bölüm kazanıp, o bölümü aslında sevmediğimizi anlayıp bırakmak, tekrar hazırlanıp başka bölüm okumak veya üniversite okurken bırakıp karşımıza çıkan bir meslek fırsatını değerlendirmek istemek gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamak için kariyer planlamamızı bu yaşlarda az çok şekillendirmeliyiz. Bu bize hem zaman hem de başarı kazandırır.

dgio

 

Gelelim her beş üniversite mezunundan birinin işsiz olduğu kanısına. Evet istatistikler bunu söylüyor.(Dünya Gençlik İşsizlik Oranı 2016)

Her ne kadar dünya zenginleri kendi girişim modelini yaratıp okulu bırakanlar olarak bilinse de onların da eğitimin en önemli miras olduğunu savunduğunu unutmayalım.

Gençlerin işsizlik sebepleri ise; herhangi bir beceriye sahip olmayanlar, coğrafi kısıtlamalar yüzünden iş bulamayanlar, bir ülkede yaşanan ekonomik durgunluk ve gençlerin iş bulma eğilimlerindeki karamsarlıkları olarak sıralanabilir.

Dünyada işsizlik ne durumda diye bakacak olursak: Almanya, Japonya gibi ülkeler yüzde 5 civarı seyrederken, Yunanistan(zannediyorum içinde bulunduğu ekonomik istikrarsızlığın etkisiyle) neredeyse yüzde elli civarında işsizlik problemi yaşıyor. Bunun yanı sıra İspanya, İtalya ve Güney Afrika ülkeleri gençlerin iş bulmakta zorlandığı ülkelerden.

Türkiye ise ABD, Rusya ve İngiltere gibi ülkeler ile beraber düşük riskli ülkeler grubunda yer alıyor. Bu ülkelerde işsizlik oranı yüzde 7 – 20 arası değişiyor.

transition

Bilinçsiz Üniversite Okumak Harcadığımız Zaman ve Emeğe Değer Mi ?

Eğitim için çok ciddi miktarda paralar harcanmakta. Çocuğunu uzakta okutanlar, özel üniversite için harcanan paralar, yurtdışı eğitimleri ve ek olarak İngilizce kursları ve sertifikalar. Bu paralarla eğitim yerine eve, arsaya, altına yatırım yapılsaydı daha mı iyi olacaktı? Peki yeterli bilgisi, eğitimi ve donanımı olmayan birisi bunları nasıl değerlendirecek ve nasıl yönetecekti? İşte burada eğitimin gücü devreye girmekte.

Ülkelerin insanı gelişim indeksi ile eğitim ilişkisi oranına baktığımız zaman bunun önemini net bir şekilde görebiliriz. Çünkü en üst sırada petrol zengini ülkeler değil eğitim seviyesi yüksek ülkeler rol oynuyor.

Eğitimin önemini kimsa inkar edemez ama öğrenciler hayatlarına dair doğru yatırımı mı yapıyorlar bilinmez.

Aslında bu tartışmalar tamamen bir kısır döngüdür. Sonuç olarak okumanın gerekli olduğunu savunan da savunmayan da kendini destekleyecek birden çok örnek gösterecektir.

 

Özgün İçerik: Ulaş Özcan

 

 

Ulaş Özcan

Ulaş, İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü 4.sınıf öğrencisi ve Öğrenci Kariyeri ailesinde yazarlık yapıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir