Yoksullaşan Yaşlı Nüfus: Sebepleri ve Sonuçları Açısından Analiz

Ülkelerin içinde bulundukları duruma göre farklılık arz etse de genel tanımı ile yoksulluk, günlük temel ihtiyaçların (yiyecek, içecek, giyim, barınma vb.) tamamının veya bir kısmının karşılanamaması durumudur.

old-man-2166698_960_720

Yoksulluk Dünya’da pek çok ülkenin yaşadığı bir sorun olup, nüfus yapısı bakımından tüm yaş gruplarının yoksulluk riski ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Çalışma çağındaki nüfus (15-64 yaş arası nüfus) açısından düşünüldüğüne özellikle çocukluk döneminin ardından yaşanan gençlik dönemi ve emeklilik öncesi dönemde düzenli bir geliri olmayan kişilerin ileriki dönemlerde (yaşlılık dönemi) yaşamlarında yoksullukla karşılaşma olasılıklarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Durum kadınlar açısından ele alındığında, kadınların istihdam oranlarının erkeklerden daha düşük olması sebebi ile kadın için yoksulluğun daha sık karşılaşılan bir durum olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum evli olup eşini kaybetmiş kadınlar bakımından eşlerinin ölümü sonrası onların maaşının yaşlı kadınlara bağlanması şeklinde iken, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan yaşlı kadınlar için devreye sosyal devlet girmekte olup, yaşlının yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli ödemeleri yapmaktadır. Ancak ülkemizde 65 yaş ve üzeri yoksul yaşlı kadın oranın çok yüksek olması sosyal devlete mali anlamda olumsuz bir şekilde yansımaktadır. Bu noktada yapılması gerekenlerin başında özellikle kadınlar açısından düşük olan istihdam oranlarının arttırılarak kadının yaşlılık öncesi dönemde daha yüksek oranda çalışma hayatının içinde yer almasının sağlanması gelmektedir. Böylelikle kadınların yaşlılık dönemlerinde kendilerini ekonomik yönden daha rahat hissetmeleri sağlanacaktır. Bunun için ise, kadın istihdamını teşvik edici politikaların daha fazla desteklenmesi gerekmektedir.

old-lady-845225_960_720

Yaşlılık dönemi ile yoksulluğun fazla hissedilmesinin sebebi yaşlıların yaşlanmaya bağlı olarak yaşadıkları fiziksel güç kaybı ile daha az çalışabilmeleri ve daha az üretebilmeleridir. Öyle ki yaşlılar için emeklilik sonrası gelir düzeyindeki düşüş, makineleşmenin yol açtığı istihdam sıkıntısı, sağlık problemleri nedeniyle çalışma yaşamından uzaklaşma, hayat pahalılığı vb. nedenlerle yaşlılık döneminde yoksulluk daha büyük bir baskı yaratmaktadır. Bu durumda yaşlılık döneminde yoksulluğun etkilerini azaltmak amacı ile yaşlılara yönelik vergi indirimlerinin sağlanması, resmi olarak sosyal koruma altında olmayan yaşlılara ulaşılarak bu durumdaki yaşlılarında sosyal güvenlik kapsamına alınması, yaşlıların konut gereksinimlerini karşılamak için konut yapılması, fiziksel gücü yerinde olan yaşlılar için yaşlının bulunduğu eve iş götürüp işin tamamlanması sonrasında yaşlılar tarafından yapılmış ürünlerin pazarlanabileceği yerleri bularak evden çalışma modelinin yaşlılar için de desteklenmesine (örneğin çeşitli hediyelik eşyaların yapımı, ahşap ürünler, el örgüsü, nikah şekeri yapımı, cam boyama, dikiş, nakış vb. böylelikle kaybolmakta olan bazı sanatların canlanması da sağlanabilir) yönelik uygulamalar mümkün görülen sosyal politika hedefleri arasında yer almalıdır. Böylelikle yaşlılarımız kendilerine hem maddi hem de manevi anlamda katkı sağlayacakları gibi, ülkelerinin sosyal, ekonomik ve kültürel yönden kalkınmasında da doğrudan etkili olacaklardır.

 

 

Umut Solmaz

Sosyal Hizmet Uzmanı Umut SOLMAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir